- Üyelik Tarihi
- 2 Eyl 2005
- Mesajlar
- 2,975
- Aldığı Beğeniler
- 2
ŞİRKİN SONUÇLARI
Şirk;zulmün en büyüğü, kötünün en kötüsü ve çirkinin en çirkini olduğundan Allah'ın en fazla buğzettiği, en fazla nefret ettiği şey olmuş, dolayısıyla dünya ve ahirette diğer hiçbir günaha vermediği çezayı şirke vermiştir. Onu asla bağışlamayacağını bildirerek, şirk ehlinin birer pislik olduklarını, haremine yaklaşmaktan onları men ettiğini, nikahlanmalarının da, kestiklerinin de haram olduğunu haber vermiştir. Yine onlarla müslümanlar arasında hiçbir dostluğun olamayacağını, kendinin, meleklerinin ve rasüllerinin düşmanları olduklarını bildirmiş, tevhid ehline mallarının, kadınlarının ve çocuklarının mübah olduğunu ve onları köle edinmelerinin serbest olduğunu haber vermiştir.
Bunun nedeni şudur: Şirk rububiyet hakkını yok etmek, ulûhiyetinin azametini eksiltmek ve alemlerin Rabine karşı kötü zanda bulunmaktır. Allah Teâlâ buyuruyor ki:
"Ve Allah hakkında kötü zan besleyen, münafık erkeklerle münafık kadınları ve müşrik erkeklerle müşrik kadınları azablandırsın diye. Kötü akıbet onların üzerine olsun. Allah da onlara karşı gazaplanmış, onları lanetlemiş ve onlar için cehennemi hazırlamıştır. 0 ne kötü bir dönüş yeri dir." (Fetih,6)
Allah Teala şirk ehline yaptığı tehdit ve azabı başka hiçbir kimseye yapmamıştır. Çünkü onlar O'na karşı kötü zanda bulunmuşlar ve bunun neticesinde şirk koşmuşlardır. Eğer güzel zanda bulunsalardı, hakkıyla O'nu tevhid ederlerdi.
Bundan dolayı Kur'an'ın tam üç yerinde müşriklerin Allah'ı hakkıyla takdir etmediklerini haber vermiştir .
Allah Teâlâl buyuruyor ki:
"İnsanlar içinde Allah'dan başkasınıı (Allah'a) eş edinen kimseler de vardır. Onları Allah'ı sever gibi severler (Bakara 165)
"Hamd,gökleri ve yeri yaratan,karanlıkları ve aydınlığı var eden Allah'ındır. Sonra da kafir olanlar buna rağmen
Rablerine eş tutarlar.(En'am 1)
Yani gerek ibadet etmede, gerek sevgi ve tazimde O'na karşı eşler edinirler.
Şurası bilinen bir husustur ki, onlar asla ilahlarını ne zatında, ne sıfatlarında ve ne de fiillerinde Allah'a eşit kabul etmedikleri gibi ilahlarının yerleri ve gökleri yarattığını, öldüren ve diriltenler olduklarını da söylememişlerdir.Ancak onlar, kendilerini İsIama nispet edenler arasında gördüğün gibi onları sevme, tazim etme ve onlara ibadet etmede Allah'a eş tutmuşlardır.
Hayret edilecek husus; böyle kimseler tevhid ehlini kusurlu görürler, tevhid ehlinin suçları ise sadece şunu söylemektir: "Sizin o ortak koştuklarınız ne kendilerine ne de başkalarına hiçbir fayda ve zarar veremeyen öldürüp diriltemeyen, kendilerine kulluk edenlere asla şefaat edemeyecek olanlardır .Bilakis onlara şefaat etmeyi, Allah'ın haram kıhlığı tevhid ehline bile Allah'ın kendilerine izin verdikten sonra ancak şefaat edebilecek kullardır onların olup biten işlerde hiçbir payları yoktur. Tüm işleri Allah'ın elindedir,
tüm şefaat da Allah'a aittir.
Şirk ve Allah'ın sıfatlarını iptal etmenin kaynağı, Allah'a karşı kötü zan beslemektir.
"Yalan ve iftira ederek Allah'dan başkasını mı istiyorsunuz? Alemlerin Rabbi hakkında zannınız nedir?"(Saffat 86,87)
Bu ayetin anlamı şudur: O'nunla birlikte başkalarına ibadet ettiğiniz ve onları Allah'a eş tuttuğunuz halde Allah'ın size muamelesi ve yaptıklarınıza vereceği karşılık hakkında ne sanıyorsunuz? Sen bu tehdidin altında şu manayı rahatlıkla bulabilirsin: Rabbinize kötü zan beslediğiniz için Ondan başkalarına kulluk ettiniz.
Müşrik, Allah'ın, tüm alemin işini idare etmede kendisinin bir takım yardımcılara ihtiyacı Olduğunu zannediyor ki bu, kendisinden başka her şeyden müstağni olan ve her şeyin kendisine muhtaç olduğu zatın hakkını eksiltmenin en büyüğüdür.
Veya zannediyor ki: Allah'ın kudreti ancak bu ortağıyla tamam oluyor. Ya da aracı kılınan bildirmedikçe Allah'ın bilemeyeceğini sanıyor. Aracı olan merhamet etmedikçe Allah'ın da merhamet etmeyeceğini zannediyor. Veya yalnızca O'na kulluğun yetmeyeceği, yaratılanın yaratığa aracı olması gibi vasıta kılınan şefaat etmedikçe kulun isteğini yerine getirmeyeceğini sanıyor.
Veya dünyadaki kralların durumunda olduğu gibi aracı olan ihtiyaçları Allah'a ulaştırmadıkça Allah'ın istekleri kabul etmeyeceğini zannediyor. Işte halkın şirkinin temeli budur.
Yahut da müşrik sanıyor ki, Allah kendilerinden çok uzaktır; bu nedenle aracılar Allah'a ulaştırrnadıkça, AIlah onların dualarını duymaz.
Ya da insanların, büyüklere ve krallara onların saydığı kendilerine muhalefet etmeyeceği kimselerle tevessülde bulundukları gibi mahlukun da Allah üzerinde bir hakkı varmışta o da bu mahlukun hakkıyla O'na yeminde bulunduğunu zannediyor.
Tüm bu anlattıklarımız, rububiyetin hakkını yok edip eksiltmektir. Bu durumda sadece müşriğin kalbinden Allah
ile ortak koştuğu arasında taksim ettiğinden dolayı Allah sevgisi, korkusu, umudu, O'na tevekkül ve O'na yönelme
eksilse, zayıflasa ve hepten yok olsa -ki bunları çoğunu ve bir kısmını Allah'dan başka kulluk ettiğine yöneltme sebiyle bu olur- sadece bunun çirkinliği çirkinlik olarak yeter de artar bile.
Şirk;zulmün en büyüğü, kötünün en kötüsü ve çirkinin en çirkini olduğundan Allah'ın en fazla buğzettiği, en fazla nefret ettiği şey olmuş, dolayısıyla dünya ve ahirette diğer hiçbir günaha vermediği çezayı şirke vermiştir. Onu asla bağışlamayacağını bildirerek, şirk ehlinin birer pislik olduklarını, haremine yaklaşmaktan onları men ettiğini, nikahlanmalarının da, kestiklerinin de haram olduğunu haber vermiştir. Yine onlarla müslümanlar arasında hiçbir dostluğun olamayacağını, kendinin, meleklerinin ve rasüllerinin düşmanları olduklarını bildirmiş, tevhid ehline mallarının, kadınlarının ve çocuklarının mübah olduğunu ve onları köle edinmelerinin serbest olduğunu haber vermiştir.
Bunun nedeni şudur: Şirk rububiyet hakkını yok etmek, ulûhiyetinin azametini eksiltmek ve alemlerin Rabine karşı kötü zanda bulunmaktır. Allah Teâlâ buyuruyor ki:
"Ve Allah hakkında kötü zan besleyen, münafık erkeklerle münafık kadınları ve müşrik erkeklerle müşrik kadınları azablandırsın diye. Kötü akıbet onların üzerine olsun. Allah da onlara karşı gazaplanmış, onları lanetlemiş ve onlar için cehennemi hazırlamıştır. 0 ne kötü bir dönüş yeri dir." (Fetih,6)
Allah Teala şirk ehline yaptığı tehdit ve azabı başka hiçbir kimseye yapmamıştır. Çünkü onlar O'na karşı kötü zanda bulunmuşlar ve bunun neticesinde şirk koşmuşlardır. Eğer güzel zanda bulunsalardı, hakkıyla O'nu tevhid ederlerdi.
Bundan dolayı Kur'an'ın tam üç yerinde müşriklerin Allah'ı hakkıyla takdir etmediklerini haber vermiştir .
Allah Teâlâl buyuruyor ki:
"İnsanlar içinde Allah'dan başkasınıı (Allah'a) eş edinen kimseler de vardır. Onları Allah'ı sever gibi severler (Bakara 165)
"Hamd,gökleri ve yeri yaratan,karanlıkları ve aydınlığı var eden Allah'ındır. Sonra da kafir olanlar buna rağmen
Rablerine eş tutarlar.(En'am 1)
Yani gerek ibadet etmede, gerek sevgi ve tazimde O'na karşı eşler edinirler.
Şurası bilinen bir husustur ki, onlar asla ilahlarını ne zatında, ne sıfatlarında ve ne de fiillerinde Allah'a eşit kabul etmedikleri gibi ilahlarının yerleri ve gökleri yarattığını, öldüren ve diriltenler olduklarını da söylememişlerdir.Ancak onlar, kendilerini İsIama nispet edenler arasında gördüğün gibi onları sevme, tazim etme ve onlara ibadet etmede Allah'a eş tutmuşlardır.
Hayret edilecek husus; böyle kimseler tevhid ehlini kusurlu görürler, tevhid ehlinin suçları ise sadece şunu söylemektir: "Sizin o ortak koştuklarınız ne kendilerine ne de başkalarına hiçbir fayda ve zarar veremeyen öldürüp diriltemeyen, kendilerine kulluk edenlere asla şefaat edemeyecek olanlardır .Bilakis onlara şefaat etmeyi, Allah'ın haram kıhlığı tevhid ehline bile Allah'ın kendilerine izin verdikten sonra ancak şefaat edebilecek kullardır onların olup biten işlerde hiçbir payları yoktur. Tüm işleri Allah'ın elindedir,
tüm şefaat da Allah'a aittir.
Şirk ve Allah'ın sıfatlarını iptal etmenin kaynağı, Allah'a karşı kötü zan beslemektir.
"Yalan ve iftira ederek Allah'dan başkasını mı istiyorsunuz? Alemlerin Rabbi hakkında zannınız nedir?"(Saffat 86,87)
Bu ayetin anlamı şudur: O'nunla birlikte başkalarına ibadet ettiğiniz ve onları Allah'a eş tuttuğunuz halde Allah'ın size muamelesi ve yaptıklarınıza vereceği karşılık hakkında ne sanıyorsunuz? Sen bu tehdidin altında şu manayı rahatlıkla bulabilirsin: Rabbinize kötü zan beslediğiniz için Ondan başkalarına kulluk ettiniz.
Müşrik, Allah'ın, tüm alemin işini idare etmede kendisinin bir takım yardımcılara ihtiyacı Olduğunu zannediyor ki bu, kendisinden başka her şeyden müstağni olan ve her şeyin kendisine muhtaç olduğu zatın hakkını eksiltmenin en büyüğüdür.
Veya zannediyor ki: Allah'ın kudreti ancak bu ortağıyla tamam oluyor. Ya da aracı kılınan bildirmedikçe Allah'ın bilemeyeceğini sanıyor. Aracı olan merhamet etmedikçe Allah'ın da merhamet etmeyeceğini zannediyor. Veya yalnızca O'na kulluğun yetmeyeceği, yaratılanın yaratığa aracı olması gibi vasıta kılınan şefaat etmedikçe kulun isteğini yerine getirmeyeceğini sanıyor.
Veya dünyadaki kralların durumunda olduğu gibi aracı olan ihtiyaçları Allah'a ulaştırmadıkça Allah'ın istekleri kabul etmeyeceğini zannediyor. Işte halkın şirkinin temeli budur.
Yahut da müşrik sanıyor ki, Allah kendilerinden çok uzaktır; bu nedenle aracılar Allah'a ulaştırrnadıkça, AIlah onların dualarını duymaz.
Ya da insanların, büyüklere ve krallara onların saydığı kendilerine muhalefet etmeyeceği kimselerle tevessülde bulundukları gibi mahlukun da Allah üzerinde bir hakkı varmışta o da bu mahlukun hakkıyla O'na yeminde bulunduğunu zannediyor.
Tüm bu anlattıklarımız, rububiyetin hakkını yok edip eksiltmektir. Bu durumda sadece müşriğin kalbinden Allah
ile ortak koştuğu arasında taksim ettiğinden dolayı Allah sevgisi, korkusu, umudu, O'na tevekkül ve O'na yönelme
eksilse, zayıflasa ve hepten yok olsa -ki bunları çoğunu ve bir kısmını Allah'dan başka kulluk ettiğine yöneltme sebiyle bu olur- sadece bunun çirkinliği çirkinlik olarak yeter de artar bile.