- Üyelik Tarihi
- 5 Eyl 2011
- Mesajlar
- 3,789
- Aldığı Beğeniler
- 13,779
- Takım
- Galatasaray
mehmet ali genç
SIR
Birazdan kalkacaksın bu masadan Ve güneşi eteklerinde sürükleyip gideceksin İstersen geriye dön, soğumuş çay bardağında kalan Parmak izlerimi öpeceksin
Bu ıslak kaldırımlar buruşturuyor gölgemi Gece, tülbendini açmış başını yastığa koymakta Bir evin ışığı yansa heyecanlanıyorum hemen Duyan var mıdır ayak sesleri acaba
Bıraktım kendimi Kevser ellerinden Bu şehrin şarap yokuşlarına Bilmem emanet edilir miyim göklerden gelen Kaldırımları islak tutan yıldızların gözyaşlarına
Pencereler kapanıyor perdenin arkasında gölgeler Ölür ve dirilir gölgem çünkü tanrısı sokak lambası Neden gölgeleri saklıyor bu aydınlık evler Kilitli kapılardan öğreniriz sir tutmasını
Bir yanda zillere basıp kaçan abilerin parmak izlerini görüyorum Özel mülklere çevrilen dikenli tellerde patlayan top leşini Özgürlük istenciyle ipinden kopup ağaçlarda kalan uçurtmaların halini İki siyasi kutup arasına asılan pankartların kimliğini
Susadım ayaklarıma inen kara suları içtim Boşluğa atladım derken yastığıma düştüm Bir kerelik ölüm için yorgana emanet edildim Tanrı gün sayarken ben bir gecelik öldüm
Gözümü açtığım zaman yaşadığım kâbuslardan dolayı Hiç hatırlamıyorum gece gördüğüm rüyaları Öfkenin tükürüğü ile söner yanan bütün kalpler Ne kadar ıslak olursa olsun göl ve yatağı
Güneşin sıcaklığı ile belli olur hiç kuruları
SIR
Birazdan kalkacaksın bu masadan Ve güneşi eteklerinde sürükleyip gideceksin İstersen geriye dön, soğumuş çay bardağında kalan Parmak izlerimi öpeceksin
Bu ıslak kaldırımlar buruşturuyor gölgemi Gece, tülbendini açmış başını yastığa koymakta Bir evin ışığı yansa heyecanlanıyorum hemen Duyan var mıdır ayak sesleri acaba
Bıraktım kendimi Kevser ellerinden Bu şehrin şarap yokuşlarına Bilmem emanet edilir miyim göklerden gelen Kaldırımları islak tutan yıldızların gözyaşlarına
Pencereler kapanıyor perdenin arkasında gölgeler Ölür ve dirilir gölgem çünkü tanrısı sokak lambası Neden gölgeleri saklıyor bu aydınlık evler Kilitli kapılardan öğreniriz sir tutmasını
Bir yanda zillere basıp kaçan abilerin parmak izlerini görüyorum Özel mülklere çevrilen dikenli tellerde patlayan top leşini Özgürlük istenciyle ipinden kopup ağaçlarda kalan uçurtmaların halini İki siyasi kutup arasına asılan pankartların kimliğini
Susadım ayaklarıma inen kara suları içtim Boşluğa atladım derken yastığıma düştüm Bir kerelik ölüm için yorgana emanet edildim Tanrı gün sayarken ben bir gecelik öldüm
Gözümü açtığım zaman yaşadığım kâbuslardan dolayı Hiç hatırlamıyorum gece gördüğüm rüyaları Öfkenin tükürüğü ile söner yanan bütün kalpler Ne kadar ıslak olursa olsun göl ve yatağı
Güneşin sıcaklığı ile belli olur hiç kuruları