Yeniden Doğuş

  • 》》 Biraz mavi , biraz telaş , biraz bahar , biraz sessizlik ,biraz deniz kokusu, biraz huzur , bir parça turuncu ♧ Hoşgeldin Yaz ♧
Edebiyat

uhibbu

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
4 Eki 2007
Mesajlar
18,383
Aldığı Beğeniler
39,770
Konum
istanbul
Takım
Galatasaray
Screenshot_20210703-010317_Samsung Internet.jpg

Sessizliğe bürünmüş olandan kork.
O vazgeçmiştir.
O bitirmiştir.
Değiştirmek istemeyi bırakmıştır.
Ne tartışılacak konu kalmıştır ne de umut.
Anlatmak isteme arzusu bile bitmiştir.
Anlamasa da olur modundadır.
Çünkü anlatma isteği, çabalamaktır.
Anlatabilirsem kendimi değişir bir şeyler diye umut vardır.
Sonucunda elde edilmek istenilen şeyler vardır.
Ama anlatmayı bıraktığımda, kavgayı bıraktığımda seni de bırakmışımdır.
Ve o kadar vazgeçmişimdir ki senden, öfkem bile kalmamıştır.
Soranlara, duyanlara ve ne oldu diyenlere bile cevabım oldu bir şeyler cümlesini sakince söyleyecek duruma gelmişimdir.
Gözlerim bile dolmuyordur artık.
Söylemek istediklerim içimde birikmiyor artık.
İşte insan kendinin vazgeçtiğini anlayınca, vazgeçtiğini anlatmayı bile zahmet olarak görmeye başlıyor.
Karşındakinin çabalamak istemesi, sözler vermesi, değişmek istemesi ve bugüne kadar duymak-görmek istediklerini söylemesi yapması anlamsız gelmeye başlıyor.
Geç kalındığını biliyorsun
Senin tamamladığın vazgeçiş ve kabullenme sürecine, onun yeni başladığını görüyorsun.
Eski halini görüyorsun. Eskiden ilişkini kurtarmak için mücadele etmek isteyen seni görüyorsun ama biliyorsun ki, iki kişi aynı zamanda istemeli bunu.
O yüzden her şey zamanında değerli demekten alıkoyamıyorsun kendini.

İşte o zaman gereken çabayı göstermiyorsun diyenlere; zamanında verdim ben o savaşı diyorsun. Belki suçlu sen oluyorsun, kurtarmak için çabamadığını düşündükleri için ama onu bile umursamıyorsun.

Yani bu sessizliğe bürünene kadar, çok şey denedim diyorsun yine sessizliğinle..




_Ziya Ünlütürk
 
Üst Alt