Yeniden Doğuş

  • 》》 Biraz mavi , biraz telaş , biraz bahar , biraz sessizlik ,biraz deniz kokusu, biraz huzur , bir parça turuncu ♧ Hoşgeldin Yaz ♧

Hasbi

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
5 Eyl 2005
Mesajlar
317
Aldığı Beğeniler
1
Merak ediyorum bu zamana kada sigara ile çeşitli kurumların ve örgütlerin sigarayla ilgili çalışmaları vardır . Peki bu sigaranın ne gibi faydaları vardır...Yahutta zararları..Bir faydası oldu u söyleniyor sigaranın Sigara içen kişinin evine hırsız girmezmiş çünkü öksürükten uyuyamazmış bir faydasıda sigara içen kişi yaşlanmazmış çünkü yaşlanmadan ölürmüş bu bir kaçı sizde sigaranın faydası ve zararları ile ilgili paylaşımlarınızı aktarırsanız daha bilinçli oluruz İnşaAllah.
 

fzehra

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
25 Ağu 2005
Mesajlar
9,365
Aldığı Beğeniler
1,490
Konum
İstanbul
Sigara çok zararlı bir maddedir


Tütünün etkili maddesi olan nikotinin, bir damladan az miktarı insanı öldürür. Bir sigara içinde bulunan nikotin, deri altına şırınga edilirse, iki insanı öldürür. Tütün dumanında nikotinden başka birçok şiddetli zehirler vardır. Mesela, bir sigara, dumanında bir miligram siyan asidi, % 5 karbon monoksit, amonyak, % 1,5 kükürtlü hidrojen mevcuttur.


Sigara yanarken nikotinin % 25i harap olur. % 30u dumanla havaya gider. % 45i de sigara içinden a za do ru çekiliyor ise de, bunun üçte ikisi sigaranın so uk kısmında sıvı halde kalıp, a za, sigaradaki nikotinin, ancak % 15i dahil olur. A za giren nikotinin mühim bir kısmı, tükürük ile mideye gidip mide ifrazını azaltarak iştahı keser. Nikotin, a ız ve mide zarlarında kana karışır. Kanla dolaşan nikotin, böbrek üstü bezlerini tahriş ederek adrenalin ifrazı artıp tansiyon yükselir ve derideki damarlar sıkışarak, renk solar, ishal yapar. Safra yollarını daralttı ından safrası ve karaci eri zayıf olan, fazla tütüne dayanamaz.



45 yaşın altındaki genç erkeklerden, kroner kalb hastalıklarından ölenlerin % 80i sigara tiryakisidir. Sigara içenlerde akci er kanseri, içmeyenlere nispetle 15 kat fazladır. Akci er kanserine yakalanan hastaların % 94ünün sigara tiryakisi oldu u ortaya çıkmıştır. Sigara içmeyen kadınlarda kısırlık % 3,8 iken, sigara içenlerde bu oran % 41dir. Günde bir paket sigara içilen evlerdeki çocukların da, günde 5er adet sigara içmiş gibi oldu u tespit edilmiştir. Sigaradan bir nefes çekip üfleyen kimse, dumanla beraber çevreye 70 mg yanmış madde ve 25 mg. karbonmonoksit vererek etrafındakileri zehirlemektedir.


Bacaklarında damar tıkanıklı ı olan kişilerin % 90ının sigara içenlerden oldu u ilmi bir gerçektir. Sigara içenle, sigara ile kirlenmiş havayı teneffüs eden arasında, gördü ü zarar bakımından fark azdır. Sigara içilen yerde duranın % 70 sigaranın zararından etkilenir. Gerek hamilelik öncesinde, gerekse hamile ve emzikli iken sigara ve alkole devam eden ana babalar, çocukların hayatlarına kastetmiş sayılırlar. O halde ilk fırsatta sigarayı bıkmaya çalışmalıdır.


Sigarayı bırakmak için
1- Sigarayı bırakmaya kesin karar verip bu işte iradeyi sonuna kadar kullanmak gerekir.

2- Sigarayı birden bırakınız! Zira birden bırakmanın daha başarılı oldu unu tecrübeler göstermiştir. Birden bırakamayan da yavaş yavaş bırakmalıdır.

3- İlk iş olarak sigara içen ve sizi sigaraya iten arkadaşlardan ve onlarla işbirli i yaptı ınız çevreden uzaklaşınız! (Kahvehane, oyun yerleri vs.)

4- Sigara içen ve sigarayı hatırlatan her şeyden uzak durun! (Sigara paketi, kibrit gibi)

5- Sizde sigara arzusu uyandıran yiyecek ve içeceklerden uzak durunuz. Genellikle sebze, meyve ve sulu yiyecekleri tercih edin.

6- Bilhassa sigara arzusu arttı ı hallerde bir bardak su içiniz!

7- Planlı, disiplinli ve faal bir yaşama şeklini benimseyiniz!

8- Sizi strese sokacak konulardan ve tartışmalardan uzak durunuz!

9- Boş zamanlarınızı faydalı çalışmalarla ve açık havada yürüyüşlerle de erlendiriniz.

10- Mümkünse birkaç arkadaşla, grup halinde bırakın!

11- Sigarayı bıraktıktan sonra, her geçen günün sa lı ınıza getirdiklerini hatırlayarak kendinize olan güveni pekiştirmelisiniz!

12- Bu arada kilo almaktan korkulursa, şekerli, tuzlu, unlu, nişastalı ve fazla ya lı yiyeceklerden uzak durmalıdır.

13- Sinirlerin güçlenmesi ve fizik mukavemetin artması bakımından B vitaminince zengin gıdalar tercih edilmelidir!

14- Gece hayatından uzak durmalıdır!

15- "Bir adet sigaradan ne çıkar" gibi aldatıcı tekliflere kanmayınız! Zira, bu tek sigaranın bu yoldaki bütün emeklerinizi boşa çıkarabilece ini unutmayın!

16- Şimdi bazı ilaçlar çıkmıştır. Sigarayı bırakmakta büyük rolleri vardır.
 

fzehra

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
25 Ağu 2005
Mesajlar
9,365
Aldığı Beğeniler
1,490
Konum
İstanbul
Tütün içmek haram mıdır?


Tütün, sigara içmek haram mıdır? İslam âlimleri bu konuda ne bildirmişlerdir?

CEVAP

Dürr-ül-muhtar kitabının beşinci cildinde buyuruluyor ki:

Hanefi âlim İbni Nüceymi Mısri, Eşbah kitabında diyor ki:

Âyet-i kerimede ve hadis-i şeriflerde haram oldu u bildirilmeyen şeyler, aslı üzere helal olur. Veya helal ve haram diye hüküm verilemez. Hanefi ve Şafii âlimlerinin ço u, böyle şeyler helal olur dedi. İbni Hümam, Tahrir kitabında da böyle söylüyor. Bunun için, Besmele ile kesildi i bilinmeyen hayvana ve zararı görülmeyen ota helal denir. Tütün de böyledir. Âlimlerin ço una göre, helaldir. Birkaçına göre ise, hüküm verilemez. [Uyun-ül-besairde, Hamevi Eşbahı şerh ederken, (Buradan tütün içmenin helal oldu u anlaşılıyor) buyuruyor.]



Hanefi âlimlerinden, Şam müftüsü, Abdürrahman İmadi, Hediye adındaki kitabında, (Tütün; so an, sarmısak gibi mekruhtur) buyurdu. İbni Abidin, bu satırları açıklarken buyuruyor ki:

Vehbaniyye şerhinde, (Tütün içmek ve satmak yasak edilmelidir) diyor. [Tütünü yasak eden dördüncü Murad han zamanında bulunan Şernblali de, (Halife mubahları yasak edince haram olur) diyerek, tütün yasak edilmeli demiş, fakat yine de haram veya mekruh dememiştir.]



Mısırda, Maliki âlimlerinin büyüklerinden Ali Echüri hazretleri tütünün helal oldu unu bildiren kitap yazıp, dört mezhep âlimlerinin, tütünün helal oldu unu bildiren fetvalarını nakletmiştir.



Abdülgani Nablüsi hazretleri de tütünün mubah oldu unu bildiren, Essulhu beynelihvan kitabında diyor ki:

Tütün bazılarına zarar verirse, yalnız bunlara haram olur, başkalarına haram olmaz. Bal, safra hastasına zarar verir. Fakat, başkalarına haram de ildir. Herşey aslında helaldir. Haram veya mekruh diyebilmek için, delil lazımdır. Şarap habislerin en kötüsü iken ve Resulullah İslamiyetin bildiricisi oldu u halde, şaraba haram demedi. Âyet-i kerime ile yasak edilmesini bekledi. O halde, tütün içmek mubahtır, helaldir. Kokusu ise taban mekruhtur. Şeran mekruh de ildir.



İbni Abidin hazretleri devam ederek buyuruyor ki:

Tütün içmek Şafiide haram de il, tenzihen mekruhtur. Hatta, zevce tütünü bırakınca, zarar görmezse, meyve gibi olur. Kocasının tütün parası vermesi lazım olur. Tütünü bırakınca, kadın zarar görürse, ilaç gibi olur.



Tütünü haram sananların vesika olarak ileri sürdükleri, Berika kitabının sahibi Muhammed Hadimi hazretleri diyor ki:

Bazıları, (Tütün ve kahve kullanmak da, âdette biattir. İkisi de haram de ildir ve mekruh da de ildir. Do rusu da budur. Bunlara haram diyen, âdette bidati haram etmiş olur) dedi. Bize göre, kahve belki böyledir. Fakat, bunu da, kullanmamak daha iyidir. Çünkü, hakkında söz birli i yoktur. Tütüne gelince, haram olmadı ı do ru ise de, mekruh oldu unda şüphe yoktur. Çünkü, helal olmasında söz birli i yoktur. Hadis-i şerifte, (So an, sarmısak yiyen, mescidimize gelmesin) buyuruldu. Çünkü, melekler pis kokudan incinir. Cüzzam, baras hastaları, yarası kokanlar, üzeri balık kokanlar da böyledir. tütünü içmek de bunun için mekruh olur dedi. Salih olan kimse, bu hadis-i şeriften korkarak tütün içmez. (Berika)



Abdülgani Nablusi hazretleri diyor ki:

Tütün ve kahve için çeşitli şeyler söyleniyor ise de, sözün do rusu, ikisine de haram ve mekruh dedirtecek bir sebep yoktur. Her ikisi de, (Âdette bidat)dir. Herhangi bir sebep göstererek bunlara haram diyen kimse, âdette bidat olan şeye haram demiş olur. Âdette bidate haram denilemeyece ini, cumhuri ulema bildirmiştir. (Hadika s.143)



İsmail Hakkı hazretleri, ilk zamanlarında tütünün haram oldu unu yazmıştı. Çünkü, sultan Murad, tütün içmeyi yasak etmişti. İçen öldürülüyordu. Bu âlim, tütünü de il, tütün içmeyi, idama sebep oldu u için haram demişti. Hükümet, tütün yasa ını kaldırdıktan sonra, yazdı ı kitabında, tütünün haram olmadı ını bildirmiştir. [Bursada Orhan kütüphanesinde bu kitap vardır.]



Maliki âlimlerinden Ali Echüri hazretleri buyuruyor ki:

Tütün, aklı gidermiyor. Necis de de ildir. Böyle olunca, tütün içmek haram de ildir. Başka türlü zararlara sebep olursa haram olur. Zarar vermeyen kimseye haram de ildir. Afyonu, aklı gidermeyecek az miktarda yemek caiz oldu u gibi, tütünü de aklı gidermeyecek miktarda içmek caiz olur. Bu ise, insanlara göre ve içilen miktara göre de işir. Bir kimsenin aklını gideren miktar, başkasının aklını gidermez. Tütün haramdır, diye kesin söylenemez. Bunu ancak din cahili olan söyler. Aklı gidermeyince, helal oldu u anlaşılmaktadır. Tütün, israf oldu u için haramdır da denilemez. Çünkü, mubah olan şeyi almak için verilen mal israf olmaz. Zararlı oldu undan haramdır demek de ilmi bir söz de ildir. Çünkü, zarar verene haram olur. Zarar vermeyene haram olmaz. Hanefi âlimlerinden şeyh Muhammed Nihriri, uzman doktorun sözü ile veya tecrübe ile zarar verdi ini anlayan kimseye tütün içmek haram olur. Böyle kesin anlaşılmadıkça, helal oldu una fetva vermiştir. Tütün hakkında bir hadis yoktur. Hanbeli âlimlerinden Meri bin Yusüf Mukaddisi, Tahkikul-burhan fi-şanid-duhan kitabında, başka zarar vermedikçe tütünün haram olmadı ını, ateş dumanını a za çekmek gibi oldu unu, bunun haram olaca ını ise kimsenin bildirmemiş oldu unu yazmaktadır. Yeni meydana çıkan bir şey, mubaha benzerse mubah olur. Harama benzerse haram olur. Aklı olan bir din adamı, tütünü elbet mubahlara benzetir. Zarara sebep olmadıkça haram diyemez. Aklı gidermeyecek kadar tütün içmenin haram olmadı ını dört mezhep âlimleri sözbirli i ile bildirmişlerdir. (Gayet-ül-beyan)



Tütün, aklı giderir veya zarar verirse yahut nafakası vacip olanın nafakasını terke veya namazın vaktini kaçırmaya sebep olursa, haram olur. Başkalarının içmesi haram olmaz. Uyuşturucu maddenin aklı gidermeyen kadar az miktarını satmak da caizdir. (Celal-ül-hak fi keşfi ahvali şiraril-halk)



Tütün içmek, alkollü içkiler ve afyon, morfin, esrar ve benzerleri uyuşturucu maddeler gibi, haram edilmemiştir. İbni Abidin, (Zebaih) kısmında, (Allahü teâlânın, helal ve haram diye açıklamadı ı şey, Allahü teâlânın af etti i şeylerdendir) hadis-i şerifini yazarak, haram oldu u bildirilmeyen ve haram edilmiş olanlara benzemeyen her şeyin mubah oldu unu göstermektedir.



Kötü alışkanlık, haram işlemeye alışmak demektir. Haram olmayan şeyi kullanmaya kötü alışkanlık denmez. Bo azına düşkün olanlar, yiyece e benzetilemez diyerek de tütünü kötülüyorlar. Tütün bitkisini yakıp, dumanını çekmek, ihtiyaç de il, caiz olmaz diyorlar. Günnük, ud a acı, tütsü otunu yakıp koklamak mubahtır. Bunlar, yenmez, içilmez, caiz olmaz denemez. Ölülerde ve dirilerde kullanılması sünnet olan şeyi de, yakılıp dumanı savruluyor diye, kötülenemez. Bunlar ve pis kokulu otlar, Araf suresindeki, (Yerden çıkardı ı ziynet) kelimesine dahil olunmuştur. İbni Abidin hazretleri buyuruyor ki:

(Çok yiyince sarhoş eden katı madde ve otların aslı temizdir, mubahtır) (Redd-ül-muhtar 5/ 295)



Bir kimseye zarar veren mubah şey, ona haram olur. Zarar vermedi i kimselere haram olmaz. Aşırı içen bazı kimselere zarar verirse, bunların çok içmesi haram olur. Fakat, bunların az içmelerine ve zarar görmeyenlere de haram olur denilemez. Ço u zarar veren şeyin azı da haram olur demek pek yanlıştır. Her şeyin ço u zarar verir. Ekme in, suyun da ço u, zarar verir. Bunun içindir ki, doyduktan sonra yemek haramdır. Fakat, ço u zarar veriyor diye, az yemek, içmek, haram olur mu?



Abdülgani Nablusi hazretleri buyuruyor ki:

Yemesi, içmesi zararlı olanlar üçe ayrılır:

1- Öldürücü olanlar. Her zehir, cam tozu ve benzerleri böyledir. Bunları yemek, içmek haramdır.

2- Öldürücü olmayanlar. Toprak, çamur, kil ve benzerleri böyledir. Bunları çok yemek, içmek mekruh olup, zararsız miktarları mubahtır.

3- Organlarında zafiyet olanlara zarar verenler. Sa lam olanlara zarar vermezler. Bazı kimselere balık eti, süt, yumurta, biber gibi şeyler zarar verir. Bunlar, yalnız zarar verenlere haram, mekruh olur. Zarar vermeyenlere ise mubahtır. (Hadika)
 

Hasbi

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
5 Eyl 2005
Mesajlar
317
Aldığı Beğeniler
1
Allah(c.c.) razı olsun Abla.

sanırım bu yazınızı okuyan tiryakilerin biras olsun ben ne içiyorum suali akıllarına gelir ve hem ekonomiye hemde sa lı a zarar veren bu ba ımlılık yapan maddeden kurtulurlar...

Allah(c.c.) tiryakilere bir an önce bırakmayı nasip etsin.
 

Hira

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
9 Eyl 2005
Mesajlar
301
Aldığı Beğeniler
0
Sigara içen insanın ömrü kısa, ameli az olur derler..İnşaAllah Hasbi kardeşimin de duasında dedigi gibi "tiryailerine bırakmak nasip olur" Amin.
 

fzehra

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
25 Ağu 2005
Mesajlar
9,365
Aldığı Beğeniler
1,490
Konum
İstanbul
Tütüne zararlıdır diyenler üçüncü maddeye dahil ediyorlar. Her içeni öldürücü bir zehir oldu unu bildiren bir ilim adamı yoktur. Tütündeki nikotinden dolayı, günde bir iki sigara içen zehirlenir diyen de yoktur. Çünkü bu söz, havada, bo ucu olan karbondioksit gazı bulundu u için, nefes alan zehirlenir demeye benzer. Nikotinden çok daha zehirli olan siyanür asidi, acı bademde de vardır. Bu zehirden dolayı acı badem yemek haramdır, mekruhtur diyen yoktur. Her şeyi fazla yemek, içmek zararlı olur. Aşırı tütün içmek elbette zararlıdır. Bunun için sigara herkese zararlıdır, kansere sebep olur diyerek, günde 1-2 sigaranın da zararlı olaca ını sanmak, bu yüzden haram veya mekruh demek ilme aykırıdır.

Hanefi âlimi seyyid Ahmed Tahtavi diyor ki: Şafii âlimlerinin ço u, tütüne tenzihen mekruh dedi. Hanefi mezhebinde, so an, sarmısak gibi tenzihen mekruhtur. (Dürr-ül-muhtar haşiyesi)



İbni Abidin, abdestin sünnetlerini anlatırken diyor ki:

Pezdevi üsulünde denildi i gibi, haram oldu u açıkça bildirilmeyen her şey, sözbirli i ile mubahtır. Çünkü, Allahü teâlâ Bekara suresinde, (Yerlerde olan her şeyi sizin için yarattım) mealindeki âyet-i kerimede, hepsinin mubah oldu unu bildirmektedir. Tahrir kitabında bildirildi i gibi, Hanefi ve Şafii âlimlerinin ço unlu una göre, her şey yaratılışında helaldir. Ekmel-üd-din, (Pezdevi) şerhinde de böyle bildiriyor ve bir şeyin haram oldu unu işitmeyen kimselerin, o şeyi yemesi mubahtır diyor. İmam-ı Muhammed, (Leş ve şarap, yasak edildikten sonra haram oldu) diyerek, her şeyin aslında mubah oldu unu, yasak edilince haram olduklarını bildiriyor.



Milyonlarla salih Müslümanın ve halife-i müsliminin, şeyh-ül İslamların kullandı ı şeye, kendi aklı ile kötü alışkanlık demek, bunu haramlara benzetmeye kalkışmak, ancak cahillerin yapaca ı iştir. İkinci Abdülhamid han tütün içerdi. Kendisine Şemdinan ve İskeçe şehrinden tütün gelirdi. İskeçe, Şemdinan ve Samsun tütünleri, kıyılmış halinde, latif kokmaktadır. Çubu a koyup içerlerken, etrafa hoş kokusu yayılmaktadır. Bozuk, karışık tütün içerken iyi kokmazsa, halis ve hoş kokulusu kötülenemez. Acı biberi sevmeyen kimse, tatlı biberi, hatta acısını da kötüleyemez. Bunlara mekruh diyemez. E er derse, sözünün kıymeti olmaz. Herkes, sevmedi i şeye haram, mekruh derse, din-i İslam, Hıristiyanlı a döner. Onun gibi karmakarışık olur.



Tütünü bırakmak nefis ile mücadele sevabı kazandırmaz. Bedene ihtiyacını vermemek, zulüm olur.

Günah olur. Nefs, ihtiyaca kavuşmakla doymaz. İhtiyaçtan fazlasını ve haramları ister. O halde, nefisle mücadele, haramlardan ve mubahların fazlasından sakınmaktır. Günde bir kere tütün içmemek, nefisle mücadele de ildir. Tütünü, sıhhate ve keseye zararlı olacak miktarda fazla içmemek mücadeledir. Yalnız tütün ile de il, bütün mubahlarla da nefis mücadelesinin böyle olması gerekir.



Tütünü, afyona benzetmek de, onun herkese haram olaca ını göstermez. Tersine olarak, zarar yapmayacak kadar az içenlere mekruh bile olmadı ını, gösterir. Çünkü müctehidler, afyon gibi uyuşturucu maddeleri, haram olan içkilerden ayırmaktadır.



Dürr-ül-muhtar 3. cilt, 166.sayfada, (Benc veya Ban otu denilen uyuşturucu otu yemek mubahtır. Çünkü ottur. Bununla sarhoş olmak haramdır) diyor. İbni Abidin hazretleri bunu açıklarken buyuruyor ki:

(İmam-ı Muhammede göre, ço u sarhoş edenin azı da haram olması, sıvı olan içkiler içindir. Böyle olmasaydı, safran, anber gibi, fazlası sarhoş eden birçok katı maddelerin az miktarını yemek de haram olurdu. Bunlara haram diyen hiçbir âlim yoktur. Ban otu ve benzeri zehirli otların necis oldu unu hiçbir âlim bildirmedi. Ban otunun ilaç olarak kullanılması caizdir. Aklı giderip keyif verici olarak kullanılması caiz de ildir. İmam-ı Muhammedin sözü sıvı haldeki içkiler içindir. Ban otu ve benzerleri, katı oldukları için, ancak sarhoş olmak için kullanılmaları haram olur. Bu da, çok miktarda kullanılmaları haram olur demektir. Az miktarda kullanılmaları haram olmaz. Mesela, Amber ve benzerlerini koku için ve Skamonya denilen zehirli mahmude otunu müshil olarak kullanmak ve di er katı zehirli ilaçları az miktarda kullanmak haram olmaz. Caiz olur. Zarar veren çok miktarlarını kullanmak haramdır.) [Redd-ül muhtar]



Tütün abes de de ildir. Abes, faydasız iş yapmaya, boş yere vakit geçirmeye denir. Çalgı ile, oyun ile vakit geçirmek böyledir. Tütün, vakit öldüren bir iş de ildir ki, abes denilsin. Tütün içmek, faydalı iş yapmaya mani olmuyor. Tütün içerken kitap okunur. Misafir ile sohbet edilir.



Büyüklerin yanında, camilerde, vaazlarda, muhterem yerlerde içilmemesi de, haram veya mekruh olaca ını göstermez. Büyüklerin yanında yatılmaz. Bunlara ve Kâbeye karşı ayak uzatılmaz. Vaazda, derste ekmek bile yenmez. Böyle, birçok yerlerde ve sıkıntı duyanların yanında yapılmayan çok şey vardır ki, başka yerlerde ve yalnız iken hiçbiri haram veya mekruh de ildir. Camide alış veriş etmek, yüksek sesle konuşmak, kan aldırmak mekruhtur. Fakat bunlar, cami dışında mekruh de ildir.

İhtiyaç deyince yalnız yiyip içecekleri anlamak, pek basit bir görüştür. Bedenin, ruhun çeşitli ihtiyaçları oldu u, din kitaplarında yer almaktadır. Bütün duyu organlarımızın farklı ihtiyaçları oldu u gibi, sinir sisteminin, hatta her organın ayrı ihtiyaçları vardır. Bu ihtiyaçların, ekmek, su gibi önemli oldu u, herkesçe bilinmektedir. Fıkıh kitaplarında, akla gelmeyen, çeşitli ihtiyaçlar görüyoruz. Mesela, Dürr-ül-muhtarda, (Burnu ve teri silmek için mendil satın almak, ihtiyaç için olursa caizdir. Gösteriş için olursa, tahrimen mekruhtur) diyor.



Görülüyor ki, bir şeyi kullanmak bile, niyete göre ihtiyaç olmaktadır. Doyduktan sonra yemek haramdır. Fakat, oruç tutmak veya misafiri utandırmamak için olunca, helal, hatta sevap oluyor. Misafire ikram için, haram, helal oluyor da, haram olmayan tütünü ikram etmek neden suç olsun? Tütünü kötüleyenler, bu hücumlarını, keşke, İslamiyetin haram etti i şeylere karşı yapsalardı, çok sevap kazanırlardı. İslama büyük hizmet etmiş olurlardı. Fakat, şeytan herkesi bir taraftan yakalıyor. Hem İslamiyete saldırtıyor, hem de, ibadet yaptı ını sanarak, kibre, ucba sürüklüyor. Bunları anlamadan konuşmak, dine de, söz sahibine de kusur getirir. Hissi, yani kendi görüşlerini, dinin emirleri ve yasakları durumunda göstermeye kalkışmak ve yapılan işlerin, helal mi, haram mı olaca ını ayırırken taassuba kapılıp, nasslara dayanmamak felakettir.



Birkaç âlim ise, nafakadan kesilmesi, dumanı ile başkasını rahatsız etmesi, çok içerek bedene zarar vermesi... gibi şartlarda tütüne haram veya mekruh demişlerdir. Yoksa, mücerret [soyut olarak] tütünün içilmesini kötüleyen hiçbir âlim yoktur. El-Ukud-üd-dürriyyenin ve Hadika ikinci cildinin sonunda, tütünün haram olmadı ı vesikalarla ispat edilmiş ve Tahtavinin Merakıl-felah haşiyesi, orucu bozanlarda da uzun yazılıdır.



Şam âlimlerinden Mustafa Rüştünün Tuhfet-ülihvan ma kile fiddühan kitabında, insanın sıhhatini bozan, zarar veren şeyleri ve israfı uzun anlattıktan sonra, tütünün böyle olmadı ını bildiriyor. Tütüne haram demek, vera ve takva da olmaz. Vera sahipleri, Allahü teâlânın haram etmedi i şeye, haram diyemez diyor. Hanefi âlimlerinden allame Abdüllah bin Muhammed Nihriri ve Şafii âlimlerinden Ali bin Yahya Nevreddin Ziyadi ve Abdürraufi Münavi ve şeyh Ali Şevberi ve şeyh İsmaili Sencidi ve Maliki âlimlerinden allame Külli ve Hanbeli âlimlerinden şeyh Meri, tütünün haram olmadı ına fetva vermişlerdir diyor. Zararı ve lüzumu olmayan şey için mubah, zihin durgunlu unu giderip, hafızasını kuvvetlendirene mendub, terk edince zarar verene vacib, kullanınca zarar verene haram, içmek istemeyene, tütün içmesi mekruh olur, diyor. Şarap böyle de ildir. Şaraba alışan, tövbe etse, şarabı terk etti i için hasta olup, ölse, sevap olur.



Âlimlerin ço u tütüne mubah demiştir. Mesela Şeyh-ul İslam Ebülbeka, Ahmed bin Ali Hariri, İsmail Meraşi, kadi Abdürrahim, Ganim bin Muhammed Ba dadi, Şeyhul İslam Behai, Muhammed Tarsusi, Muhammed Kehvaki, Mısır âlimlerinden Yusüf Decvi ve Muhammed bin Abdülbaki Zerkani, allame Abdülgani Nablusi, Abdürrahman bin Muhammed İmadi, allame Ali Echüri, Mahmud-i Samini, Osman Bedreddin, seyyid Abdülhakim efendi, büyük âlim, veliyyi kâmil mevlana Halid-i Ba dadi hazretleri buyuruyorlar ki:

(Zarar ve alışkanlık yapmayacak kadar az içilen tütüne haram ve mekruh demekten sakınmalı, kesesine ve sıhhatine zarar vermeyecek kadar az içenleri fasık, günahkâr bilmemelidir.)



Tütün içmek israf mıdır?

İsraf, malı haram olan yere vermektir. Azı da, ço u da israf olur. Büyük günah olur. İçki ve kumar için vermek böyledir. Sigara haram olsaydı, buna az veya çok verilen para israf olurdu. İmam-ı Rabbani hazretleri buyuruyor ki:

(İnsanın bazı arzuları, tabiatından ileri gelmektedir. Hiç kimse bu isteklerden kurtulamaz. Mesela, sıcakta, insanın tabiatı serin bir şey içmek ister. So ukta, sıcak bir şey ister. Böyle istekleri yapmak nefse uymak de ildir. Çünkü, tabiatımızın zaruri istekleri mubahtır. Bu ihtiyaç maddelerini lazım oldu u kadar kullanmak sünnettir. Çünkü, bu tabii istekler nefsi emmarenin arzularının dışındadır. Nefis, mubahların lüzumundan fazlasını ve haramları ister.) [Mektubat 3/27]



Malı, ihtiyaç olan mubahlara harcamak israf de ildir. Günah olmaz. Sigaraya alışmış kimsenin tabiatı ekmek ister gibi, tütünü istiyor. Böyle kimsenin, ihtiyacı kadar kullanması israf olmaz.
 

fzehra

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
25 Ağu 2005
Mesajlar
9,365
Aldığı Beğeniler
1,490
Konum
İstanbul
Sigara hakkında sual cevaplar


Felsefeci bir hoca, (Sigaranın haram oldu una dair en büyük delil şudur. Sen Resulullahın huzurunda sigara içebilir misin) diyor. Sonra kendisi cevap veriyor, (İçemezsin, içersen saygısızlık olaca ı için küfür bile olur. O halde, Resulullahın huzurunda içilmeyen bu mereti Allahın huzurunda nasıl içersin?) diyor. Hocanın sözü do ru de il mi?

CEVAP
Çok yanlış bir kıyas. Peygamber efendimizin huzurunda yapılamayan ve AllahIn huzurunda yapılmasında mahzur olmayan çok şey vardır. Mesela bir kimse, Resulullahın huzurunda hela ihtiyacını yapamaz, eşi ile beraber olamaz. Ama bunları Allahın huzurunda yapmak günah olmaz. Çünkü Allahın görmedi i yer yoktur. Bunun için sigaraya bir delile dayanmadan haram demek çok veballi bir iştir. Çünkü meşhur olan helale haram, harama helal demek küfür olur.



Kadının sigara içmesi, erke e göre daha uygunsuz. Külhanbeyi gibi, bacak bacak üstüne atıp, dumanını insanın yüzüne karşı üflemesi do ru mudur?

CEVAP
Bir şey zararlı ise, kadına da erke e de uygun olmaz. Şu kadar var ki, bir ülkenin örf ve âdetine uymak gerekir. Uyulmazsa tuhaf karşılanır. Bazı şeyler zengine ayıp sayılmasa da, fakir için ayıp sayılır. Mesela dolmuşla gidece i yere taksiyle gitmesi fakir için uygun karşılanmaz. Zenginin en lüks vasıta ile gitmesi uygunsuz olmaz. Hatta şükretmek için nimeti göstermek olur. Çünkü Allahü teâlâ, (Verdi im nimetleri kullananları severim) buyuruyor.



Bazı şeyler hem zengin, hem de fakir için kötüdür. Mesela kibir böyledir. Fakat fakirin kibirli olması daha kötüdür. Allahü teâlâ kibirli fakire bu zeder. Zina büyük günah ve çok çirkin bir iştir. Fakat ihtiyarın zina etmesi daha çirkin, daha kötüdür. Hadis-i şerifte buyuruluyor ki:

(Yedi kat gök ve yer, zina eden ihtiyara lanet eder.) [Bezzar]

İyi işler, güzellikler de böyledir. Bir hadis-i şerifte buyuruluyor ki:

(Güzellik, kiminde daha güzeldir. Mesela adalet güzeldir, fakat idarecide daha güzeldir. Cömertlik güzeldir, zenginde daha güzeldir. Haya güzeldir, kadında daha güzeldir.) [Deylemi]



Şimdi sorunuza gelelim. Sigara içerek, başkasını rahatsız etmek hoş de ildir. Örf ve âdetimize göre, kadının sigara içmesi de pek hoş karşılanmaz.
 

Hekimoglu

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
17 Ağu 2005
Mesajlar
1,861
Aldığı Beğeniler
191
Konum
Amerika
Gecen biriyle konusuyordum...konu sigaradan acildi ve kendisi tiryakilerden...Kardesim kendinize cok yazik ediyorsun,cok iciyorsun...dedim.

Ama de derse begenirsiniz:Sigara icende ölüyor icmeyende....Bende uzatmaya gerek duymadigimdan,dediklerimin bosa gidecegini bildigimden birsey demedim....
 
Üst Alt