Sevgi Karşılıksız Olmalıdır!
İmam-ı Gazali hazretleri buyuruyor ki: İnsanın kendisini ve kendisini ayakta tutan şeyleri sevmesi üzerinde iyice düşünülürse bu sevgi insanı Cenab-ı Hakka götürür. Çünkü bütün bunları veren Allahü tealadır. O’nun lutfu inayeti himayesi olmadan bunların olması mümkün değildir.
Bunun için insanın öncelikle Cenab-ı Hakkı sevmesi gerekir. Eğer kişi bu sevgiden mahrum ise kendisinde bir kusur eksiklik var demektir. İvedilikle bunu tamamlaması gerekir.
İnsanın başkasından gördüğü yardımlar destekler maddi ihsanlar da aslında ihsan edenin değildir. Çünkü ona da bunlara veren Allahtır. Bu yönden de öncelikle Cenab-ı Hakkın sevilmesi gerekir. İnsanın elinde olmadan sevdiği tabiat güzellikleri; deniz yeşillikler akarsular gökyüzü güneş ay ve yıldızlar hep Allahü tealanın yaratması ve ayakta tutması ile vardır. Dolayısıyla bu güzelliklerin kaynağı da Allahü tealadır. Bu sevgi de insanı O’na götürmelidir; O’nu sevmeye götürmelidir.
Aslında Cenab-ı Hakkı verdiği vereceği nimetlerden dolayı sevmek de uygun düşmez. Karşılıksız sevmek itaat etmek gerekir. İmam-ı Gazali hazretleri önceki ilahi kitaplardan birinde şunu gördüğünü bildirir:
“Bana Cennetimden ve Cehennemimden dolayı itaat edenler yanlış yapmış olurlar. Eğer ben Cenneti Cehennemi yaratmamış olsaydım itaat etmeyecekler miydi?”
Ebu Hazim der ki: “Sevap ve ceza için Allahü tealaya ibadet etmekten hayâ ederim. Böyle yaptığımda; efendisinden korkarak çalışan çalışmadığı için ücret alamayayacağı bildiği için çalışan köleden işçiden benim ne farkım kalır!”
İmam-ı Gazali hazretleri buyurdu ki: “Her kim Allahtan başka bir şeyi Allah ile irtibatlandırmadan seviyorsa bu o kişinin Cenab-ı Hakkı tanımadığından cehalet ve eksikliğinden dolayıdır. Bunun için kişi kendini sevecek kendine iyilik edeni sevecek güzel şeyleri sevecek.
Ancak bütün bunlardan öteye bunları yaratan gönderen ihsan eden Cenab-ı Hakkı sevecek. Böyle yapmazsa nimete şükretmemiş nankörlük yapmış olur.” Cenab-ı Hak buyuruyor ki: “Eğer şükrederseniz daha fazlasını veririm; eğer şükretmeyip nankörlük yaparsanız bilesiniz ki vereceğim azap çetindir!”
Mehmet Oruç
İmam-ı Gazali hazretleri buyuruyor ki: İnsanın kendisini ve kendisini ayakta tutan şeyleri sevmesi üzerinde iyice düşünülürse bu sevgi insanı Cenab-ı Hakka götürür. Çünkü bütün bunları veren Allahü tealadır. O’nun lutfu inayeti himayesi olmadan bunların olması mümkün değildir.
Bunun için insanın öncelikle Cenab-ı Hakkı sevmesi gerekir. Eğer kişi bu sevgiden mahrum ise kendisinde bir kusur eksiklik var demektir. İvedilikle bunu tamamlaması gerekir.
İnsanın başkasından gördüğü yardımlar destekler maddi ihsanlar da aslında ihsan edenin değildir. Çünkü ona da bunlara veren Allahtır. Bu yönden de öncelikle Cenab-ı Hakkın sevilmesi gerekir. İnsanın elinde olmadan sevdiği tabiat güzellikleri; deniz yeşillikler akarsular gökyüzü güneş ay ve yıldızlar hep Allahü tealanın yaratması ve ayakta tutması ile vardır. Dolayısıyla bu güzelliklerin kaynağı da Allahü tealadır. Bu sevgi de insanı O’na götürmelidir; O’nu sevmeye götürmelidir.
Aslında Cenab-ı Hakkı verdiği vereceği nimetlerden dolayı sevmek de uygun düşmez. Karşılıksız sevmek itaat etmek gerekir. İmam-ı Gazali hazretleri önceki ilahi kitaplardan birinde şunu gördüğünü bildirir:
“Bana Cennetimden ve Cehennemimden dolayı itaat edenler yanlış yapmış olurlar. Eğer ben Cenneti Cehennemi yaratmamış olsaydım itaat etmeyecekler miydi?”
Ebu Hazim der ki: “Sevap ve ceza için Allahü tealaya ibadet etmekten hayâ ederim. Böyle yaptığımda; efendisinden korkarak çalışan çalışmadığı için ücret alamayayacağı bildiği için çalışan köleden işçiden benim ne farkım kalır!”
İmam-ı Gazali hazretleri buyurdu ki: “Her kim Allahtan başka bir şeyi Allah ile irtibatlandırmadan seviyorsa bu o kişinin Cenab-ı Hakkı tanımadığından cehalet ve eksikliğinden dolayıdır. Bunun için kişi kendini sevecek kendine iyilik edeni sevecek güzel şeyleri sevecek.
Ancak bütün bunlardan öteye bunları yaratan gönderen ihsan eden Cenab-ı Hakkı sevecek. Böyle yapmazsa nimete şükretmemiş nankörlük yapmış olur.” Cenab-ı Hak buyuruyor ki: “Eğer şükrederseniz daha fazlasını veririm; eğer şükretmeyip nankörlük yaparsanız bilesiniz ki vereceğim azap çetindir!”
Mehmet Oruç