ŞEYTANIN ESPRİLERİ
Birgün şeytan Firavun'un yatak odasının ka*pısını hızlı hızlı vurmaya başlamış. Firavun da, bu densiz kapı vuruştan rahatsız olarak, "Kim o?" diye bağırmış. Şeytan, Firavun'a, "Sen in*sanlara hem, 'Ben sizin en yüce rabbinizim.' diyor, tanrılık iddia ediyorsun, hem de daha kapının arkasında kimin olduğunu bile bilmi*yorsun, bu nasıl tanrılık böyle?" diyerek dalga geçmiş.
Şeytan birgün elinde büyük bir ip yumağı ile gidiyormuş. Adamın birisi, "Sen bu iplerle ne yapıyorsun?" diye sormuş. Şeytan, "İnsanları bağlayıp, istediğim yere götürüyorum." demiş. O adam, "Peki haydi beni bağla ve peşinden sürükle bakalım!" demiş. Şeytan, "Şu anda bir iş peşindeyim, istersen beraber gidelim. Onu bitirince ben sana nasıl bağladığımı göstererek merakını gideririm. Yalnız şimdilik, düş peşi*me." demiş. Şeytana kanan adam, onun arka*sına takılmış. O dere senin, bu tepe benim ak*şama kadar şeytanın peşinde dolaşmış. Sonunda canı sıkılınca: "Yeter be... Bağlayacaksan bağla da nasıl peşinden sürüklüyorsun göre*lim." demiş. Şeytan o hınzır gülüşüyle adama demiş ki: "A koca ahmak, ben sana hiç ip bağ*lamadan bu kadar peşimden sürükledim. Bir de boynuna ip geçirmek için niye zahmet ede*yim ki?"
Hakikaten dikkat ediyorum, en çok şeytanın peşinden koşanların en çok şeytanı İnkâr eden İnsanlar olduğunu görüyorum. Hatta onlar, "Yok canım şeytan diye bir şey mi olurmuş? Öyle şeylere inananlar çağ dışı kalmış kişiler*dir." diye bir de akıl vermeye çalışıyorlar. Şim*di bunlar acaba yukarıda anlattıklarımdan çok mu farklılar? Bence aynı kategoride bulunuyor*lar, harta ondan daha da geri bir durum sergi*liyorlar. Çünkü iç sezgilerini olsun hiç dinlemi*yorlar.
Kim bilir şeytan onlarla ne gibi espiriler ya*pıyordur?...
menba-2.cilt-seytan
Birgün şeytan Firavun'un yatak odasının ka*pısını hızlı hızlı vurmaya başlamış. Firavun da, bu densiz kapı vuruştan rahatsız olarak, "Kim o?" diye bağırmış. Şeytan, Firavun'a, "Sen in*sanlara hem, 'Ben sizin en yüce rabbinizim.' diyor, tanrılık iddia ediyorsun, hem de daha kapının arkasında kimin olduğunu bile bilmi*yorsun, bu nasıl tanrılık böyle?" diyerek dalga geçmiş.
Şeytan birgün elinde büyük bir ip yumağı ile gidiyormuş. Adamın birisi, "Sen bu iplerle ne yapıyorsun?" diye sormuş. Şeytan, "İnsanları bağlayıp, istediğim yere götürüyorum." demiş. O adam, "Peki haydi beni bağla ve peşinden sürükle bakalım!" demiş. Şeytan, "Şu anda bir iş peşindeyim, istersen beraber gidelim. Onu bitirince ben sana nasıl bağladığımı göstererek merakını gideririm. Yalnız şimdilik, düş peşi*me." demiş. Şeytana kanan adam, onun arka*sına takılmış. O dere senin, bu tepe benim ak*şama kadar şeytanın peşinde dolaşmış. Sonunda canı sıkılınca: "Yeter be... Bağlayacaksan bağla da nasıl peşinden sürüklüyorsun göre*lim." demiş. Şeytan o hınzır gülüşüyle adama demiş ki: "A koca ahmak, ben sana hiç ip bağ*lamadan bu kadar peşimden sürükledim. Bir de boynuna ip geçirmek için niye zahmet ede*yim ki?"
Hakikaten dikkat ediyorum, en çok şeytanın peşinden koşanların en çok şeytanı İnkâr eden İnsanlar olduğunu görüyorum. Hatta onlar, "Yok canım şeytan diye bir şey mi olurmuş? Öyle şeylere inananlar çağ dışı kalmış kişiler*dir." diye bir de akıl vermeye çalışıyorlar. Şim*di bunlar acaba yukarıda anlattıklarımdan çok mu farklılar? Bence aynı kategoride bulunuyor*lar, harta ondan daha da geri bir durum sergi*liyorlar. Çünkü iç sezgilerini olsun hiç dinlemi*yorlar.
Kim bilir şeytan onlarla ne gibi espiriler ya*pıyordur?...
menba-2.cilt-seytan