- Üyelik Tarihi
- 8 Kas 2005
- Mesajlar
- 621
- Aldığı Beğeniler
- 1
- Takım
- Trabzonspor
Siz...
Zulm ile dünyaya veya dünyanın parsellenmiş noktalarına nizam vermeye kalkışanlar, hazır mısınız?
Ya bir gün kavak kütüğü gibi devrileceksiniz, ya da yağlı paçavra misali yanıp tükeneceksiniz..
Öte (yani ahiret) yok diye kendinizi kandırmayınız.. Öte, iki kaşınızın arasındadır behey ahmaklar..
Aklınız varsa adaletli olmaya bakınız..
Zorbalardan kim kaldı dünyada baksanıza..
Uçakta, vapurda, trende, lüks arabada, köşkte, sarayda, villada, eğlence alanında, yatakta, sokakta, parkta, büroda Azrail işinizi bitirecek..
Karşı koymaya gücünüz var mı?
Aptallık etmeyin, kim karşı koymuş ki siz de karşı koyasınız..
Eğer ahiret ve hesap gününe inanmıyorsanız, bugünkü yaptıklarınız azdır.. Akla gelen bütün menhiyatları kullanın durmadan..
Yol, dünyada sona eriyorsa yapmadıklarınızı da yapın.. Tavsiye ederim.. Zira kötülükler saymakla bitmez..
Şayet mezardan öte sizi titretiyorsa, yaptıklarınız çok ağırdır.. Sizi öyle bir hesaba çekerler ki, orada "zamanaşımı" denilen mefhum yoktur..
Yazımın başındaki dörtlük Sırp cellatlar içindir.. Fakat cinayet işleyen, işkence uygulayan hiç kimse ölümden muaf değildir..
Sırp lider Miloşeviç'e hanginiz yakıştırırdınız bugünkü ölüm şeklini?
Amma yakıştı işte..
Bir devrin Nemrut'luğunu yapan, pırasa doğrar gibi insan doğratan Saddam Hüseyin'in kuyruğu kapıya kısılmış kedi gibi sorgu-sual altında rezil olacağı aklınıza gelir miydi?
Son menzil hepimizi bekliyor..
Kimimiz bugün, kimimiz yarın, kimimiz de bir müddet sonra doğduğumuz şekilde çırılçıplak öte tarafa geçeceğiz..
Çiftçinin, çobanın, bakkalın, kasabın ölüp de yüksek mevkilerde bulunan zevatın ölmedikleri duyulmuş mu?
Ötede zamanaşımı yok, dokunulmazlık zırhı yok..
Rüşvet yok, kabadayılık yok, ukalalıkla köprüden geçmek yok..
Amerika gibi kocaman bir ülkeyi egemenliği altına alan, diğer ülkelerde borusu öten İsrail Başbakanı Ariel Şaron ne haldedir hiç aklınıza getiriyor musunuz? Getiriyorsanız niye adil ve namuslu olmuyorsunuz?
Şaron önünüzde bir ibret levhasıdır..
Sıhhati yerinde olmuş olsaydı kim bilir şimdiye kadar kaç masumun canını alacaktı..
Kendisi muallakta bekliyor..
Anlatacak emsal çok, fakat hepsini önünüze sersem, nasibiniz kesilmişse bir dirhem ibret alamazsınız..
Silahlarınıza bel bağlamayın..
Vallahi sizi silahınızla sevketmezler ahirete.. Belinize bağlasalar mezara kadar gider ve orada kalır, çürür..
Ya!..
Silahın da bir faydası olmayacak.. Etrafınızdaki yağcıların, yalakaların, yalancı şahitliklerin, sizi yeltemeleri de hiçbir fayda getirmez..
Sözünüzün özeti ne?
"Hep bizim dediklerimiz olsun!"
Sizin dedikleriniz Allah kelâmı değil.. Üstelik akla abes geldiği gibi, insan fıtratına da aykırı..
Zaten bugünlere kadar kimin dedikleri oldu ki? Yazan sizsiniz, sahneleyen sizsiniz, oynayan sizsiniz.. Doymadınız mı bre!..
Hitler de doymamıştı..
Stalin canavarı da doydum dememişti..
Hani hiç haber alıyor musunuz o burnundan kıl aldırmayan kahramanlardan(!)
Zavallıların gücü toprak olmamaya yetmedi..
Ey küfür bahçesinde saltanat türküleri söyleyenler, çok yaşasanız kaç sene yaşarsınız?
Farz edelim 100 yaşadınız, 150 yaşadınız, ahiri nedir?
Ölüm değil mi?
Eğer ölüm ebedî son ise yediğiniz haltlar gerçekten yeterli değil..
Boyunuza kadar gömülmelisiniz pisliğe..
Ben daha azını kabul etmem.. Yalvarsanız-yakarsanız gene kabul etmem..
Anlaşabildik mi?
Hani ben Türkçe konuştum.. Maymunca konuşmasını bilsem belki anlaşabilirdik diye düşünmekteyim.. Anlarsınız ya..
Yürüdü cehenneme baş katil Miloşeviç
Gitmeli arkasından Radovan denilen piç
Temennimdir her saat şu yalancı dünyada
Hesap vermeyen kimse kalmasın kalmasın hiç..
Abdurrahim Karakoç-VAKİT
Zulm ile dünyaya veya dünyanın parsellenmiş noktalarına nizam vermeye kalkışanlar, hazır mısınız?
Ya bir gün kavak kütüğü gibi devrileceksiniz, ya da yağlı paçavra misali yanıp tükeneceksiniz..
Öte (yani ahiret) yok diye kendinizi kandırmayınız.. Öte, iki kaşınızın arasındadır behey ahmaklar..
Aklınız varsa adaletli olmaya bakınız..
Zorbalardan kim kaldı dünyada baksanıza..
Uçakta, vapurda, trende, lüks arabada, köşkte, sarayda, villada, eğlence alanında, yatakta, sokakta, parkta, büroda Azrail işinizi bitirecek..
Karşı koymaya gücünüz var mı?
Aptallık etmeyin, kim karşı koymuş ki siz de karşı koyasınız..
Eğer ahiret ve hesap gününe inanmıyorsanız, bugünkü yaptıklarınız azdır.. Akla gelen bütün menhiyatları kullanın durmadan..
Yol, dünyada sona eriyorsa yapmadıklarınızı da yapın.. Tavsiye ederim.. Zira kötülükler saymakla bitmez..
Şayet mezardan öte sizi titretiyorsa, yaptıklarınız çok ağırdır.. Sizi öyle bir hesaba çekerler ki, orada "zamanaşımı" denilen mefhum yoktur..
Yazımın başındaki dörtlük Sırp cellatlar içindir.. Fakat cinayet işleyen, işkence uygulayan hiç kimse ölümden muaf değildir..
Sırp lider Miloşeviç'e hanginiz yakıştırırdınız bugünkü ölüm şeklini?
Amma yakıştı işte..
Bir devrin Nemrut'luğunu yapan, pırasa doğrar gibi insan doğratan Saddam Hüseyin'in kuyruğu kapıya kısılmış kedi gibi sorgu-sual altında rezil olacağı aklınıza gelir miydi?
Son menzil hepimizi bekliyor..
Kimimiz bugün, kimimiz yarın, kimimiz de bir müddet sonra doğduğumuz şekilde çırılçıplak öte tarafa geçeceğiz..
Çiftçinin, çobanın, bakkalın, kasabın ölüp de yüksek mevkilerde bulunan zevatın ölmedikleri duyulmuş mu?
Ötede zamanaşımı yok, dokunulmazlık zırhı yok..
Rüşvet yok, kabadayılık yok, ukalalıkla köprüden geçmek yok..
Amerika gibi kocaman bir ülkeyi egemenliği altına alan, diğer ülkelerde borusu öten İsrail Başbakanı Ariel Şaron ne haldedir hiç aklınıza getiriyor musunuz? Getiriyorsanız niye adil ve namuslu olmuyorsunuz?
Şaron önünüzde bir ibret levhasıdır..
Sıhhati yerinde olmuş olsaydı kim bilir şimdiye kadar kaç masumun canını alacaktı..
Kendisi muallakta bekliyor..
Anlatacak emsal çok, fakat hepsini önünüze sersem, nasibiniz kesilmişse bir dirhem ibret alamazsınız..
Silahlarınıza bel bağlamayın..
Vallahi sizi silahınızla sevketmezler ahirete.. Belinize bağlasalar mezara kadar gider ve orada kalır, çürür..
Ya!..
Silahın da bir faydası olmayacak.. Etrafınızdaki yağcıların, yalakaların, yalancı şahitliklerin, sizi yeltemeleri de hiçbir fayda getirmez..
Sözünüzün özeti ne?
"Hep bizim dediklerimiz olsun!"
Sizin dedikleriniz Allah kelâmı değil.. Üstelik akla abes geldiği gibi, insan fıtratına da aykırı..
Zaten bugünlere kadar kimin dedikleri oldu ki? Yazan sizsiniz, sahneleyen sizsiniz, oynayan sizsiniz.. Doymadınız mı bre!..
Hitler de doymamıştı..
Stalin canavarı da doydum dememişti..
Hani hiç haber alıyor musunuz o burnundan kıl aldırmayan kahramanlardan(!)
Zavallıların gücü toprak olmamaya yetmedi..
Ey küfür bahçesinde saltanat türküleri söyleyenler, çok yaşasanız kaç sene yaşarsınız?
Farz edelim 100 yaşadınız, 150 yaşadınız, ahiri nedir?
Ölüm değil mi?
Eğer ölüm ebedî son ise yediğiniz haltlar gerçekten yeterli değil..
Boyunuza kadar gömülmelisiniz pisliğe..
Ben daha azını kabul etmem.. Yalvarsanız-yakarsanız gene kabul etmem..
Anlaşabildik mi?
Hani ben Türkçe konuştum.. Maymunca konuşmasını bilsem belki anlaşabilirdik diye düşünmekteyim.. Anlarsınız ya..
Yürüdü cehenneme baş katil Miloşeviç
Gitmeli arkasından Radovan denilen piç
Temennimdir her saat şu yalancı dünyada
Hesap vermeyen kimse kalmasın kalmasın hiç..
Abdurrahim Karakoç-VAKİT