Ne varliga sevinirim,
Ne yokluga yerinirim,
Askin ile övünürüm,
Bana Seni gerek Seni.
Y.EMRE
Sevda sevginin zirve noktasidir. Bu sevgiye eren kisi mahbubu icin cöllere düser düser Artik O kalbinde ayri bir varlik tasir. Ve bu varligin büyüklügü, yüceligi erisilmezligi nisbetinde kisi mesafeler kat eder. Buna sevda atesi derler ki, insan yavas yavas fenaya dogru yaklasir, bu ateste yana yana
Bir davaya sevdalanmak insani o davanin yolunda nar-i beyza eder. Vücudundan parcalar koparan kiliclara karsi lal kesilir Ebu Akil gibi.
Sevda vardir; Uhutda kirilan inciye bedel bütün dislerini söktürür Veysele de, aceb su muydu yoksa bu muydu diye diye..
Sonra Nebiler Nebisinin (S.A.V.) Hirka-i Saadetlerini giyer bu sevda seyyahi. Nebiler Nebisi (S.A.V.) gönderir onu; bu kir ciceklerinden baska rayiha duymamis Nebi Asiki Gül-ü Muhammediyi koklasin diye.
Sevda hasbi olursa muhakkak sevdigine vasil eder insani!
- Bülbül güle asiktir ve mevsimi gelince gülsende birbirine kavusturur Mevli onlari..
- Tohumlar bahara, cicekler meyveye, dallar yapraga sevdali gibi.
Ya bizler neye sevdaliyiz acaba..? Bir an sonra sönecek yahut da elimizden ucacak fani seylere mi? Bir rüzgar gibi gecen temelsiz ömre mi? Yoksa nazarimizi süsleyen ve istihamizi acan seylerle bizleri aldatmaya calisan dünyanin fani lezzetlerine mi?
Hayir, bizler Mevlaya (c.c.) sevdaliyiz. Onun yolunda cöllere de düssek tipki bir geda gibi rahmetini celbedinceye kadar Onun kapisinda beklemeye kararliyiz
Kac mevsim bekleyim daha kapinda
Ayagimda zincir, boynumda kement!!