- Üyelik Tarihi
- 11 Nis 2007
- Mesajlar
- 24,205
- Aldığı Beğeniler
- 22,175
- Takım
- Fenerbahçe
Serin bir Eylül gecesi,
ağır uykuda herkes
ve ben gecenin derinliklerinde yalnızım yine
Elimde yücelerden getirdiğin o Kerim kitab
ve zihnimde canlanan tarih
İnsanlığın macerası
Adem ve Havva'dan, Musa ve Firavun'a, Habil ve Kabil'den, İbrahim ve Nemrut'a kadar bu maceranın tüm tanıdık yüzleri
Aklıma sen düştün yine,
sen ve adaletin
Uykusuz ve yorgun gözlerim, bedenim bitkin, ruhum sancılı,
adaletinin gölgesinde seninle birlikte olmak vardı şimdi
"Kızım Fatıma da olsa elini keserim" diyen bir adaletin adı anılmaz oldu artık
Tam bir gayya kuyusu dünya,
ayak basmadığı yer kalmadı zulmün
Tefecilerin cennetinde yoksulların kimsesizliği çölün ortasında yalnız kalan kimse misali
El tutmak şöyle dursun, sesi dahi duyulmuyor yetimlerin
Çölde su arayan kurumuş dudaklar misali seni arıyor yüreğim
Ne zaman sona erecek bu karanlık, güneş yeniden ne zaman doğacak insanlığın üstüne ?
Ne zaman idrak edecek seni pas tutmuş beyinler, ne zaman farkedecek sensizliğin çıkmazını ?
İnsanlığın yazdığı bu yanlış senaryonun sonu acı ve hüsran hiç kuşkusuz
Ve ben yalnız hissediyorum kendimi yokluğunda
Seni arar her yerde gözlerim,
küçük bir çocuğun tebessümünde, kafese konulmuş bir kuşun özgürlüğe olan özleminde, hasret dolu ezgilerde
Kulaklarımda yankılanıyor sesin;
"Ey Allah'ın kulları kardeşler olunuz !"
Oysa hiç görmedim seni
Ne olurdu hicret edebilseydim sana,
gecenin sessizliğinde dudaklarından dökülen dualar olsaydım,
tarlada çalışan bir çiftçinin tuttuğun eli,
ya da Allah için döktüğün coşkun bir göz yaşı seli
Biliyorum, bir daha asla geri dönmeyeceksin,
sensizliğe mahkum sefil bir hayat sürmeye devam edecek katiller;
insanlığın katilleri
Kim bilir televizyonları başında daha kaç çocuk cesedini donuk gözlerle seyredecek dünya
Sonu gelmez daha nice acılar saracak dört bir yanımızı
Sen olmadan başaramayacak insanlık,
ellerini senin ellerinin üzerine koymadan rahat yüzü görmeyecek asla
Getirdiklerin çoktan unutuldu,
arsızlığın adı özgürlük konuldu
Sömürünün adı serbest piyasa artık,
mütegalliplerin elinde tedavisi imkansız bir kanser hastalığının pençesine düştü dünya
İşgaller, cinayetler ve zulmün tanıdık yüzleri
Sabaha doğru yol alırken gece, içimde derin bir sızı,
yalnızlık yanı başımda sanki bir ümit hırsızı
Kimsesizlik, hasret ve ölüm
Sensizlik şimdi hepsine eşdeğer !
Handan Ayyıldız
ağır uykuda herkes
ve ben gecenin derinliklerinde yalnızım yine
Elimde yücelerden getirdiğin o Kerim kitab
ve zihnimde canlanan tarih
İnsanlığın macerası
Adem ve Havva'dan, Musa ve Firavun'a, Habil ve Kabil'den, İbrahim ve Nemrut'a kadar bu maceranın tüm tanıdık yüzleri
Aklıma sen düştün yine,
sen ve adaletin
Uykusuz ve yorgun gözlerim, bedenim bitkin, ruhum sancılı,
adaletinin gölgesinde seninle birlikte olmak vardı şimdi
"Kızım Fatıma da olsa elini keserim" diyen bir adaletin adı anılmaz oldu artık
Tam bir gayya kuyusu dünya,
ayak basmadığı yer kalmadı zulmün
Tefecilerin cennetinde yoksulların kimsesizliği çölün ortasında yalnız kalan kimse misali
El tutmak şöyle dursun, sesi dahi duyulmuyor yetimlerin
Çölde su arayan kurumuş dudaklar misali seni arıyor yüreğim
Ne zaman sona erecek bu karanlık, güneş yeniden ne zaman doğacak insanlığın üstüne ?
Ne zaman idrak edecek seni pas tutmuş beyinler, ne zaman farkedecek sensizliğin çıkmazını ?
İnsanlığın yazdığı bu yanlış senaryonun sonu acı ve hüsran hiç kuşkusuz
Ve ben yalnız hissediyorum kendimi yokluğunda
Seni arar her yerde gözlerim,
küçük bir çocuğun tebessümünde, kafese konulmuş bir kuşun özgürlüğe olan özleminde, hasret dolu ezgilerde
Kulaklarımda yankılanıyor sesin;
"Ey Allah'ın kulları kardeşler olunuz !"
Oysa hiç görmedim seni
Ne olurdu hicret edebilseydim sana,
gecenin sessizliğinde dudaklarından dökülen dualar olsaydım,
tarlada çalışan bir çiftçinin tuttuğun eli,
ya da Allah için döktüğün coşkun bir göz yaşı seli
Biliyorum, bir daha asla geri dönmeyeceksin,
sensizliğe mahkum sefil bir hayat sürmeye devam edecek katiller;
insanlığın katilleri
Kim bilir televizyonları başında daha kaç çocuk cesedini donuk gözlerle seyredecek dünya
Sonu gelmez daha nice acılar saracak dört bir yanımızı
Sen olmadan başaramayacak insanlık,
ellerini senin ellerinin üzerine koymadan rahat yüzü görmeyecek asla
Getirdiklerin çoktan unutuldu,
arsızlığın adı özgürlük konuldu
Sömürünün adı serbest piyasa artık,
mütegalliplerin elinde tedavisi imkansız bir kanser hastalığının pençesine düştü dünya
İşgaller, cinayetler ve zulmün tanıdık yüzleri
Sabaha doğru yol alırken gece, içimde derin bir sızı,
yalnızlık yanı başımda sanki bir ümit hırsızı
Kimsesizlik, hasret ve ölüm
Sensizlik şimdi hepsine eşdeğer !
Handan Ayyıldız