Yeniden Doğuş

  • 》》 Biraz mavi , biraz telaş , biraz bahar , biraz sessizlik ,biraz deniz kokusu, biraz huzur , bir parça turuncu ♧ Hoşgeldin Yaz ♧

Vukuf-i Kalbi

ڪےàؤôمà Кàﺸڗễ۳
 
Üyelik Tarihi
11 Şub 2008
Mesajlar
2,672
Aldığı Beğeniler
8
Konum
iskeLetLer diyarından
Takım
Fenerbahçe
Beni de götürsen İstanbula, senden başka dayanağım yok. diyerek tuttu titreyen elleriyle oğlunun bileğinden. Ne olur! dedi, Ne olur, beni de götür oğul; tek başıma yapamıyorum buralarda. Anadolunun tozlu, topraklı köylerinin kavak yeli kokan diliyle serzenişte bulundu evlâdına. Yalnız kalmak artık tak demişti canına. Oğlundan gelen cevap, yaşlı gözlerini donuklaştırıverdi: Olmaz ana; biliyorsun, götüremem seni! Damarları çıkmış, derisi büzüşmüş cefakâr elleriyle yazmasını düzeltti: Yakınında bir yere oturtsan beni oğlum; tövbe, girmem evine; düzeninize karışmam! Arada bir torunlarımı severim. Yok, onu da istemezsen, dışarı bile çıkmam. Yeter ki, yakınında olayım evlâdım! Sesinde acı bir feryat gizliydi aslında. Birkaç kez yutkundu. Biricik evlâdından gelen cevap olumsuzdu. Zeynep Nine bakakaldı oğlunun arkasından.
Yaşlıydı, hastaydı. Gözlerinde kalın çerçeveli bir gözlük vardı. Yazmasını başından çenesinin altına dolandırıp bağlardı. Bir ucu yanıktı yazmasının, gönlünün bir yanının hep yanık olduğu gibi. Yalnızlık, belini biraz daha bükmüştü. Gözlerinden süzülen birkaç damla yaş, sanki daha da artırmıştı yorgun yılların remzi olan göz kenarlarındaki çizgileri. Garip kalmıştı yine Zeynep Nine. Oğluna bir yuva kurmuştu mutlu olsun diye; ama o yuvada şimdi yeri yoktu. Gelini kesin kararını vermiş; Ya o, ya ben! diyerek Zeynep Nineye evinin ve gönlünün kapılarını tamamen kapatmıştı. Hâlbuki bir huysuzluğu da yoktu Zeynep Ninenin; sessiz ve sakindi, ne etliye ne sütlüye karışırdı. Ama gel gör ki, yaşın getirmiş olduğu istenmeyen sakarlıklar ve bitmeyen hastalıklar Zeynep Nineyle gelini arasına soğuk bir duvar gibi girmişti. Hâl böyle olunca torunları da oğluyla beraber hasret defterine eklenmişti yaşlı kadıncağızın.
Gitmişti biricik evlâdı. Anacığını bir sürü dertle bırakıp gitmişti. Evinin duvarına yaslandı önce, sonra dut ağacın gölgesinin düştüğü yere oturdu. Uzayıp giden tozlu yolların kıvrımlarına dalıp gitti. Şalvarına yapışan çamurların kuruyanlarını temizledi. Kuru bir yaprak düştü kucağına. Alıp ezdi avuçlarında. Gözleri yaşla doldu yine. Yalnızlık çok zordu. Oğlunun gidişinden çok, vefasızlığı hırpalamıştı ruhunu. Eşini kaybettiğinde bile bu kadar üzülmemişti. Bir an dalıp gitti mazi yamaçlarına. Oğlunun okula başladığı gün geldi aklına. Dut ağacının altında taramıştı saçlarını biricik evlâdının. Bazlama yapmıştı Zeynep Kadın o gün evlâdı için. Yanına da sıcacık tarhana çorbası. Tarladan da kıpkırmızı domates getirmişti. Zeynep Nine birden çocuklar gibi masumlaştı, nemlenen gözlerini avuç içleriyle sildi. Oturduğu dut ağacının gölgesinden kalktı. Gün, akşama dönüyordu. Zeynep Nine ömrünün akşamında hüzünle arkadaştı artık.
Zaman, Zeynep Ninenin yaşlılığını git gide artırıyordu. O yılın kasım ayı sonlarına doğru kalın çerçeveli, kocaman gözlüğünü taktığı gözleri görmez oldu. Zaten güç belâ yaptığı işleri daha da zorlaşmıştı. Allahtan, komşuları hâl ve hatırını soruyor, ihtiyaçlarını görmeye geliyordu. Oğlu, çok sonraları öğrenecekti annesinin gözlerinin âmâ kaldığını. Zeynep Ninede yeni bir ümit peyda olmuştu. Acaba diyordu, Acaba ömrümün görmeyen gözle geçecek bu son demlerini, onların yanında geçirebilir miyim? Yalnızlık iyice koyulaşmıştı ufkunda ihtiyar kadının. Bir de evinin kapısına çıkan o koca tümsek& Merdiven yoktu kapısının önünde, toprak bir tümsek üzerinden geçip öyle varabiliyordu kapısına. Gözleri görürken bile zor çıktığı bu tümseği şimdi nasıl çıkacaktı? Ama evlâdı onu bu hâlde bırakmazdı, evine koymasa da yakınlarında bir yerde ev tutup onu da götürürdü İstanbullara& Bekliyordu, oğlundan bir soluk bekliyordu& Nihayet bir gün muhtar, oğlundan haber getirdi Zeynep Nineye. Anasının gözlerinin görmediğini öğrenen oğul, ömrünün son demlerinde rahat etsin diye, evinin önüne merdiven yaptıracaktı yaşlı kadının. Oğlun, kapının önüne basamak yaptıracak Zeynep Ana, sen inip çıkarken zorlanma diye& Muhtarın bu cümlesi zavallı kadının son ümitlerini de boşa çıkarmıştı. Tamam dedi, yaşlı ve yaslı gönlünü avutmaya çalışarak. Allah razı olsun. diye ekledi. Öyle ya, bunu da yapmayabilirdi. Muhtar, evin önüne basamaklar yapılıncaya kadar Zeynep Nineyi evinde misafir edecekti.
Basmakların tamamlandığı günün sabahında, oğlu geldi Zeynep Ninenin. Evlerinin önünde durdu, basamaklar tam Zeynep Nineye göre yapılmıştı. Fazla yüksek olmayan, yan tarafında demir parmaklığı olan& Saydı: Bir, iki, üç& Tam yedi basamak vardı. Evin boyası eskimiş kapısına baktı. Dudakları titredi, gözleri doldu. Dut ağacın gölgesi düşmüştü yine duvar kenarına. Biraz ilerde anacığının kendisine mis gibi tarhanalar pişirdiği ocağı gördü. İçi burkuldu, küt diye bir şey düştü sanki gönlünün vefasız yanına. Bu sırada bir el dokundu omzuna: Başın sağ olsun Bilâl! Başı öne düştü Dostlar sağ olsun. derken. Yukarı mahalleden eski bir arkadaşıydı gelen. Çok iyi insandı Zeynep Teyze. Az ekmeğini yemedim Bilâl, inşallah mekânı Cennet olur& diye ekledi eski dost. Sustu vefasız oğul. Yutkundu. Islanan yanaklarını silerken şunları söyleyebildi: Bu basamakları onun için yaptırmıştım. Kolay inip çıksın diye& Arkadaşı kafasını salladı, yüzü hüzne döndü: Keşke buraya basamak yaptırana kadar, kendi ellerinle anacığının gönlüne basamaklar yapsaydın. Olmadı be arkadaş, sana yakıştıramadık duyduklarımızı, gördüklerimizi. Çok yalnız bıraktın Zeynep Teyzeyi. Hiç olmazsa arada bir gelip hatırını sorsaydın, gönlünü alsaydın. Neyse, tekrar başın sağ olsun& Ne doğru konuşmuştu eski dost. Yüreği ezildi Bilâlin, gözleri doldu: Bir kez bile çıkamadın bu basamaklardan. Keşke hayırlı bir evlât olup ben senin gönlüne çıkabilseydim basamak basamak. Anacığım, hakkını helâl et bu vefasız oğluna. Ne olur, hakkını helâl et!
 

Vukuf-i Kalbi

ڪےàؤôمà Кàﺸڗễ۳
 
Üyelik Tarihi
11 Şub 2008
Mesajlar
2,672
Aldığı Beğeniler
8
Konum
iskeLetLer diyarından
Takım
Fenerbahçe
Bir nokta bile değilken,
Şu dünyada cismim.
Kâinatı sarmalar
İlâhi, aşkınla yüreğim!
Ellerinde dengem,
Bir küçücük kemiğin.
Kudretine şahitlik eder,
Her azası ile bedenim.
Ömrümü kare kare arşivler,
Bir umman sanki beynim.
Sende gizli geçmiş ve gelecek,
Bütün bilinmeyenlerim.
Her zerresinde ol emrin var,
Yarattığın âlemlerin.
Adın ile başlayıp,
Adın ile dönen günlerin.
Şahidim olsun aşkıma
Omzumdaki iki meleğin.
Seni seviyorum Rabbim!
 

Vukuf-i Kalbi

ڪےàؤôمà Кàﺸڗễ۳
 
Üyelik Tarihi
11 Şub 2008
Mesajlar
2,672
Aldığı Beğeniler
8
Konum
iskeLetLer diyarından
Takım
Fenerbahçe
Radyo Şakaları

----------------------------------------------------------------

selamün aleyküm milli görüşcüler.

RADYO ŞAKALARINI ONLİNE DİNLEYEBİLİRSİNİZ.İNSANLARI TELEFONDA İŞLETİYORLAR.

ŞİMDİDEN GÜLÜCÜKLER ATACAĞINIZA EMİNİM

ŞAKA-1
tıklayın ve kaydet deyin.bilgisayarınıza kaydeder.sonra dinleyebilirsiniz.

veya tıklayın aç deyin direk dinlersiniz.


http://www.gevezeshow.com/isletmeler/cuzdan.mp3


Cüzdanını Taksim Meydanı'nda kaybeden bir bayanın cüzdanı Geveze ŞAKACI tarafından bulunmuştur. Gevezeye göre cüzdan uyuşturucu satıcılarına düzenlenen bir operasyonunun ortasında ele geçirilmiştir ve bayandan uyuşturucu kaçakçısı olmadığının kanıtı istenmektedir


ŞAKA-2

http://www.gevezeshow.com/isletmeler/sahte_imza.mp3

Üniversite öğrencisi bir derse kendini girmiş olarak göstermek için arkadaşına imza attırır. Öğrenci işlerine göre ise bu yapılanın cezası vardır.


ŞAKA-3

http://www.gevezeshow.com/isletmeler...lik_subesi.mp3

Biga askerlik şubesinden aranan Kevser hanım asker kaçağı olduğunu duyunca önce çok şaşırır ve kahkahalarına engel olamaz. Fakat daha sonra görevli memurun ısrarlı ve ciddi konuşmalarına bir de Jandarma tarafından arandığı haberi eklenince işin ciddiyetini kavrar


DİĞER TÜM ŞAKALAR
http://www.gevezeshow.com/isletmeler/isletmeler.asp


ŞAKALARIN 2.SAYFASINDA ŞUNLARDA VARMIŞ...

http://www.gevezeshow.com/isletmeler/isletmeler2.asp
 

Vukuf-i Kalbi

ڪےàؤôمà Кàﺸڗễ۳
 
Üyelik Tarihi
11 Şub 2008
Mesajlar
2,672
Aldığı Beğeniler
8
Konum
iskeLetLer diyarından
Takım
Fenerbahçe
Sensizlğin hüznünü, yeni bir günün seni getireceği umuduyla bastırıyorum. Her doğan gün yeni bir umut, yeni bir arayış benim için. Belki sana kavuşacağım zamana bir gün daha yaklaşıyorum, bugün değilse yarın... Kimbilir belkide yalnızca kendimi avutuyorum. Gittiğinden beri hep yalnızlık şiirlerine takılıyor gözüm. Bir başıma değilim sensizlikten yalnızım.

Terk edilip gitmek en çok nasıl koyar insanı bir ben bilirim. Gitmelerin gidenlerin arkalarında bıraktığı çaresizlikleri, en koyu özlemleri... Senin gidişin bir ateş gibi çöktü yüreğime. Hiç bir yağmur yetmedi içimdeki hasret ateşini küllendirmeyi. Hiç bir sevgi yetmedi senin özlemini gidermeyi. Ben her sabah beni sana götürecek yollarda yürüdüm, senin duyacağın şarkıları söyledim yalnızca. Ve gelmeyişinin her akşamında aslında doğduğunu hiç anlamadığım güneşle beraber ben de battım bir kez daha...

Geceleri hep uyudum, uyudum; gün boyu çekdiğim hasreti rüyalarımda biraz olsun giderebilemk için. Her şeye iyi gelen yaraları iyileştiren zaman hiç bu kadar açıtmamıştı yüreğimi. Bin bir umutla sarıldığım sabahlar artık hiç doğmaz oldu. Benim günümde gecemde karanlık şimdi. Ne ay uğruyor gecelerimi ne sana benzettiğim yıldızlar parlıyor. Elimde kaldı umutlarım.

Sensizlik öyle kötü bir yara oldu ki artık., içimde öyle büyük bir boşluk açtın ki, bir gün olurda geri dönersen kendi yaptığın boşluğu sen bile yetmeyeceksin. Orası hep bomboş paramparça kalacak. Büsbütün çam kırıklarıyla kaplı kalbim. Ne zaman seni düşünsem, seni hatırlatacak en ufak bir şey görsem o kırıklarla dolu yeri batmaya başlıyor yüreğime. Artık sabahları yalnızca hüzünle uyanıyorum. Hiç bir şey beklemiyorum günden. Seni bile.
Varlığında sensizliği yaşamaktansa içimdeki boşluklarla, kırıklarla, boş umutlarımla sensizken alışırım, alışmaya çalışırıyım yokluğuna...
 

Vukuf-i Kalbi

ڪےàؤôمà Кàﺸڗễ۳
 
Üyelik Tarihi
11 Şub 2008
Mesajlar
2,672
Aldığı Beğeniler
8
Konum
iskeLetLer diyarından
Takım
Fenerbahçe
Öyle içimdesin ki. Yanağımda dolaşan rüzgardan daha gerçek dokunuşların. Küçük, ürkek, kesik dokunuşlarınla, belki de her zamankinden daha yanımdasın. Yani öylesine, o kadar bensin ki. Ah nasıl anlatsam. Boşuna bu çabalarım, doğru kelimeleri aramalarım. Ne kitaplar yazıyor, ne de sözlüklerde karşılığı var.

Yalnızca hissediyor insan, yaşıyor. Kelimeler eksik, kelimeler yaralı. Kelimeler cılız.


Taşımıyor, anlatmıyor, tanımlamıyor bu duyguyu. Ben de. Çok başka bir şey. Sevginin ortasında, derin acılar hisseder mi insan? Aydınlık gülümsemelerin içine, hüznü yerleştirir mi durup dururken? Gözlerine buğu, diline sitem, yüreğine burukluk, çöreklenir kalır mı asırlarca?



Gelmeyeceğini bildiği mektup için, posta kutusunu hep aynı heyecanla açar mı? Dedim ya, başka bir şey bu. Ne kadar yalnızsam, o kadar seninleyim şu günlerde. Belki de en başta, tutup seni en derinlere koydum diye oldu bunlar. Kimseler ulaşmasın diye, kimselerin bilmediği, bulamayacağı yollara götürdüm seni. En derinlerde tuttum. Bana sakladım. Derine, hep daha derine.



Seni yapayalnız, bir tek bana bıraktım. Paylaşamadım yanlış yaptım. Sana ulaşan yolları kaybettim diye bütün bu şaşkınlıklar. Kendimi oradan oraya vurmam. Sağımda, solumda, ne zaman dikildiğini bilmediğim duvarlara çarpmam, hiç görmediğim çukurlarla boğuşmam. Denizlerin, gürültüyle gelip vurduğu dehlizlerin, acılı duvarları gibiyim.
HASRET.İM.YAR...
 

Vukuf-i Kalbi

ڪےàؤôمà Кàﺸڗễ۳
 
Üyelik Tarihi
11 Şub 2008
Mesajlar
2,672
Aldığı Beğeniler
8
Konum
iskeLetLer diyarından
Takım
Fenerbahçe
UYANDIM GECENİN BİR VAKTİ SEN SANDIM,GÖNLÜNDE KOPAN FIRTINAYI DUYDUN SANDIM.
TAŞ OLSA ANLARDI HALİMİ,SEN NASIL CANSIN?
ELİMDEN UÇUP GİTTİ HAYAT,TÜKENDİM ARTIK
HER BİR PARÇAM BAŞKA BİR YERDE,ARTIK İFLAH OLMAM BEN BU GİDİŞLE...

YAPRAK DÖKEN BENİM SONBAHAR GELMEDEN O BENİM İŞTEEE...
DALGA DALGA VURAN KARŞI KIYILARA...
YÜREĞİM HASTAAA....

NE YAPTIN NEREDEN BİLECEKSİN ŞU KALBİME
İLAÇ YOK GÖNÜL YARASINA ,YOK BENDE..
AÇILMIŞ RABBİME ELLERİM GERİ DÖN DİYE
VEFASIZ ÇOK ÖZLEDİM NEREDESİN NEREDEEE
SENSİZ HAYAT YAŞANIR MI BÖYLE
ARTIK İFLAH OLMAM BEN BU GİDİŞLE

YAPRAK DÖKEN BENİM,BENNN....
 

Vukuf-i Kalbi

ڪےàؤôمà Кàﺸڗễ۳
 
Üyelik Tarihi
11 Şub 2008
Mesajlar
2,672
Aldığı Beğeniler
8
Konum
iskeLetLer diyarından
Takım
Fenerbahçe
Olur ya. birgün beni hatırlarsan, en içli şarkılarda çıkıp gelirsem aklına
birden, hüzün bulutları çökerse yanı başına ve bir iç sızısı
hissedersen yüreğinde, beni hatırla... Biz baharı kucaklayamadık sevdiğim,
sevdasıyla kucaklaşanları gördüğün de beni sakın, sakın unutma... Kördüğümler boğazım da, çaresiz katlanmak zor bu gamlı yazgıma,
bin dualar benden artık sana...

Beni unutma, dalından düşen bir yaprak ya da gözyaşında...

Seni çok seviyorum, sakın beni unutma...


HASRET BİZE UYMADI SEVDİĞİM UYMADI...
YALNIZLIK BENDE SAKLI VE ÇIKMAZ İNAN BİRAN DIŞARI.ELİMDE FOTOĞRAF...BURADA OLMALIYDIN,YANIMDA,YANIBAŞIMDA...
HASRETİM.YAR...
 

Vukuf-i Kalbi

ڪےàؤôمà Кàﺸڗễ۳
 
Üyelik Tarihi
11 Şub 2008
Mesajlar
2,672
Aldığı Beğeniler
8
Konum
iskeLetLer diyarından
Takım
Fenerbahçe
Bir yanım: Bir daha kimse, hiç kimse onun kadar çok sevilmeyecek, derken, bir yanım sakin, sessiz...

Zaman geçiyor, acım dinmiyor. Kapanmıyor yaralarım.. Tükenirken ben, aklımda bir tek sen... Görüyor musun, yine konuşuyorum ama sessizce. Susmayı öğreniyor yüreğim..
Ama ben kararımı verdim...

SUSMALIYIM.....
 

Vukuf-i Kalbi

ڪےàؤôمà Кàﺸڗễ۳
 
Üyelik Tarihi
11 Şub 2008
Mesajlar
2,672
Aldığı Beğeniler
8
Konum
iskeLetLer diyarından
Takım
Fenerbahçe
Canım yanıyor, içimde bir sızı nedenini bilmiyorum..!
Adı Sensizlik belki&!
Yada ulaşamamak, ağlayamamak derinden,
Kıyamdayken başka yerde, secdedeyken başka yerde olmak..!
Yönelememek Sana içten bir aşkla,
Canım yanıyor ya Rabbel Alemin,
Bir sızı var anlayamadığım,
Canım yanıyor Ya Erhamerrahimin
Adını koyamadığım,
Bugün gitmek istedim buralardan..!
Sana yakın olmak için,uzakları yakın yapabilmek için,
Çıktım viran şehrimden; daha fazla gidemedim nedense,
Bir yağmur başladı sessizce, ER-RAHİM diye fısıldadı paramparça olan yüreğime,
İrkildim Ya Rabbelalemin, rahmetine kavuştur beni,
Sonra yürüdüm içimde bir ses anlayamadığım,
Bir güvercin gördüm sırılsıklam, EL-CELİL dedi içimdeki sese,
Ne büyük.ne Yücesin; Yüceliğinle derman ol derdime,
Islandım, yorgunum birde acı var içimde nereye baksam seni gördüm

ALLAHIM
Bir çocuk tebessümünde, bir yaprağın vedasında mevsime,
MALİKÜL-MÜLK tecellisini gördüm kara bulutların içinden doğan güneşte..!
Sen her şeyin tek sahibi ALLAHım,
İçimde bir uçurumken hayat, üstelik çıkmazdayken dar sokaklarım
EL-MÜHEYMİN sesi kulağımda,
Sen aciz kullarını unutmayan, hep gözeten ALLAHım, yardım et bu kuluna,
Savruluyorum, nereye gitsem bilmiyorum, bir dağa bakıyorum bir mahlukata..!
Hepsi rükuda, hepsi kıyamda..!
Çiçekler, otlar, toprak secdede..!
En küçük mahlukat zikirde, insanlık ise gaflette&!
YA HÂLIK diyor tabiat; adem ise hüsranda, azapta&!
Ey incelik, lütuf sahibi EL-LATİF
Ey kusurlardan münezzeh KUDDÜS
Ey adalet sahibi EL-ADL
Ey büyüklük sahibi EL-AZİM
Ey merhamet sahibi ER-RAHMAN
Nereye baksam, nereye dönsem sen tecelli ettin,
Bir tek insanlıkta görmedim huşu ile yakarış,
Her şey Sende yaşarken; İnsanlık nefsinde ölmüş
Her yer Sende iken, insanlık her yerde viran olmuş,
Bu viran şehirde, divane dünyada yalnız bırakma bizi
UTANIYORUZ RAHMETİ GENİŞ ALLAHım&!!!!
Bizi bize bırakma ALLAHım&.!!!!


[BLINK]ben beni bıraktığım zaman, SeN beni bırakma ALLAHım...Bırakma....[/BLINK]
 

sürmeli

Bir_Katre
 
Üyelik Tarihi
20 Ağu 2006
Mesajlar
3,305
Aldığı Beğeniler
26
Takım
Diğer
çok hoş kime ait alıntıysa belirtirseniz sevinirz...
 
Üst Alt