Şeytana itaat ederek takva yolundan sapan kişi; şeytanın velîsi olur. Şeytanı velî edinen insanların birtakım özellikleri vardır. Bunları tanıyıp bu vasıflarla sıfatlanmamak gerekir.
1- Şeytanın dostları taklitçidir. Onların taklitçi olduklarını şu ayetten öğreniyoruz: Onlara, Allahın indirdiğine ve elçiye (itaate) gelin! dense, babalarımızı üzerinde bulduğumuz şey bize yeter derler. Babaları hiçbir şey bilmeyen, doğru yolu bulamayan kimseler olsada mı? Âdetlere değer vermek, atalara, geçmişe saygıyla uymak tamamen yasaklanmış değildir. Bir çok durumlarda gereklidir bile. Fakat bu uymayı cahillik ve sapıklığa değil, ilim ve doğru yola çevirmek gerekir. Uyma ve taklit etme, sadece âlim olana bile değil, ancak; doğruyu gösterip söyleyen ve ilmiyle yaşantısı doğru orantılı olan kimseler olmalıdır. Daha doğrusu, âlimin şahsına değil onun doğru olan ilminedir.
2- Şeytanın dostları isyankârdır: Şeytanın velîlerinin isyankâr olduklarını haber veren Yüce Allah, ayet-i kerimede şöyle buyuruyor: Yahudilerden öyleleri var ki, kelimeleri yerlerinden kaydırıyorlar. Dillerini eğip bükerek ve dîni taşlayarak işittik ve isyan ettik,dinle, dinlemez olası ve râina diyorlar. Eğer onlar: işittik ve itaat ettik,dinle ve bize bak deselerdi, elbette kendileri için daha iyi olurdu. Fakat Allah, inkârlarından dolayı onları lânetlemiştir, pek az inanırlar.11 İsyanlarına dayanak bulmak için de Allahın ayetlerini, Onun kastettiği mânânın aksine tefsir edip yorumlarlar.12
3- Allah ın ayetlerinden yüz çevirirler. Onların yüz çevirici karekterlerini Kur an şu şekilde dile getiriyor: Kendisine Rabbinin ayetleri hatırlatıldıktan sonra, onlardan yüz çevirenden daha zâlim kimdir? Gerçekten biz, suçlu günahkârlardan intikam alıcılarız.
4- Şeytanın dostları, dünyayı ahirete tercih edip sadece lezzetlere tutunurlar. Onları dünyaya olan aşırı tutkularını şu ayetten anlıyoruz: (Küfre sapan), o kimseler dünya hayatını ahirete tercih ederler, Allah ın yolundan alıkoyarlar ve onu çarpıtmak isterler (veya onda çarpıklık ararlar). İşte onlar, uzak bir sapıklık içindedirler.15 Ahirette kendilerine fayda verecek değerli işler ve Allah ın rızasını kazanmak suretiyle O na yaklaştıracak olan itaatin yerine isyanı ve dünya hayatının geçimliğini seçerler. Allah a iman edip, Allah katından Resulullah a gelen şeyleri arzu eden insanları da bundan caydırmayı arzu ederler.16
5- Şeytanın dostları, velîlerini Allah yolunda mücadeleden men ederler. Müminleri, cihad ibadetinden alıkoyma isteğini şu ayette görüyoruz: Gerçek şu ki; küfre sapanlar, (insanları) Allahın yolundan engellemek için mallarını harcarlar; bundan böyle de harcayacaklar. Küfredenler sonunda cehenneme sürülüp toplanacaklardır.17 Bir takım kandırma vasıtaları ve baskı unsurları kullanarak inanç ve eylemde onları Allah Teâlâ nın yolundan uzaklaştırarak, hak yolda yürümekten engeller.
6- Şeytanın velîlleri alaycıdırlar: Onların alaycı kimliklerini bize şu ayet öğretmektedir: İnkâr edenlere dünya hayatı çekici kılındı (süslendi). Onlar, iman edenlerden kimileriyle alay ederler. Oysa korkup sakınanlar, kıyamet günü onların üstündedir. Allah, dilediğine hesapsız rızık verir.18 Kâfirler ve onları bakış açısıyla değerlendirme yapan zavallılar, mü minlerin yüklendikleri bütün bu işlerin ahmaklık ve gaflet gösterileri olduğunu tahayyül ederler. Çünkü bunlar, Allah ın verdiği karşılığın, yâni; sevab ın ne olduğunu bilmediklerinden Allah yolunda kendini fedâ etmenin anlamını kavrayamazlar.19
7- Şeytanın velîleri korkak olur: Kur an bize korkaklığın şeytânî bir sıfat olduğunu şöyle ilan etmektedir: İşte bu şeytan, ancak kendi dostlarını korkutur. Siz onlardan korkmayın, eğer mü minlerseniz benden korkun.20 İnsan şeytanın içine soktuğu olumsuzluk hislerine kapılarak korkar ve hareketsiz kalır. Böylece hayat mücadelesindeki etkinliğini yitirir. Çünkü bu hisler, insana eşyayı olduğundan başka gösterir. Küçük problemler zihinde büyük ve çözülmez olur. Büyük meseleler küçülür ve önemsiz gözükür. Böylece, gerek korkuya kapılarak gerekse yanlış hesaplara düşerek Allah yolunda cihaddan geri kalır. Ancak bu, şeytanın dostlarının durumudur. Şeytanın dostları, Allah Resulüyle cihada çıkmayıp, oturup kalanlardır. İmanın varlığı; Allah korkusunu insanların korkusuna tercih etmeyi gerektirir.21
8- Şeytanın dostları fıtratı değiştirmek isterler: Şeytanın, fıtratı dejenere etme isteğini Yüce Allah, kullarına şu ayetle bildirmiştir: Onları -ne olursa olsun- şaşırtıp, saptıracağım. En olmadık kuruntulara düşüreceğim. Onlara kesin olarak davarların kulaklarını kesmelerini ve Allah ın yarattıklarını değiştirmelerini emredeceğim. Kim Allah ı bırakıpta şeytanı velî (dost) edinirse, kuşkusuz o, apaçık bir hüsrana uğramıştır.
1- Şeytanın dostları taklitçidir. Onların taklitçi olduklarını şu ayetten öğreniyoruz: Onlara, Allahın indirdiğine ve elçiye (itaate) gelin! dense, babalarımızı üzerinde bulduğumuz şey bize yeter derler. Babaları hiçbir şey bilmeyen, doğru yolu bulamayan kimseler olsada mı? Âdetlere değer vermek, atalara, geçmişe saygıyla uymak tamamen yasaklanmış değildir. Bir çok durumlarda gereklidir bile. Fakat bu uymayı cahillik ve sapıklığa değil, ilim ve doğru yola çevirmek gerekir. Uyma ve taklit etme, sadece âlim olana bile değil, ancak; doğruyu gösterip söyleyen ve ilmiyle yaşantısı doğru orantılı olan kimseler olmalıdır. Daha doğrusu, âlimin şahsına değil onun doğru olan ilminedir.
2- Şeytanın dostları isyankârdır: Şeytanın velîlerinin isyankâr olduklarını haber veren Yüce Allah, ayet-i kerimede şöyle buyuruyor: Yahudilerden öyleleri var ki, kelimeleri yerlerinden kaydırıyorlar. Dillerini eğip bükerek ve dîni taşlayarak işittik ve isyan ettik,dinle, dinlemez olası ve râina diyorlar. Eğer onlar: işittik ve itaat ettik,dinle ve bize bak deselerdi, elbette kendileri için daha iyi olurdu. Fakat Allah, inkârlarından dolayı onları lânetlemiştir, pek az inanırlar.11 İsyanlarına dayanak bulmak için de Allahın ayetlerini, Onun kastettiği mânânın aksine tefsir edip yorumlarlar.12
3- Allah ın ayetlerinden yüz çevirirler. Onların yüz çevirici karekterlerini Kur an şu şekilde dile getiriyor: Kendisine Rabbinin ayetleri hatırlatıldıktan sonra, onlardan yüz çevirenden daha zâlim kimdir? Gerçekten biz, suçlu günahkârlardan intikam alıcılarız.
4- Şeytanın dostları, dünyayı ahirete tercih edip sadece lezzetlere tutunurlar. Onları dünyaya olan aşırı tutkularını şu ayetten anlıyoruz: (Küfre sapan), o kimseler dünya hayatını ahirete tercih ederler, Allah ın yolundan alıkoyarlar ve onu çarpıtmak isterler (veya onda çarpıklık ararlar). İşte onlar, uzak bir sapıklık içindedirler.15 Ahirette kendilerine fayda verecek değerli işler ve Allah ın rızasını kazanmak suretiyle O na yaklaştıracak olan itaatin yerine isyanı ve dünya hayatının geçimliğini seçerler. Allah a iman edip, Allah katından Resulullah a gelen şeyleri arzu eden insanları da bundan caydırmayı arzu ederler.16
5- Şeytanın dostları, velîlerini Allah yolunda mücadeleden men ederler. Müminleri, cihad ibadetinden alıkoyma isteğini şu ayette görüyoruz: Gerçek şu ki; küfre sapanlar, (insanları) Allahın yolundan engellemek için mallarını harcarlar; bundan böyle de harcayacaklar. Küfredenler sonunda cehenneme sürülüp toplanacaklardır.17 Bir takım kandırma vasıtaları ve baskı unsurları kullanarak inanç ve eylemde onları Allah Teâlâ nın yolundan uzaklaştırarak, hak yolda yürümekten engeller.
6- Şeytanın velîlleri alaycıdırlar: Onların alaycı kimliklerini bize şu ayet öğretmektedir: İnkâr edenlere dünya hayatı çekici kılındı (süslendi). Onlar, iman edenlerden kimileriyle alay ederler. Oysa korkup sakınanlar, kıyamet günü onların üstündedir. Allah, dilediğine hesapsız rızık verir.18 Kâfirler ve onları bakış açısıyla değerlendirme yapan zavallılar, mü minlerin yüklendikleri bütün bu işlerin ahmaklık ve gaflet gösterileri olduğunu tahayyül ederler. Çünkü bunlar, Allah ın verdiği karşılığın, yâni; sevab ın ne olduğunu bilmediklerinden Allah yolunda kendini fedâ etmenin anlamını kavrayamazlar.19
7- Şeytanın velîleri korkak olur: Kur an bize korkaklığın şeytânî bir sıfat olduğunu şöyle ilan etmektedir: İşte bu şeytan, ancak kendi dostlarını korkutur. Siz onlardan korkmayın, eğer mü minlerseniz benden korkun.20 İnsan şeytanın içine soktuğu olumsuzluk hislerine kapılarak korkar ve hareketsiz kalır. Böylece hayat mücadelesindeki etkinliğini yitirir. Çünkü bu hisler, insana eşyayı olduğundan başka gösterir. Küçük problemler zihinde büyük ve çözülmez olur. Büyük meseleler küçülür ve önemsiz gözükür. Böylece, gerek korkuya kapılarak gerekse yanlış hesaplara düşerek Allah yolunda cihaddan geri kalır. Ancak bu, şeytanın dostlarının durumudur. Şeytanın dostları, Allah Resulüyle cihada çıkmayıp, oturup kalanlardır. İmanın varlığı; Allah korkusunu insanların korkusuna tercih etmeyi gerektirir.21
8- Şeytanın dostları fıtratı değiştirmek isterler: Şeytanın, fıtratı dejenere etme isteğini Yüce Allah, kullarına şu ayetle bildirmiştir: Onları -ne olursa olsun- şaşırtıp, saptıracağım. En olmadık kuruntulara düşüreceğim. Onlara kesin olarak davarların kulaklarını kesmelerini ve Allah ın yarattıklarını değiştirmelerini emredeceğim. Kim Allah ı bırakıpta şeytanı velî (dost) edinirse, kuşkusuz o, apaçık bir hüsrana uğramıştır.