Yeniden Doğuş

  • 》》 Biraz mavi , biraz telaş , biraz bahar , biraz sessizlik ,biraz deniz kokusu, biraz huzur , bir parça turuncu ♧ Hoşgeldin Yaz ♧

menzil_gülü

Ne Mutlu Müslüman olana..
 
Üyelik Tarihi
24 Mar 2008
Mesajlar
2,584
Aldığı Beğeniler
20
Takım
Fenerbahçe
" Hac,insanın Allah'a doğru seferi,ademoğullarının yaratılış felsefesinin sembolik bir göstergesi.Hac,sessiz bir hareket,müteşabih bir ayet...
Hac;yöneliş ve hedef,hem hareket,hem hareketin yönü,ikisi birlikte.Her şey kendi benliğinden,yaşamından,bütün bağlardan sıyrılıp kopmanla yeniden başlıyor.zaten kendi şehrinde sakin değil misin?Hac,ssükunetin gidişidir.Hayat,hedefi kendisi olan bir şeydir,yani ölüm!Soluk alıp veren,can taşıyan bir ölümdür,yaşayan ölüdür,balçığın yaşamasıdır,bataklık çamurunun var olmasıdır.
Hac;haydi,ak git,akıcı ol.



Hayat rutin bir harakettir.Kısır döngüdür.Saçmasapan tekdüzelikler ve anlamsız gelgitlerdir.Peki ya işin aslı?pratik sonuç yaşlanmak değil mi?Çürümek.Monoton ve eblehane bir sarkaç,gayesiz bir işkence...

Gündüz;geceye mukaddime,gece de gündüze.
Ölünceye değin hayat ipini kemire kemire kısaltan bu iki ak ve kara farenin eğlenceli,tekrarlanagelen oyununu seyre dalmıştır insan.

Yaşam?Bir tiyatrodur.Faydasız,anlamsız sabah ve akşamların bir göstergesidir.Tatsız,sonu gelmez oyundur.

Vaktin yoktur;hep zahmetler koşuşturmalar,beklentiler vardır.Bulduğun ve ulaştığın tek zman dilimi bir hiçtir,koftur,içsizdir,boş bir felsefe,nihilizm!

Ama hac,bu eblehane cebre,tasalluta;bu kahrolası yazgıya karşı isyan etmedir.Bir sarkaç gibi savrulmuşluktan soyutlanıştır.Rededilmişlik duygusundan,tüketmek için üretmek,üretmek için tüketmek anlayışından kurtulmandır.
Hac,ucu kaçmış bir ip yumağındaki gibi,snin de kendi ucunu bulup çözülmendir.Bu düğüm tek bir "inkilabi niyet"ile açılır,ufukta belirir,yola koyulur.Dümdüz bir hatta yol alarak sonsuzluğa doğru,başka bir yöne doğru,O'nun yönüne doğru göç eder!Kendi evinden,Allah'ın evine,insanların evine göç et!Kİm olursan ol şunu unutma:

Sen insandın,Ademin çocuğuydun,ama tarih,hayat,insanlık dışı toplumsal düzen seni değiştirdi,başkalaştırdı,kendinden,fıtratından uzaklaştırdı,seni sana yabancılaştırdı.
İnsandın,Allah'ın(yeryüzündeki)halifesiydin,Allah'ın sohbetdaşı idin,ALlah'ın özel emanetçisiydin,tabiatın efendisi idin,Allah'ın yakınıydın.Sana Allah'ın ruhu üflenmişti,Allah'ın özel öğrencisiydin,bütün isimleri Allah sana öğretmişti.Kalemle sana öğretti.Seni kendine benzer şekilde yarattı.Seni yaratınca ödül olarak uzaktaki ve yakındaki bütün melekleri senin ayaklarına kapandırdı.Hepsini sana boyun eğdirdi.Yeri ve göğü senin güçlü ellerine emanet etti,yanına geldi,kendi özel emanetini senin omuzlarına yükledi,seninle sözleşti.Seni,senin toprağına gönderdi,hakiki fıtratına kavuşturdu,seninle evdaş oldu ve ne yapacağını görmek içinde seni gözetmlemeye başladı.

Ama sen tarih rotasını önüne kattın,yola düştün.Allah'ın emaneti omzunda,sözleşmesi elinde,öğrettiği isimler kalbinde,ruhu,varlığının merkezinde...

Asr bütün sermayen ve sen ne işlersin?Bütünyaptığın sermayeden yemek!Yaşamın semeresi?Zarar etmek,üstelik kardan zarar değil,sermayeden zarar,yani hüsran.Ve o "Asr'a and olsunki insan her dem zarardadır".Bunun adı yaşamak!Sen bugüne değin ne yaptın?Hep yaşadın.
_Elinde ne var?Sana ne kaldı?_Kaybettiğim yıllar!

Ne oldu?O'nun emanetinin sorumlusu!O'nun meleklerinin secde ettiği!Allahın yeryüzndeki halifesi.

Para oldun,şehvet oldun,yalan oldun,vahşi oldun,kof oldun,içi boş oldun,bomboş!Değil mi çamur dolu,başka bir şey değil!
Bu yüzkarası kentten,çiftlikten ve bayındırlıktan,yarımadanın güneşli sahrasına yönel.Kuru,kızgın kum çölleri üzerinden ve vahyin yazdığı gökyüzü altından geçerek,yüzünü Allah'a doğru çevir.
Ey kurumuş,sararmış,içi boş kamış!Gurbetten,sürgünlükten,yabancılıktan sızlan dur.Ey düşmanların eğlence aracı!Ey başkalarının dudaklarına hoş melodiler konduran kişi!artık kendi sazlığına öz kamışlığına yönel.
Mescid_i Haram alanında,yani Kabe karşında!Geniş bir sahne,ortasında boş bir küpten başka hiç bir şey yok.Aniden kendini bir titremedir alıyor!hayret,şaşkınlık!Burada...hiçkimse yok...Burada hiç birşey yok...
Seyredeceğin bir şey bile yok.Boş bir oda,hepsi bu!

Duyguların bir köprü üzerinde odaklanıyor,kıldan ince kılıçtan keskin!İmanımızın,sevdamıızn,namazımızın merkezi burasımı olacaktı?Birbiri üzrinde düzensizce yığılmış sert siyah taşlardan,kireç harcıyla yapılmış basit bir yapı!Birden bire tereddüt edip duraklayacaksın!
Burası neresi?Nereye geldik?Sarayları bilirm,sanatkarane bir mimari,güzelliktir onlar!Mabetleri bilirim:Heybetli,yüksek tavanlar altında manevi görkem ve ruhani sessizlik..Tepeden tırnağa sanat ve güzelik...Anıt mezarları bilirim;büyük bir şahsiyetin,bir kahramanın,peygamberin,imanın gömüldüğü yer!
Ama burası ne?Üstü açık bir meydanda boş bir oda!Ne mimari var,ne sanat,ne güzellik,ne hat,ne çini,ne kartonpiyer...
Ziyeret ettiğim peygamber mezarında bile,bir imam türbesnde bile,bir büyüğün kabrinde bile hatırlayacağım,hissedeceğim,dikkatimi vereceğim,ilişki kuracağım bir nokta vardır.Sİma vardır,gerçeklik vardır,en azından bir kişi vardır,bir şey vardır,bir yer vardır.

Ama burada hiç bir şey yok.Hiçkimse yok!Ansızın anlıyorsun ki bu harika birşey!Kİmsenin olmaması ne güzel!Hiçbir şey yok,sende bir takım duygular uyandıracak hiç bir alamet yok.Gerçeği hemen farkediyorsun.Kabe bir çatı,uçuş çatısı.Bir an için hislerin Kabe'den sıyrılıp kurtuluyor ve boşlukta kanat çırpıp uçuyor.O anda "mutlak"olanı hissediyorsun.

Parçalanmış yaşamında,küçük dünyanda asla bulamayacağın,hissedemeyeceğin şeyi;sonsuzluğu hissediyorsun.Sen felsefenin,düşüncenin yalnızca kavramını ortaya atardın.Ama şimdi onu görebiliyorsun,sonsuzluğu yönsüzlüğü,O'nu.
Hiç kimsenin olmaması çok güzel şeymiş.Kabe'nin boş olması da.Yavaş yavaş anlıyorsun bir "ziyaret"e gelmediğini.Sen haccediyorsun.Burası senin son durağın değil.Kabe;yolunun kaybolmaması için bir işaret taşı.Bu yalnızca bir alamet idi.Yalnızca sana yön gösteren bir ok işaretiydi.Şimdi sen haccettin,niyet ettin.Mutlak niyet,ebediyete yolculuk,sonsuz haraket,yüzler O'na doğru...

Ama KAbe'ye kadar değil,KAbe yolun sonu değil,başlangıcı!Burada son demek,yalnızca senin yapamamazlığın,acizliğindir.Burada bulunan tek şey;harakettir,yöneliştir.Burası miadgahtır,sözleşme yeri.Allah'ın İbrahim(a.s.)'in,Muhammed(s.a.v)'in ve insanlığın miadgahı.Ya sen?"Sen" oldukça burda yoksun.İnsan ol!İnsan elbisesini üstüne geçiren kişi:"insan Allah'ın ailesidir,ve Allah,ailesine karşı herlesten daha kıskançtır"!Burası O'nun Harem'idir.Harem'inin içidir.O'nun evidir!Burası insanların evidir.

Niçin bir "küp"?Niye böyle sade,dekorsuz,süslemesiz.?Çünkü Allah şekilsizdir,renksizdir,benzersizdir.İnsanoğunun hayal ettiği her türü biçim ve modelden münezzehtir Allah.
Allah "mutlak"tır.
Bir "yön"ü yoktur.
O'nun karşısında yön tutan sensin.Sen Kabe yönündesin ve Kabe'nin kendisi bir yöne sahip değldir.İNsan düşüncesi yönsüzlüğü kavrayamaz.
Birbirine zıt tüm yönleri kendinde toplayan ve kendi yönünün zıddını nefyeden bir kurgu.Ancak bu biçimde zihin "yönsüzlüğü"idrak edebilir.Tüm yönler kaç tanedir?altı;sağ-sol,ön_arka,alt_üst
Peki bütün bu yönleri kendinde toplayan tek şekil nedir?
"küp"yani tüm tönler.Bunun tıpkı sembolü "Kabe"!
"doğu da Allah'ın,batı da...Nereye yönelseniz orada ALlah'a durulacak yön var.Şüphesiz Allah,herşeyi kuşatan ve bilendir.(bakara/115)
Kabe'nin içinde istediğin yöne namaza durabilirsin ve hangi yönde namaz kılarsan kıl,yüzün O'na dönüktür.

Kabe'nin dışında,nerede olursan ol,yüzün Kabe'ye dönüktür.Kabe'den başka her şekil ya kuzeye ya güneye,ya doğuya bakıyordur ya batıya,ya yere doğrudur ya göğe.
YA Kabe?Yüzü hepsine dönük,hiçbirine dönük değil,her yere,hiçbir yere.Bütün yönlere doğru,hiç bir yöne doğru değil.
Allah'ım bu da ne?
O'nun sembolu Kabe!

TAVAFBir insan girdabını ortasındasın.Çığlıklar atarak Kabe'yi tavaf eden bir girdabın.Ortada sabit bir nokta.O'ndan başka her şey onun çevresinde kıvrım kıvrım hareket halinde.
Sonsuz durgunluk ve sonsuz haraket.
Ortasında bir güneş ve çevresinde birer gezegen.Hepside kendi yörüngelerindeigüneşin etrafında dairemsi biçimde dönüyorlar.
Kararlılık,haraket ve disiplinin adıdır tavaf.
Bu,bir zerrenin sembolü müdür?Bir manzumenin canlandırılışı mıdır?Yoksa tevhidi dünya görüşünde,tüm dünyanın gözler önüne serilişi midir?
Allah,dünyanın kalbidir,varlığın mihveridir,etrafında tavaf eden alemin merkezidir.Sen bu manzumede,ister KAbe'de ol,ister alemde,bir parçacıksın.Haraketli bir zerresin.Her an bir başka yerdesin,sürekli bir kımıldayışsı .Ama yalnızca tek bir biçimsin ve her an bir baka biçimdesin.Sürekli değişimdesin,"olmakta,dönüşmekte"sini,tavaftasın.Ama her türlü zaman ve mekanda O'nunla senin;KAbe'yle senin arandaki mesafe sabittir.
Uzaklığın veya yakınlığın,bu dönen daire içinde hangi yarı daireyi seçeceğine bağlıdır.İster yakın ol,ister uzak ama Kabe'yla asla yapışma,asla Kabe'nin yanında durma.Zira durmak yoktur.Senin için sübut yoktur.
Tevhid vardır.Bir insan girdabı Kabe etrafında döner.Görünen tek şey var,o da insan.Burada kadın veya erkeği değil,onu bunu değil,ben,sen,o ve onları değil,ancak insanları görebilirsin.Küll'ü görürsün,cüz'ü göremezsin.Fert bütünüyle insana dönüşmüştür.Ferdin Allah'ta değil,"biz"de,"insan"da,"halk"da fena bulmasıdır,yok olmasıdır!ALlah'ta değil,Allah'a doğru bir fena,Allah'ı tavaf ederken fena.
Yani ferdin halkta fenası,ferdin halkta bekası.Zira Allah ve halk aynı cihette,aynı saftadır.burada Allah'a giden yol,insanlardan geçer.Fertten başlayıp yanlızlığa giden yol ise,O'nun yönüne çıkamaz.Dünya zevklerinden uzak yaşamayı,ruhbanlığı manastırlarda arama;;"toplumda" ara,"sahnede"ara,fedaakarlıklarda ara,ihlasta ara,kendni nefyetmede ara.Esaretlere,mahrumiyetlere,sıkıntılara,işkencelere,gelecekteki tehlikelere gööğüs germede ara.Unutma ki insanların hatrına,hürmetine ALlah'a ulaşıyorsun.Resul_u ekrem buyrmuştur;
"Her dinin kendi ruhbanlığı vardır.Benim dinimin ruhbanlığı,cihaddır."

Ne duruyorsun?ey şebnem,ey çiğ!
Kendini düzenli olmasıyla yaratılıştaki düzeni hikaye eden bu ahenkli dalgaların kenarında bekleme,girdaba katıl,adım at!
Bugün insanlara katılmak istiyorsan "niyet"etmelisin.Bilincine ermelisin


SAFA_MERVEMakam_ı İbrahim'de tavaf namazını kıldıktan sonra "mes'a"ya yollanırsın.Say;telaştır,arayış dolu bir harakettir.Bir gaye sahibi olmaktır,koşmaktır,seğirtmektir.Şİmdi HAcer rolündesin.Buradaki mesele ne Ahmet Mehmettir,ne de İbrahim,Hacer ve İsmail.Burada bunlar yalnızca kelimeler ve anlamlardır.Fertler ve şahıslar değil.Varolan haraket ve sebattır,insanlık ve uluhiyettir.Bunlar arasında ise yalnızca düzen vardır.

Bir kadın,hakir görülmüş bir Afrikalı,bir siyah cariye..Sare adşlı bir kadının HAbeşli hizmetçisi!Bütün bunlar beşeri düzende,şirk düzeninde böyle.Ama tevhid nizamında bı cariye Allah'ın muhatabı,Allah'ın büyük peygamberlerinin anası,Allah'ın yarattığı en güzel ve en yüce değerlerin tecelligahı..
Acaba "safa"'dan başlamanın anlamı,başkalarını saf sevgiyle sevmek,"merve"de bitirmenin manası ise insanlığın "mürüvvet"ini görmek mi?BAşkalarının eksikliklerini,eğriliklerini görmeme yüceliğimi mi?
Su arama sayı;su koşuşturması,maddi yaşamın yerdeki hayatın sembolüdür.Somut bit ihtiyaçtır.Ademoğlunun toprakla,dünyayla olan bağıdır!bu dünyanın cennetidir,yeryüzünün ziyafetidir.
Say;maddi bir iş,uğraş..Su için,ekmek için susuzluğunu gidermek için,çocuğunun açlığını yatıştırmak için,iyi yaşamak için koşuşturmadır.Susamış biri seni bekliyor,sen sorumlusun.Bu yanık çölde bir pınar bulup su armağan etmelisin.
Say;ihtiyacını aslanın ağzından alıncaya değin,suyu taştan çıkarıncaya değin toprakta,yerde seğirtmek...
Tavaf;tamamen O merkezli,ilahi zorlama,mumun çevresinde döne döne yanan,yanıp kül olan,külleri rüzgarda savruılan,havaya karışan,aşkta yok olan,nurda yok olan bir kelebek,
Say;tamamen Sen merkezli,insan iradesi,sarp kara dağların üzerinde,güçlü kanatlarıyla uça uça rızkını arayan,rızkını taşlardan çıkaran bir kartal.
Ve Hac;iki karşıtın birleşmesi.
Tarih boyunca insanlığı çelişkide bırakan bir açmazın;materyalizm mi yoksa idealizm mi probleminin çözülmesidir.Akıl mı yoksa aydınlanma mı?DÜnya mı ahiret mi?Gününü gün etme mi,dünyadan el etek çekmemi?
Yeryüzü meyvelerimi,gökyüzü meyveleri mi?Maddiyat mı maneviyat mı?İrade mi dilek mi?Kısacası Allah'a dayanmak mı kendimize mi?sorusunun halledilmesidir.
İŞte İbrahim'in ilahi cevabı sana öğretiyor:Her ikidi de!BU öğretiş,felsefeyle,irfanla,ilimle,kelimelerle değil,aksine bir "insan"örneğiyle gerçekleşmektedir.
Üstelik bu insan,tüm dünya filozoflarının,ariflerinin,inanç arayışçılarının,hakikat bağlılarının ders alacakalrı bir sima,bir kadındır,Habeşli,siyahi bir cariye;Hacer;bir anne!

ARAFATArefe;arafat!
Yere iniş!Adem'in cennet bahçesinden çıkışı!
Arafat;ariflik,tanımak,yani ilim.
Cennet Adem'inin,yeryüzü Adem'ine dönüşümü.Günümüzdeki anlamıyla insan olarak ortaya çıkış süreci.Baş kaldırıcı,sınır tanımaz,cennetten kovulan,yeryüzü sürgünü,tabiat tutsağı bir insan.Bütün bunlar yasak meyveyi yemekle başına geldi.Meyve ona isyankar bir akıl,bilinç ve özel şeyler görme yeteneği verdi.adem gözlerini açınca kendi çıplaklığına "arif"oldu.kendini tanıdı;"Arafat".

Sanki Arafat'taymışsın gibi iste.Burada görülecek bir şey yoktur.Andre Gide'nin dediği gibi:"İhtişam bakışında olmalı,baktığın şeyde değil."Burada hiç bir görev yoktur.Burada yapman gereken şey,"görev"formundan"çok daha yüce bir şeydir.enine boyuna düşünme!"
(şehid Ali Şeriati/hac)


"...Hz.İbrahim'in davetine icabet edip Allah'la sözleşmenizi yenilediğinizi Nebi'ye haber vermeye geliyorsunuz.Bu ziyaretiniizn amacı Efendimizin ordusunda bir nefer olduğunuzu,ordunun başkomutanına haber vermek.Unutma bir ölü ziyareti değil bu.Sakın ha!bir türbe ziyaretine gelir gibi gelme.Eğer öyle sanıyorsan senşn tasavvurunu vahi inşa etmemiş demektir.Vahiy senin "ölü" dediğine "diri" diyor,senin "diri"dediğinie ise "ölü".Allah'ın gör dediği yerden bakarsan bunun böyle olduğunu bileceksin.Ölümsüz değerler üretenlerin ölmeyeceğini,salih amel işleyenlerin öldükten sonra yaşamanın sırrına ereceğini bileceksin.Hele bütün bir varlığını Ölümsüz Olan'a adayan adayan aşıkların asla ölmeyeceğini unutmayacaksın.

Peygamber ordusunun firraisi olduğun günleri hatırla ve için yansın.Özür dile,bundan böyle firar etmeyeceğine söz ver.
O halde şimdi onun huzuruna,onun milyarlık ordusuna mensup bir nefer olarak gir ve tekmil ver.
"Firarda değilim,mevcut listene beni de yaz"talebidir bu ziyaret.
Gözünün önünde bir sahne canlanmalı.Resulullah bir ışık kaynağı gibi o sahneyi doldurmuş.Senden tekmil vermeni,vukuat bildirmeni bekliyor.Selamın tekmilindir.Hatırla ki Resulullah da kabirlere gittiğinde selam verirdi.Sıradan bir merkat değil önünde durduğun,milyonların sevgilisi,milyarlık bir ordunun başkomutanının önünde duruyorsun.
Getirdiğin selamalrı yerine ilet.Onlar ona ulaşacaktır.Taşkınlık yapma,hüznünü belli et.
Hz.Muhammed'in sancağından başka sancak tanımayacağına söz ver.Ona karşı Ebu Cehil'in torunlarının yanında olmayacağına söz ver.Onun hatırasına ihanet etmeyceğine söz ver.


Kendi Medine'ni kumak için deruni hicretini gerçekleştireceğine,imanının bedelni ödeyeceğine söz ver."

Şimdi Sevgiliye selam ver ve Allah'a emanet et.Unutma ki,o da sana selam ediyor ve seni Allah'a emanet veriyor;emanete ihaneti düşünülemeyecek tek merci Allah'a...
Sen de sözüne ihanet etme.Allah'ı şahit kıldığın,elçisini şahit kıldığın sözüne." (M.İslamoğlu/Hac risalesi)

alinti...
 

S&S 15

EHLİ HİZMET
 
Üyelik Tarihi
23 Nis 2009
Mesajlar
803
Aldığı Beğeniler
4
Konum
İstanbul-Başakşehir
Takım
Fenerbahçe
AHHHHH BE KARDEŞİM YAKTIN İÇİMİ
ORADAKİ GÜNLERİM AKLIMA GELDİ İÇİMDEN DERİN BİR AH ÇEKTİM
GİTMEYEN BİR PİŞMAN AMA GİDEN BİN PİŞMAN
ÇÜNKÜ ORANIN HAVASINI SOLUMUŞ NEYİN NE OLDUĞUNU BİLİYO
BAKLAVANIN TADINI BİR YİYENE BİRDE YEMİYENE SOR MİSALİ



glcl9sf4ur3vs7.gif
 

Lirik

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
16 Tem 2011
Mesajlar
30
Aldığı Beğeniler
0
Konum
Ankara
Takım
Beşiktaş
Hz.Muhammed'in sancağından başka sancak tanımayacağına söz ver.Ona karşı Ebu Cehil'in torunlarının yanında olmayacağına söz ver.Onun hatırasına ihanet etmeyceğine söz ver.
Kendi Medine'ni kumak için deruni hicretini gerçekleştireceğine,imanının bedelni ödeyeceğine söz ver."

Çok Güzeldi. Allah Razı Olsun. O ''Ulu'' Beldeye Gitmeme 2 Gün Kala Bunu Okumak Çok İyi Geldi Bana. Rabbim Sözümüzden Döndürmesin, Hakkını, Değerini Bilenlerden Eylesin İnşaAllah..
 
Üst Alt