- Üyelik Tarihi
- 5 Eyl 2011
- Mesajlar
- 3,789
- Aldığı Beğeniler
- 13,779
- Takım
- Galatasaray
Mehmet Baş
Şimdi Bir Yağmur Geçiyor Şehrin üstünden
Dökülen yaprakların istirabını duyuyorum Kar yağmış tepelerde kurt uğultuları Ağarmış saçlarımda birikmiş eski zamanlar Kendi cenazemde kendi kendime ağlıyorum
Ruhumun evinde bir ölüm telaşı sürüyor Buzlu camların ardında bir gün daha soluyor Demir rayların arasında kaybolmuş yalnızlığım Zamanı şaşırmış bir saat gibi öylece çalıyor
Sorgusuz sualsiz ölüp gitmek kolaydır Kolaydır bir salyangoz kabuğuna sığınmak Yangından sonra külleri kalmış bir hayatı Bir mezar taşı gibi gezdirip durmak
Hayat arta kalanlarla yetinme sanatı değildir Onurun ve şerefin veresiyesi olmaz Kan köpürdüğü zaman cinnettir gelen Cinnetsiz bir cennetin tapusunu ararken
Şimdi bir yağmur geçiyor şehrin üstünden Şimdi bir yağmur mahşeri çağırıyor Elinde solmuş bir çiçekle Sen geçiyorsun ömrümün en tenha sokağından
Noktası çoktan konmuş bir cümlede Gözlerin bir soru işareti gibi duruyor Bakışların bir tetik gibi düşünce Gözlerin kim bilir kimleri vuruyor
Eski bir resmin yitik gölgesini arıyorum Yırtılmış takvimlerde çiğneniyor günler Duvaksız bir gelinin suskun dudağında Sessizce söyleniyor boynu bükük türküler
Şimdi Bir Yağmur Geçiyor Şehrin üstünden
Dökülen yaprakların istirabını duyuyorum Kar yağmış tepelerde kurt uğultuları Ağarmış saçlarımda birikmiş eski zamanlar Kendi cenazemde kendi kendime ağlıyorum
Ruhumun evinde bir ölüm telaşı sürüyor Buzlu camların ardında bir gün daha soluyor Demir rayların arasında kaybolmuş yalnızlığım Zamanı şaşırmış bir saat gibi öylece çalıyor
Sorgusuz sualsiz ölüp gitmek kolaydır Kolaydır bir salyangoz kabuğuna sığınmak Yangından sonra külleri kalmış bir hayatı Bir mezar taşı gibi gezdirip durmak
Hayat arta kalanlarla yetinme sanatı değildir Onurun ve şerefin veresiyesi olmaz Kan köpürdüğü zaman cinnettir gelen Cinnetsiz bir cennetin tapusunu ararken
Şimdi bir yağmur geçiyor şehrin üstünden Şimdi bir yağmur mahşeri çağırıyor Elinde solmuş bir çiçekle Sen geçiyorsun ömrümün en tenha sokağından
Noktası çoktan konmuş bir cümlede Gözlerin bir soru işareti gibi duruyor Bakışların bir tetik gibi düşünce Gözlerin kim bilir kimleri vuruyor
Eski bir resmin yitik gölgesini arıyorum Yırtılmış takvimlerde çiğneniyor günler Duvaksız bir gelinin suskun dudağında Sessizce söyleniyor boynu bükük türküler