Sevgiyi bulmak kolay, zor olan onu elinde tutabilmek. Sevgiyi duyabilmekle işin halledildiğini zannedenler aldanıyor. Zira iş bitmiyor belki asıl o zaman başlıyor.
Herkes sevgiden bahsediyor. Ama çoğunun gerçek sevgi ile zerre kadar bir ilgisi yok. Güya “aşk”la birbirine bağlanan bazı çiftler bir bakıyorsunuz çok geçmeden “şiddetli geçimsizlik” nedeniyle ayrılıyor. Ne kadar şişirilirse şişirilsin, ne kadar reklam cümleleriyle galeyena getirilirse getirilsin özünde ısmarlamalık ve ruhsuzluk hakimse, modern sevgiler uçucu parfüm kokusu gibi geçici oluyor ve ardında derin bir pişmanlık bırakıyor.
Sevgi hergün ihtimam isteyen bir çiçek bir çocuk gibidir. Sevgi “el ele büyütülecek” bir şeydir. Ve sevgi “gösterildikçe” kökleşir, yerleşir. Sevgiyi göstermek en başta gönülden dile dökülen ifadelerle gerçekleşir. Sevgiyi göstermek beklemeye gelmez, sonra sonra deyip ertelemek aslında sevgiyi tam olarak duyumsamayı da ertelemektir. Sevgide ‘yarın’ sözüne yer yoktur, yarın çok geç olabilir. Kişi yüreğinin sevgisini boşaltacak bir yürek bulmalı mutlak, elindekinin kıymetin kaybetmeden bilmeli.