Sevdiğim,
sen gel dedin de ben mi gelmedim,
sen ne zaman kal dedin de, ben senden gittim..
Fazla mı geldi seni sevmelerim,
yoksa hep eksik mi kaldım, sana..
Şimdi,
o cennet bildiğim gözlerini
benden kaçırıyorsun ya,
yüreğimi fırlatıyorsun o an
cehennemin yangınına.
Susmak;
dünyanın en güzel harikası olsada,
içimi en çok acıtan hareketindir oysa.
Susmak nedir sevdiğim?
Seni seviyorum dediğimde, susmanın anlamı nedir?
Kal mi diyorsun,
yoksa gitmemi mi
kastediyorsun..
Söyle sevdiğim,
şimdi sevmek midir şu susmaların,
yoksa içimdeki sevdayı
söndürmek için mi bu gözyaşların..
Yeni bir hayata sil baştan başlamak mıdır susmak,
yoksa yeni baştan mı..?
Sen şimdi susuyorsun ya,
ben ne gidebiliyorum,
ne kalabiliyorum..
O halde sevdiğim,
diyorum ki,
buluşmalarımız mahşere kalsın.
içini acıtan acılar varsa,
hepsini uzat bana,
hepsi benim yüreğimde saklansın.
Ben yoksam bile gönlünde sevdiğim,
canın sağ’dır nefesimde,
başım gözüm üstüne,
her ne ise..
Sen sözün bittiği yerde kal,
bende seni sevmekte..
Artık,
sesim sükûtundür ebediyyen sevdiğim.
Sen şimdi sur’a üflersinde,
ben ölmezmiyim…
Meryem Aksoy