Seven Sevdiğini Çok Zikreder
Cenâb-ı Hak Celle Celaluhü buyuruyor:
“Rabbinin adını an. Bütün varlığınla O’na yönel.
O, doğunun da batının da Rabbidir. O’ndan başka ilah yoktur.
Öyleyse yalnız O’nun himayesine sığın.”
( Müzzemmil, 8-9 )
Rasûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) buyurdular:
“Allâh’ı sevmenin alâmeti, Allâh’ı zikretmeyi sevmektir.”
( Suyûtî, Câmiu’s-Sağîr, II, 52 )
Sâhibü’l-vefâ Mûsâ Topbaş (Kuddise Sirruhû) da, zikrullâhın mânevî terbiyedeki ehemmiyeti hususunda şu tespitlerde bulunur:
“Zikir, mühim bir aşk ve îmân ölçüsüdür. Seven sevdiğini çok zikreder, ara vermeden gece gündüz, her saatte, her anda zikreder, anmadan yapamaz.
Zikrullâha vâsıl olan her şeye kavuşmuştur. Zikrullâhtan mahrum olan da her şeyi kaybetmiştir.
Zikrullâh kalbin nuru, rûhun huzuru, gönlün cilâsı, aklın ölçüsüdür.
Zikre devam edenin kalbi mâmur, fiil ve ahlâkı güzel, rûhu sevinçli olur.
Bir kalbe aşk-ı ilâhî girerse, o gönülde Allah zikrinden başka hiçbir şey kalmaz, hepsi yok olur. Evvelce geçirilen büyük mecâzî aşklar bile.
Kalbi zikirle meşgul etmeli, zikirle uyandırmaya, çalıştırmaya gayret etmelidir.
İyi çalışıldığı takdirde zikir bütün letâiflere dağılır, nefse, sonra cesede.”
(Sâdık Dânâ, Altınoluk Sohbetleri I, Erkam Yay.)
Her Güne Bir Esma-ül Hüsna (Allah’ın En Güzel İsimleri)
el-Bâri’ : Vücuda getirdiği her şeyin âza ve cihazını, herhangi bir modele bağlı kalmadan yoktan var edip, birbirine uygun yaratan, kusursuzca var eden demektir.
RABBİM Zikrullahını, kalbimizden ve dilimizden eksik etmesin. Amin .
Cenâb-ı Hak Celle Celaluhü buyuruyor:
“Rabbinin adını an. Bütün varlığınla O’na yönel.
O, doğunun da batının da Rabbidir. O’ndan başka ilah yoktur.
Öyleyse yalnız O’nun himayesine sığın.”
( Müzzemmil, 8-9 )
Rasûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) buyurdular:
“Allâh’ı sevmenin alâmeti, Allâh’ı zikretmeyi sevmektir.”
( Suyûtî, Câmiu’s-Sağîr, II, 52 )
Sâhibü’l-vefâ Mûsâ Topbaş (Kuddise Sirruhû) da, zikrullâhın mânevî terbiyedeki ehemmiyeti hususunda şu tespitlerde bulunur:
“Zikir, mühim bir aşk ve îmân ölçüsüdür. Seven sevdiğini çok zikreder, ara vermeden gece gündüz, her saatte, her anda zikreder, anmadan yapamaz.
Zikrullâha vâsıl olan her şeye kavuşmuştur. Zikrullâhtan mahrum olan da her şeyi kaybetmiştir.
Zikrullâh kalbin nuru, rûhun huzuru, gönlün cilâsı, aklın ölçüsüdür.
Zikre devam edenin kalbi mâmur, fiil ve ahlâkı güzel, rûhu sevinçli olur.
Bir kalbe aşk-ı ilâhî girerse, o gönülde Allah zikrinden başka hiçbir şey kalmaz, hepsi yok olur. Evvelce geçirilen büyük mecâzî aşklar bile.
Kalbi zikirle meşgul etmeli, zikirle uyandırmaya, çalıştırmaya gayret etmelidir.
İyi çalışıldığı takdirde zikir bütün letâiflere dağılır, nefse, sonra cesede.”
(Sâdık Dânâ, Altınoluk Sohbetleri I, Erkam Yay.)
Her Güne Bir Esma-ül Hüsna (Allah’ın En Güzel İsimleri)
el-Bâri’ : Vücuda getirdiği her şeyin âza ve cihazını, herhangi bir modele bağlı kalmadan yoktan var edip, birbirine uygun yaratan, kusursuzca var eden demektir.
RABBİM Zikrullahını, kalbimizden ve dilimizden eksik etmesin. Amin .
