Ben bes yasinda akilli mi akilli bir cocugum. Müthis bir hayal dünyam var. Bütün cocuklar gibi nese dolu, civil civil bir kalbim var. Her gün yeni seyler ögreniyorum. Konusmayi, masal ve hikâye anlatmayi cok seviyorum. En cok konusmayi sevdigim seylerden biri de ayakkabilarim. Ben onlara `sevimli pabuclarim` diyorum. Cünkü ayakkabilarim beni tozdan, camurdan, soguktan koruyorlar. Tipki cizgi film kahramanlari gibi onlar da benim masal kahramanim. Mesela, top oynuyorum. Bakkala ekmek almaya giderken onunla gidiyorum. Onunla cok iyi arkadas olduk. Ayakkabilarimla birlikte sayamayacagim kadar maceralarim var.
Bir gün ayakkabimla gerceklestirdigim güzel hatiralarimi annem ve babamla da paylasmak istedim. Her nedense bu hikâye benim kadar ilgilerini cekmedi. Hatta yüzüme tuhaf tuhaf baktilar. Ben de bir daha güzel ayakkabimla gerceklestirdigim hikâyelerden onlara bahsetmedim. Hepsini kalbimin bir kösesine yazdim. O günden sonra annem ve babamla daha az konusmaya baslamistim. Cünkü annemin benim düsüncelerimi pek önemsemedigini düsünüyordum. Ne anneme ne de babama bir sey anlatmak, duygularimi paylasmak icimden gelmiyordu artik. Sevgili annem, duyarli bir annedir. Bu durgun halim gözünden kacmadi.
Bir sabah erkenden kalkmistim. Annem mutfakta bir seyler hazirliyordu. Yanina gittim, derken sohbet etmeye basladik. Annem benden hikâye anlatmami istedi. Ben de ayakkabimla ilgili bir masal anlattim. "Bir cocugun pabuclari varmis... Bu pabuclar hikâye anlatmayi cok severmis. Bir gün anne-babasi onu dinlemedigi icin hikaye anlatmayi birakmis..." Íste o zaman annemin gözleri, senin derdini anladim yavrum, der gibi bana dogru bakiyordu. Beni kucagina alarak saclarimi oksayip baldan daha tatli sözleriyle söyle dedi: "Sevgili yavrum. Bana ayakkabinla ilgili her seyi anlatabilirsin. Ayakkabinin annesi bir hata yapmis cocugunu dinlememekle. Anneler de hata yapar. Bazen cok yorgun olurlar, onlar hem cocuklarini hem de baska seyler düsünürler." dedi. Ben de, "Evet annecim, sen gün boyu cok yoruluyorsun, camasir yikiyorsun, bize yemek hazirliyorsun..." dedim. O günden sonra birlikte bir karar aldik. Ben anneme hikâyelerimden istedigimi secip istedigim zaman anlatacaktim. Annem de beni dinleyecegine söz verdi. O günden sonra anneme bir sey söylemek istedigimde korkmadan söylemeye basladim.
Sevgili anneler! Sevgiyle dinlenen cocuklar, anne-babalariyla daha güzel bir iletisim kurarlar. Üstelik biri konustugu zaman dinlemeyi ögrenirler. Íleride daha büyük sorunlarla karsilastiklarinda korkmadan annelerine anlatirlar. Paylasmayi severler. Cocuklariniz mutlu olur. Sizler daha da cok mutlu olursunuz...!
(Kadriye Bayraktar)
Bir gün ayakkabimla gerceklestirdigim güzel hatiralarimi annem ve babamla da paylasmak istedim. Her nedense bu hikâye benim kadar ilgilerini cekmedi. Hatta yüzüme tuhaf tuhaf baktilar. Ben de bir daha güzel ayakkabimla gerceklestirdigim hikâyelerden onlara bahsetmedim. Hepsini kalbimin bir kösesine yazdim. O günden sonra annem ve babamla daha az konusmaya baslamistim. Cünkü annemin benim düsüncelerimi pek önemsemedigini düsünüyordum. Ne anneme ne de babama bir sey anlatmak, duygularimi paylasmak icimden gelmiyordu artik. Sevgili annem, duyarli bir annedir. Bu durgun halim gözünden kacmadi.
Bir sabah erkenden kalkmistim. Annem mutfakta bir seyler hazirliyordu. Yanina gittim, derken sohbet etmeye basladik. Annem benden hikâye anlatmami istedi. Ben de ayakkabimla ilgili bir masal anlattim. "Bir cocugun pabuclari varmis... Bu pabuclar hikâye anlatmayi cok severmis. Bir gün anne-babasi onu dinlemedigi icin hikaye anlatmayi birakmis..." Íste o zaman annemin gözleri, senin derdini anladim yavrum, der gibi bana dogru bakiyordu. Beni kucagina alarak saclarimi oksayip baldan daha tatli sözleriyle söyle dedi: "Sevgili yavrum. Bana ayakkabinla ilgili her seyi anlatabilirsin. Ayakkabinin annesi bir hata yapmis cocugunu dinlememekle. Anneler de hata yapar. Bazen cok yorgun olurlar, onlar hem cocuklarini hem de baska seyler düsünürler." dedi. Ben de, "Evet annecim, sen gün boyu cok yoruluyorsun, camasir yikiyorsun, bize yemek hazirliyorsun..." dedim. O günden sonra birlikte bir karar aldik. Ben anneme hikâyelerimden istedigimi secip istedigim zaman anlatacaktim. Annem de beni dinleyecegine söz verdi. O günden sonra anneme bir sey söylemek istedigimde korkmadan söylemeye basladim.
Sevgili anneler! Sevgiyle dinlenen cocuklar, anne-babalariyla daha güzel bir iletisim kurarlar. Üstelik biri konustugu zaman dinlemeyi ögrenirler. Íleride daha büyük sorunlarla karsilastiklarinda korkmadan annelerine anlatirlar. Paylasmayi severler. Cocuklariniz mutlu olur. Sizler daha da cok mutlu olursunuz...!
(Kadriye Bayraktar)