Bir akşam vakti Allah dostlarından Seyyide Tün Nefise’nin kapısı çalınıyor.
Komşuları, gayrimüslim bir çift. Bir ricaları var:
-Komşu, sen de biliyorsun, bizim felçli bir kızımız var. Önemli bir işimiz çıktı, sabaha kadar gelemeyebiliriz. Biz gelene kadar Allah için kızımıza bakabilir misin?
- Ne demek, siz işinize bakın, evladınızı düşünmeyin, der.
Anne baba işlerine, Seyyide Tün Nefise felçli kızın yanına gider.
Saatler saatler… Allah dostunun gözleri, kızın üzerinde, sevgi dolu bakışlar ve kızdan sevgi dolu karşılıklar…
İçi bir an bir garip oluyor. Gönül diliyle:
- Allah’ım Allah’ım, şu güzel kızı ayağa kaldır ve ona hak yolu nasip et… diye yakarıyor..
Anne ve baba dönüyorlar.
Komşularının ayağının dibinde oturmakta olan hasta kızları, büyük bir mutluluk içersinde, kapının açılmasıyla birlikte ayağa fırlıyor…
ve hepsi artık Allah’ın razı oldukları içerisinde, İslamın içinde…
Komşuları, gayrimüslim bir çift. Bir ricaları var:
-Komşu, sen de biliyorsun, bizim felçli bir kızımız var. Önemli bir işimiz çıktı, sabaha kadar gelemeyebiliriz. Biz gelene kadar Allah için kızımıza bakabilir misin?
- Ne demek, siz işinize bakın, evladınızı düşünmeyin, der.
Anne baba işlerine, Seyyide Tün Nefise felçli kızın yanına gider.
Saatler saatler… Allah dostunun gözleri, kızın üzerinde, sevgi dolu bakışlar ve kızdan sevgi dolu karşılıklar…
İçi bir an bir garip oluyor. Gönül diliyle:
- Allah’ım Allah’ım, şu güzel kızı ayağa kaldır ve ona hak yolu nasip et… diye yakarıyor..
Anne ve baba dönüyorlar.
Komşularının ayağının dibinde oturmakta olan hasta kızları, büyük bir mutluluk içersinde, kapının açılmasıyla birlikte ayağa fırlıyor…
ve hepsi artık Allah’ın razı oldukları içerisinde, İslamın içinde…
