Yeniden Doğuş

  • 》》 Biraz mavi , biraz telaş , biraz bahar , biraz sessizlik ,biraz deniz kokusu, biraz huzur , bir parça turuncu ♧ Hoşgeldin Yaz ♧

Sebep

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
6 Eyl 2005
Mesajlar
2,935
Aldığı Beğeniler
3,661
Takım
Galatasaray
Tatlı bir telaşın içindeyiz. Evlerde Ramazan temizli i ve hazırlı ı yapılıyor.

Yakın zamanların Ramazan âdetlerinden olan iftar çadırları kuruluyor şehir meydanlarında, Ramazana özel yiyeceklerin tedariki gerçekleştiriliyor, mahyacılar, minare aralarını süsleyecek mahyalarını hazırlıyor. İçimizde de sürüyor hazırlık. Sevinçle karşılayıp gözyaşıyla u urladı ımız bin bir ışıklı ruh şöleninin hazırlı ı içindeyiz. Çünkü gölgesi iyiden iyiye üzerimizde artık; iki gün sonra on bir ayın sultanı Ramazanın ilk orucunu tutaca ız.

Ramazana yalnızca yetişkinler mi hazırlanıyor? Çocuklar da hazırlanıyor Ramazana; bereketli ve mükellef iftar sofralarını, güle oynaya kıldıkları teravih namazlarını, cami yakınlarında kurulmuş Ramazan e lencelerini iple çekiyorlar. Bu kutsal ayı bin bir gelenek ve güzellikle tam bir şölene çeviren bu kültürün içinde do muş ve henüz ilkokul ça ında olan on binlerce çocuk ilk oruçlarını tutacak bu Ramazanda. Tuttukları ilk oruçla, maddenin ötesindeki dünyanın ilk ışıkları yanacak içlerinde. Anısı hafızalarından hiç silinmeyecek, şenlikli, coşkulu bir sınav verecekler ilk oruçlarıyla. Gün kararmaya yüz tutunca iftar topu, onların ilk zaferlerini müjdelemek için patlayacak; akşam ezanları, onların bu kıymetli zaferlerini duyuracak biraz da...

Hepimizin gülümseyerek andı ı, bir ilk oruç hikayesi vardır. Biz de bu Ramazanı, ilk orucun anısı ile karşılamak istedik. Edebiyat, medya, müzik ve spor dünyasından hepinizin tanıdı ı isimlerin ilk oruçlarının hikâyelerine kulak kesildik. Yazar Ahmet Selim, Orhan Okay, Leyla İpekçi ve Ayşe Şasa, müzik sanatçıları Ahmet Özhan, Zara, Şükriye Tutkun ve Kıraç ve Futbolcu Fatih Tekke, ilk oruç anılarını bizimle paylaştı.

Yıl içinde dolanıp her mevsimden bir renk, bir koku alan bu mübarek ay, anılarımızda birbirleriyle karıştırılmayan ayrı Ramazanlar bırakıyor ya; bu yüzden kimilerinin ilk orucu kış Ramazanına denk gelmiş, kimilerininki yaz Ramazanına. Yani kimilerinin ilk orucu karla süslenmiş hafızalarında, kimilerininki yaz sıca ıyla. İlk orucun kendisine yetişkinlik döneminde nasip oldu u, bu metafizik tecrübeyi ilk kez yetişkinli inde tatmış isimler de var aralarında. İşte kendi ilk oruç anılarınızdan renkler bulaca ınız ilk oruç hikayeleri...


 

Sebep

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
6 Eyl 2005
Mesajlar
2,935
Aldığı Beğeniler
3,661
Takım
Galatasaray
Ramazan hilali, önce çocuk kalbine do ar

Yaşları, yetişme çevreleri birbirlerinden farklı dokuz ismin bizimle paylaştı ı, çocukluklarında tuttukları ilk oruçlarının hikayesi, ilahi neşenin, dini heyecanın en yo un yaşandı ı Ramazan ayının, çocu un manevi e itiminde ne kadar önemli oldu unun altını bir kez daha çiziyor. İlk oruçlarını ilahi bir nasiple yetişkin dönemlerinde tutmuş olan yazar Ayşe Şasa ve yazar Leyla İpekçinin bu tecrübelerine ilişkin aktardıkları ise, İpekçinin deyişiyle bir açlık sınavı veya nefsle düşük yo unluklu bir mücadele olmaktan öteye geçmeyen ve Ramazanın asıl ruhuna dokunmayan oruç sahiplerinin kulaklarına küpe olacak cinsten& Bizi kırmayıp ilk oruçlarını anlatan on isimle sizi baş başa bırakmadan önce, Ramazaniyelerden temcitlere, diş kirasından mahyalara, Ramazanı sayısız renk, doku ve adetle bir şölene dönüştüren kadim gelene in bir uygulamasını aktarıp bitirelim:

E er hepimizin yakından tanıdı ı bu isimlerle de il de, 50-100 yıl önce yaşayanların yazılı kayıtlardan, ilk oruçlarına ilişkin hatıralarına yer vermiş olsaydık, neredeyse hepsinin, bugün unutulmuş ancak çok az yerde ve evde yaşatılan bir gelene i aktardı ına şahit olacaktık. Bu da ilk orucun satın alınması olacaktı ve onların hatıralarına bakarken İlk orucumu, dedem ya da annem, şu kadar para ödeyerek ve şu şu hediyeleri vererek satın almıştı. şeklindeki cümlelerini okuyacaktık. Peki neydi ilk orucun satın alınması? Yarım gün tutulan tekne oruçları ile bu ibadete alıştırılan ve nihayet ilk tam orucunu tutup iftara erişen evin küçü ünü, en sevdi i yemeklerle donatılmış iftar sofrasının yanı sıra, harçlı ı bol bir akşam beklermiş. İlk orucunu tutmuş olmanın sevinci ve gururu içinde çocuk iftar sofrasında zaferini kutlarken anne, baba, evin di er büyükleri ve sofrada bulunan misafirler çocu a, tuttu u orucu satın almak istediklerini söyler ve sorarlarmış: Söyle bakalım, kaça satarsın orucunu? Büyükler çocu un meraklı ve memnun bakışları arasında tatlı bir rekabete girer, harçlı ın miktarını ve hediyelerin çeşidini artırırmış. Kim daha çok harçlık ve hediye verirse o kişi satın alırmış orucu.

Çocu u oruç tutmaya özendirmek ve tuttu u orucu ödüllendirmek için uygulanan bu âdet, nostaljik Ramazan e lenceleri adıyla, bu ayın ruhundan uzaklaşan uygulamaların her geçen gün arttı ı şu zamanlarda, bugüne ulaşmamış Ramazan âdetlerinden sadece biri. Yapılacak şey, çocukların ilk oruçlarını tekrar satın almaya başlamak, bizim ve onların manevi e itimi içinde bir yere tekabül eden bu adetleri evlerimizde tekrar yürürlü e koymak belki de. Çünkü kültürel dokularından ve kalbe bakan yüzünden u ratılıp dinî yükümlülükle sınırlandırılan bir Ramazan idrakı, Ah nerede o eski Ramazanlar yakınmasını sürdürecek gibi görünüyor.



 

Sebep

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
6 Eyl 2005
Mesajlar
2,935
Aldığı Beğeniler
3,661
Takım
Galatasaray
AYŞE ŞASA - Ne büyük bir kayıpmış oruçlu olmamak!

Çocuklu umda, yetişti im çevrenin dinle diyanetle bir alakası olmadı ı için, oruca dair bir çocukluk hatıram da yok. Bayramdaki el öpme ziyaretlerinden nefret etti imi, bayramın benim için bir şey ifade etmedi ini hatırlıyorum. Çünkü bayram, ancak oruç yaşandı ı, insanın o Ramazan ikliminde manevi sevinci, manevi derinleşmeyi gerçekleştirdi i, dini bir hayatı yaşayıp tefekkür etti i zaman anlam kazanıyor. Bu yüzden benim çocuklu umun bayramları, Ramazanı ve orucu olmadı ı için bir anlam taşımıyordu. İlk orucumu kolejdeyken, deneme kabilinden tuttum. Kolejde sessiz sedasız oruç tutan bir azınlık grup vardı. Bu orucum nasıl bir tecrübeydi, hatırlamıyorum. Allahın rızasını taşımayıp aç kalmaktan ibaret olunca bir anısı da kalmamış demek ki. Ben ilk Ramazan oruçlarımı 1988de tuttum, geçen kırk yılda hayatın o aydınlık ve derin yanını yaşayamadı ımı, gençli imde nasıl da yaya kaldı ımı fark ettim. Bakıyorum da ne büyük bir kayıpmış oruçlu olmamak; bomboş ve ne acılı bir hayatmış yaşadı ım.

KIRAÇ - Susuzluktan çatlayacak gibi oldum

Sekiz yaşındaydım ilk orucumu tuttu umda. Yazın en sıcak, en uzun günleriydi. Genelde o yaşlarda başlanıyordu ilk oruçlar tutulmaya. Ben istedim oruç tutmayı. Gün boyunca misket oynamıştım. Susuzluktan çatlayacak gibi oldu umu hatırlıyorum. O günkü en büyük, en güzel hediye suydu. Çok özel günlerdi o günler. Akşama yakın damların başına çıkar, iftarı beklerdik çocuklarla. Top patlar patlamaz evlerimize koşardık. Yine o Ramazandı, mahallede futbol maçı yaptık. Çocuksunuz ve işin önünü arkasını düşünemiyorsunuz: Ne oruçtan vazgeçtim, ne oyundan. Susuzluktan bo azım o kadar kurumuş ki iftar sofrasına koştu umda bir bardak suyu bile zor içtim.

ŞÜKRİYE TUTKUN - Bir Ramazan e lencesi gibiydi

İlk orucumu Anadoluhisarındaki yatılı okulumuzda ilkokula gitti im sıralarda tuttu umu daha dün gibi hatırlıyorum. Yatılı okulumuzun müdürü, bizim müdür babamız Sırrı Kantarcı, daha o yaşlarda bizlere namaz kılmayı, oruç tutmayı, dua etmeyi ö retti. İsimlerini vermekten mutluluk duydu um di er ö retmenlerim Adem Korkut, Sevinç Korkut ve müdür babamızla birlikte sahura kalktık. Müdür babamız neden oruç tutmamız gerekti ini, nelerin orucumuzu bozaca ını anlattı bize. O kadar e lenceliydi ki, yemeklerimizi yedik, uykulu gözlerle birbirimize baktık, şakalaştık. Hepimiz oruç tutacaktık ertesi gün, çok heyecanlıydık. Aslında birço umuzun da hoşuna gitmedi yemek yememe işi. Aramızda oflayanlar, tutmak istemeyenler& Sürekli oyun oynadı ımız için çok çabuk acıktı ımızı hatırlıyorum. Ama yine de birço umuz inat edip orucumuzu bozmadık, iftar saatinde müdür babamızla birlikte yemekhanemizde neşe içinde iftarımızı açtık. Ben kendi adıma çok mutluydum, söz vermiştim, niyet etmiştim ve onu yerine getirmiş olmanın mutlulu uydu bu. Sonra müdür baba neredeyse her akşam yaptı ı gibi o güzel Türkçesiyle bizlere padişah masalları anlattı, bizler de onu her zamanki gibi hayran hayran dinledik. İftardan sonra şarkılar söyledik, oyunlar oynadık, müsamere havasında bir Ramazan e lencesiydi. Ondan sonraki her günümüz böyle geçti neredeyse. Ramazanla ilgili anılarım o kadar güzel ki anlatsam bitiremem. O günleri bizlere güzel yaşatan tüm ö retmenlerime buradan teşekkür etmek istiyorum: Allah sizden razı olsun.



 

Sebep

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
6 Eyl 2005
Mesajlar
2,935
Aldığı Beğeniler
3,661
Takım
Galatasaray
AHMET ÖZHAN - Susadıkça, a zımı rüzgâra açardım

İlk orucumu tam hatırlamıyorum, demek ki çok küçükken aile içinde bu ibadete alıştırılmışım. Yalnız ilk oruçlarımdan birini çok iyi hatırlıyorum. Okula yeni başladı ım yıldı galiba; kış Ramazanıydı. Oruçluydum ve üşüttü üm için hastalanmıştım. Yüksek ateşten olacak, gözlerimden pınarlar akıyordu. Rahmetli anneci im başucumda, Biraz su iç yavrum, hasta olunca oruç bozulur, sen çocuksun daha. diye ısrar etse de iftar vaktine kadar bekledim. Ertesi gün o kadar da kolay olmazdı oruç tutmak. Susadıkça, poyrazın esti i yöne a zımı açıp o yana yüzümü çevirirdim ki a zım serinlesin, susuzlu um azalsın. Alınacakları vakit geçsin diye ben almak isterdim. Onları getirirken oruçlu oldu umu unutur, pidenin kenarını tırtıklayarak dönerdim eve. Oruçlu oldu um hatırlatıldı ında çok utanırdım. Rahmetli annem, Melekler bilerek unutturup sana yardım ediyor. derdi.

ORHAN OKAY - Sık sık akşama ne kadar kaldı ını soruyordum

İlk hatırladı ım Ramazanlar sonbahardaydı. İlk oruç tutmaya başladı ımda, yani ilkokulun son yıllarına do ru ise artık yaz sonlarıydı. Yani okulların tatil oldu u mevsime geliyordu. Oruca özenen çocukları alıştırmak hem de bıktırmamak için adına tekne orucu denen yalnız sabahtan ö leye kadar bir şey yiyip içmemekten ibaret olan çocuk orucunu ben de tutmuştum. Bu işin en güzel tarafı gece kalkıp sahur yeme i yemekti. Yaşım biraz daha büyüyünce oruç saatleri de uzadı. Yani sabahtan ö leye kadar tutmak, ö le yeme ini yemek, akşama kadar yine tutmak. Böylece iftarın yaklaşması zevki büyüklerle beraber yaşanmış oluyordu. Nihayet galiba ilkokulun 4. veya 5. sınıfında tam oruç tuttum. Tabiî sokaklarda oyun yine devam etti i için ilk günler özellikle susuzluk baya ı canıma okumuş olmalı ki sık sık akşama ne kadar kaldı ını soruyordum.

ZARA - Nasıl da acıkmışım!

13 yaşında, Ramazan ayında, köyümüzden misafirlerimiz gelmişti. Seferi oldukları için, oruçlu de illerdi, biz de şahane bir sofra hazırladık. Sofraya ben de oturdum. Birlikte yeme imizi yedik, meyvelerimizi yedik, çayımızı içerken, kendi kendime Ben neden bu kadar acıkmışım? diye sordum. Oruçlu oldu umun aklıma gelmesiyle, çayı bir püskürttüm ki, sormayın& O dakika sevgili anneannem, Orucuna devam et yavrum, unuttu un ve sabî oldu un için, Allah orucunu kabul eder. dedi.

FATİH TEKKE - Evimiz bereketlenirdi

Uzun süredir oruç tutuyorum. Yalnız ilk iftarımı hatırlıyorum. Çok heyecanlıydık. İlk günün akşamında evimize bolluk ve bereket girmişti. Biz 7 kardeştik. Annem ve babam 9 kişiydik. Ramazan öncesi evimizde olmayan bereket Ramazanda evimize girerdi. Hiç unutamıyorum Ramazan öncesi evimize kıyma girmezken Ramazanda evimize kıyma girerdi. Bolluk ve bereket içinde orucumuzu tutardık.

LEYLA İPEKÇİ - Kalbini dine açmadan tutulan oruç, insanı eksik bırakıyor

Beş yıl önceydi. Seyretti im bir iki televizyon kanalı, henüz ilk haftasında oldu umuz Ramazanın haber kontenjanını fakirlik, yemek kuyrukları, ihtiyarların kuyrukta bekleyişi, postmodern zamanların Ramazan e lenceleri gibi, Ramazanın asıl ruhuna de meden geçip giden ayaküstü mesailerle dolduruyordu. Emekle sınanmamış inancın hurafelerden bir farkı kalmadı ını anladıkça inanmanın zihinden de il kalpten geldi ini idrak ediyordum. Allahı, Onun bizden istedi i gibi anmadan, insan varoluşunu onurlandırmak imkânsızdı. Sahura kalktım, iki lokma bir şeyler yedim, ezan sesi başladı ında dini idrak etmeden Onu bilmenin imkânsızlı ını anlamaya başlamıştım. Sahura kalkmadan tutulan oruç ne kadar eksikse, kalbini dine açmadan tuttu un oruç da insanı o kadar eksik bırakıyor. Bir açlık sınavı veya nefsle düşük yo unluklu bir mücadele olmaktan öteye geçemiyor. İftar vakti geldi inde ne acıkmıştım, ne de susamıştım. Aksine müthiş bir doygunluk içindeydim. Bir başkası için yapılamayacak şeylerden biriydi oruç tutmak. Yalnız Allah sevgisiyle, Onun rızasıyla gerçekleşebilen bir şey& Başka bir insana duyulamayacak bir şükran duygusu içindeydim... Ramazanın sonuna dek oruç tuttum. İlk orucumun hikâyesi bir günden çok daha fazla sürecekti kısacası&

AHMET SELİM - Sahura, özendirilerek kalkmamız sa lanırdı

İlk orucum yok gibi bir şey. At arabasıyla yeni evimize taşındı ımızda üç yaşındaydım ve bu olayı hatırlıyorum. Ama oruçla olan ilgimi de hatırlıyorum! Hiç boşluk yok. Önce sahura kalkmakla başlatılırdık bir e itimin gere i olarak. Özendirerek kalkmamızı sa larlardı. Onu, tutmasak bile dikkatli ve farklı davranma terbiyesi takip eder& Milletin önünde bir şey yemez, iftara do ru sahici bir bekleyişe girerdik. Daha sonra bir gün tam oruç, üç gün tam oruç uygulamaları gelir, sürekli tutma ortaokul sıralarındadır diye tahmin ediyorum. Hafızamda ve şuurumda teravihsiz, sahursuz ve iftarsız tek bir yıl bile yok. Ben Türkçe okumayı da Kuran okumayı da evdeki e itim havası sayesinde, kendi kendime ö renmişimdir. Evde gazete var, kitap var, okuyan var, ö retici cüzler var ve özendirme var. Takdir görmek ve büyüklerimizi sevindirmek için heyecan duyma motivasyonu var. İşte sevgi ve irade e itimi budur. Her Ramazanda hayatımı bölüm bölüm, dönemeç dönemeç renkleriyle ve kişileriyle hatırlayışım bundan dolayıdır. Di er adıyla bütünlük e itimi işte budur. Evet hafızamda orucumun ilki yok, Ramazanlarla özdeşleşmiş bütün hayatım var. O e itimin ustalarını, rahmetle, minnetle, hayranlıkla, sevgiyle anıyorum. Biz onlar kadar başarılı olamadık.


( Turkuaz )


 

DuaM

cici anne :)
 
Üyelik Tarihi
1 Eyl 2005
Mesajlar
1,561
Aldığı Beğeniler
10
Takım
Galatasaray
bizde ilk orucumuzumu anlatak..?

:)
 

YaMusaB

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
1 Eyl 2005
Mesajlar
1,716
Aldığı Beğeniler
5
Fatih Tekke neler demiş maşaAllah...

Ya ben hiç hatırlamıyorum ilk orucumu...
 
Üst Alt