HUTBE
SIHHAT VE BOS ZAMAN
Ayet: 102/Tekasür,8
Muhterem müslümanlar,
Sahip oldu umuz ve yararlandı ımız her nimet gibi sıhhat ve boş zaman da, insanların pek önem vermedi i iki ilahi nimettir. Hz.Muhammed (s.a.v.) Efendimiz, bu iki nimetin önemine dikkat çekmek üzere şöyle buyurmuştur:
İnsanların ço unun kıymetini bilmedi i iki nimet vardır:Bunlar;sıhhat ve boş zamandır..[1]
İnsanlar,gençliklerinde para kazanmak için sıhhatlerini,yaşlılıklarında ise sıhhatlerini kazanmak için paralarını harcarlar.Sonuç ço unlukla elem,ıstırap ve pişmanlık oluyor.
Şerefli müminler,
-Beden ve sa lık benim de il mi? Diledi im gibi harcarım,diyemeyiz. Bunlar, Allahın emanetleridir ve ancak yerli yerince kullanılabilir. Tekasür suresinin sekizinci ayet-i kerimesinde, yerince kullanılabilir. Tekasür suresinin sekizinci ayet-i kerimesinde, Sonra o gün (kıyamet günü) her türlü nimetten mutlaka hesaba çekileceksiniz buyurulmaktadır. Bir hadis-i şerifte de şöyle buyurulmaktadır:
Ademo luna kıyamet günü şunlar sorulmadıkça asla yerinden ayrılmaz: Ömrünü nerede ve ne şekilde geçirdi inden,ilmi ile ne yaptı ından,malını nerede kazanıp nereye harcadı ından ve bedenini nerede yıprattı ından [2]
Aziz müminler,
Yapılan araştırmalar,insanların ço unun ömürlerini pek de verimli kullanmadıklarını ortaya koyuyor. Yetmiş beş yıl yaşayan yüksek okul mezunu düzenli ve normal bir hayat süren insanın faaliyetleri, harcadı ı saat ve dakikalar dikkate alınarak hesaplandı ında ortaya şu ilginç tablo çıkmıştır. Evet yetmiş beş yıllık düzenli bir ömrün; Yirmi bir yılı uykuda,on yılı iş hayatında, on yılı istirahat,tatil ve e lencede, üç yılı tahsilde,üç yılı ibadette,dört yılı yemekte, iki yılı temizlik işlerinde,dört yılı yolculukta,iki yılı durak ve muhtelif yerlerde beklemede,üç yılı misafirlik ve sohbette,üç yılı da hastalık ve beklenmedik meşguliyetlerde geçmektedir. Bu hesaplamaya hayatın ilk on yıl yani çocukluk dönemi dahil de ildir. Uyku,tatiller, beklemeler ve çocukluk yılları toplandı ında ömrün yarıdan fazlasının de erlendirilemedi i ortaya çıkmaktadır. İnsanın uykuya ve dinlenmeye olan ihtiyacı inkar edilemez. Ne var ki ömrün kalan kısmının da iyi de erlendirildi ini söylemek mümkün de ildir.
Tablomuzda ibadete üç yılın ayrıldı ını görüyoruz. Fakat,gayesi Allahın rızasını kazanmak olan ve İslami bir hayat tarzını benimseyen insanın yaptı ı her iş, hatta uykusu dahi ibadet sayılır.
De erli müslümanlar,
Ol mahiler ki derya içredir deryayı bilmezler şeklinde eski bir deyiş vardır. Yani balı ın,hayat kayna ı suyun kıymeti-ni,suyun içinden çıkınca anladı ı gibi insan da nimetlerin ve imkanların kadrini onları kaybedince anlar,denilmek isteniyor. Eyvah demeden Allah diyenlerden olursak sonuçta da pişman olanlardan olmayız. Böyle kimselere selem olsun.
[1]
[2] Tirmizi, no:2419
SIHHAT VE BOS ZAMAN
Ayet: 102/Tekasür,8
Muhterem müslümanlar,
Sahip oldu umuz ve yararlandı ımız her nimet gibi sıhhat ve boş zaman da, insanların pek önem vermedi i iki ilahi nimettir. Hz.Muhammed (s.a.v.) Efendimiz, bu iki nimetin önemine dikkat çekmek üzere şöyle buyurmuştur:
İnsanların ço unun kıymetini bilmedi i iki nimet vardır:Bunlar;sıhhat ve boş zamandır..[1]
İnsanlar,gençliklerinde para kazanmak için sıhhatlerini,yaşlılıklarında ise sıhhatlerini kazanmak için paralarını harcarlar.Sonuç ço unlukla elem,ıstırap ve pişmanlık oluyor.
Şerefli müminler,
-Beden ve sa lık benim de il mi? Diledi im gibi harcarım,diyemeyiz. Bunlar, Allahın emanetleridir ve ancak yerli yerince kullanılabilir. Tekasür suresinin sekizinci ayet-i kerimesinde, yerince kullanılabilir. Tekasür suresinin sekizinci ayet-i kerimesinde, Sonra o gün (kıyamet günü) her türlü nimetten mutlaka hesaba çekileceksiniz buyurulmaktadır. Bir hadis-i şerifte de şöyle buyurulmaktadır:
Ademo luna kıyamet günü şunlar sorulmadıkça asla yerinden ayrılmaz: Ömrünü nerede ve ne şekilde geçirdi inden,ilmi ile ne yaptı ından,malını nerede kazanıp nereye harcadı ından ve bedenini nerede yıprattı ından [2]
Aziz müminler,
Yapılan araştırmalar,insanların ço unun ömürlerini pek de verimli kullanmadıklarını ortaya koyuyor. Yetmiş beş yıl yaşayan yüksek okul mezunu düzenli ve normal bir hayat süren insanın faaliyetleri, harcadı ı saat ve dakikalar dikkate alınarak hesaplandı ında ortaya şu ilginç tablo çıkmıştır. Evet yetmiş beş yıllık düzenli bir ömrün; Yirmi bir yılı uykuda,on yılı iş hayatında, on yılı istirahat,tatil ve e lencede, üç yılı tahsilde,üç yılı ibadette,dört yılı yemekte, iki yılı temizlik işlerinde,dört yılı yolculukta,iki yılı durak ve muhtelif yerlerde beklemede,üç yılı misafirlik ve sohbette,üç yılı da hastalık ve beklenmedik meşguliyetlerde geçmektedir. Bu hesaplamaya hayatın ilk on yıl yani çocukluk dönemi dahil de ildir. Uyku,tatiller, beklemeler ve çocukluk yılları toplandı ında ömrün yarıdan fazlasının de erlendirilemedi i ortaya çıkmaktadır. İnsanın uykuya ve dinlenmeye olan ihtiyacı inkar edilemez. Ne var ki ömrün kalan kısmının da iyi de erlendirildi ini söylemek mümkün de ildir.
Tablomuzda ibadete üç yılın ayrıldı ını görüyoruz. Fakat,gayesi Allahın rızasını kazanmak olan ve İslami bir hayat tarzını benimseyen insanın yaptı ı her iş, hatta uykusu dahi ibadet sayılır.
De erli müslümanlar,
Ol mahiler ki derya içredir deryayı bilmezler şeklinde eski bir deyiş vardır. Yani balı ın,hayat kayna ı suyun kıymeti-ni,suyun içinden çıkınca anladı ı gibi insan da nimetlerin ve imkanların kadrini onları kaybedince anlar,denilmek isteniyor. Eyvah demeden Allah diyenlerden olursak sonuçta da pişman olanlardan olmayız. Böyle kimselere selem olsun.
[1]
[2] Tirmizi, no:2419