Yeniden Doğuş

  • 》》 Biraz mavi , biraz telaş , biraz bahar , biraz sessizlik ,biraz deniz kokusu, biraz huzur , bir parça turuncu ♧ Hoşgeldin Yaz ♧

MeLeK

Benim aşkım askı Verene!
 
Üyelik Tarihi
29 Kas 2005
Mesajlar
5,547
Aldığı Beğeniler
49
Konum
DuA taşan YüreK
Bir gün batımında, göğün renklerine, ışığa, bulutlara hayrân bakınıyorum.

Bu kıpkırmızı haliyle güneşin son ışıklarını toplayıp uzaklaşmasını seyrediyorum.

Gücün her şeye yeter Allahım..Şu koca güneşi, muazzam bir yörüngeye yerleştiren. Onu dilediği gibi hareket ettiren sensin. Senin gücün neye yetmez ki Allahım !.. diyorum..


Günün büyük bir bölümünde huzurla izlediğim gökyüzünün ardı geliyor aklıma.

İnsanı korkuya düşürecek simsiyah, karanlık uzay boşluğunu, yeryüzünün en güzel renkleriyle bizlere gökyüzü diye sunan Sensin..

Öyle ki, bulutlar her mevsimde, günün her saatinde farklı hallere bürünür..

Günbatımı, ikindi güneşi, kıpkızıl bir şâheserdir.

Bakmaya doyulmaz..

Sevginin ve merhametinin yüceliğindir göğün bu renkleri.

Bu renkler, senin sevgindir Allahım.

Senin sevgini perdeleyen, güneşi göremeyen ise bizleriz..


*


Bir kitapta, Siz, kendi güneşinizi perdeleyen bulutsunuz sözünü okumuş, bir sohbette Örümcek, mağarada değil, Allahı görmeyen gözlerdedir sözlerini işitmiştim..

Sahi..Var sevgi..Sevgilerin en güzeli !..

Ancak kapalı göz ve gönüller bunu görmez, hissedemez ki..


Kalbimizde mahfuz tohumlar vardır ve hangisi büyümüş, köklenmiş ise o kaplar görüş alanını da, hissetme sınırlarını da..

İçimize, her tür hasletin tohumunun yerleştirildiğini düşünüyorum.

Her birimizde, sevgiye, nefrete, öfkeye, dinginliğe, endişeye, sükunete, bencilliğe, fedakarlığa ve daha bunlar gibi nicelerine ait tohumlar var, ve biz bunlardan hangisini sular hangisini besler büyütürsek, kalbimizde onun hakimiyetini görüyoruz..

Kimi insanların kalbi, hırs tohumunu büyütüp besledikçe, hırstan ve bencillikten başka bir şeye yer kalmayacak kadar sıkışmış olabiliyor. .

Bir yandan, yüreğini ümide ve sevgiye açmış kimselerin de, özenle korudukları hoşgörü ağaçlarına kolay kolay kimse zarar veremiyor, ve güzel ağaçlar kökleniyor yürek bahçelerinde..

Kimi tohumlar çürüyor, kimileri toprağın derinlerinde sessiz sedasız bekliyor belki de..

Karamsarlık ağacının kökleri etrafı öyle bir sarıyor ki bazen, iyimserlik ağacının güneşten nasibini kesiyor..

Velhasıl, kimilerinin kimilerinde görüp imrendiği hasletler kendilerinde bulunmuyor diye yeise kapılanlar, kendi yüreklerindeki potansiyelden bihaber, nedensiz yere üzülüyor nedensiz yere gayretten uzak duruyorlar..


Bir gün yüreğine ateş düşenler, o ateşle yanıp kavruluyorken bazen dikili başka ağaçlarını da yaktıklarının farkına varmayabiliyorlar..

Pire için yorgan yakanlar, bir inat uğruna nice canları incitebiliyorlar..Bunda sabır tohumuna karşı bir ilgisizliğin mi yoksa sevgi tohumuna karşı bir yabancığın mı payı vardır bilmem..


İşte, kalplerindeki bu tohumların hepsini düşünerek, insanlara sevgi beslemeye çalışıyorum.

Kötü insan olmadığını, zâlim sıfatlara bürünmüş olanların bile son nefeslerini vermeden, Rahmânın onlara sunduğu fırsat sona ermeden, bütünüyle yargılamayacağına inanıyorum.


Tevvâb, Gafûr, Afüv, Gaffâr olan Allahın son nefesten kısa bir süre önce bile olsa edilen tevbeleri karşılıksız bırakmayacağını, merhametinin gökler kadar günaha karşı gökler kadar, yeryüzü kadar hataya yeryüzü kadar geniş tecelli ettiğini öğreniyorum Hz.Peygamberden.

Bunun için de hiçbir insanı sevmeme cüreti, merhamet beslememe cesareti taşımamamız gerektiğine inanıyorum.


Aklıma mâsum mu mâsum, sevimli mi sevimli çocuklar geliyor..Onlara karşı duyduğumuz ilgi ve sempatiyi yetişkinlere ve yaşlılara karşı da beslemek zor değil.

Başka bir pencere açıp karşımızdakilere öyle bakınca, işte şöyle tasvirler yapıyorum:


Örneğin, etrafa ateş saçan, sinir küpü, kaba-saba bir insan olsun düşündüğümüz kişi..

Onun bebekliğini tahayyül edip yaşadıklarını üzerine ekleyip, şu haline kadar yetiştirip, sonra hasta ve yaşlı olacağını ve hatta öleceğini düşününce o insana başka türlü bakıyorum..

Öfke tohumunu beslemiş, insanların hakkına girmeyi alışkanlık haline getirmiş bile olsa, nihâyetinde karşımdaki bir insan..Her insan gibi hatâ ve kusurları olması beklenmedik bir şey değil..

Ama ben insan olduğumu unutursam, hep kusursuz insanlar görmeyi arzulayabilirim karşımda. Ama, ben insanım ve kusursuz değilim&

Karşımda gördüğüm insan âşikar biçimde günahlar işleyen biri de olabilir.

Benim yapacağım ona buğz etmek değil, onu hayra sevk etmek ve hayır duada bulunmak olabilir.

Hem büyük günahlar, samimi bir tevbeyle, insanları Allaha yakınlaştırıp, mertebelerini yükselten vesileler olabilir .


Böyle düşünerek insanlara karşı daha duyarlı, sevecen ve onları daha çok umursayan insanlar haline gelebiliriz.

Onlar için ettiğimiz duaları çoğaltabiliriz..


Rabbimizin bulutlarla, masmavi bir gökyüzüyle perdelediği uzay boşluğu gibi, biz de Rabbimizin Settâr isminden ilhamla insanların kusurlarını örtmede, sonra da yok etmede yardımcı olabiliriz..Onun gibi merhametli olmaya çalışırız..


Kendi güneşimizi perdeleyen bulutlarsak eğer, ışığa yönelmeyi ister, rahmet yükleriyle göklerde uçabiliriz.

Bu rahmetle büyür kalbimizdeki tohumlarımız ve filizlerimiz.

Bu güçle, her şeye gücü yeten, Kâdir olan Rabbimize yöneliriz..

İçten ve samimi olur tevbelerimiz&

Bu güçle, istiğfar ederiz..

karakalem
 

bentsahra

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
10 Eki 2006
Mesajlar
233
Aldığı Beğeniler
1
çok güzl cancağzım yüreğine sağlık
 

Necmeddin

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
24 Ocak 2006
Mesajlar
10,138
Aldığı Beğeniler
179
Konum
Batman
Takım
Diğer
RABBİM Razı olsun.bu güzel yazın için

MEVLAM her zaman hayır ve güzelliklerden ayırmasın..
 

Bir_Katre

RAHMETLE ANIYORUZ DEĞERLİ KARDEŞİM
 
Üyelik Tarihi
4 Ağu 2006
Mesajlar
5,632
Aldığı Beğeniler
50
Konum
Ağrı
Takım
Galatasaray
Allah razı olsun Melek kardeşim bu güzel paylaşımın için teşekkürler...
 
Üst Alt