- Üyelik Tarihi
- 17 Tem 2009
- Mesajlar
- 9,052
- Aldığı Beğeniler
- 63
- Takım
- Galatasaray
Afedersin küçük kız,
sen tanıyor musun bu diyarın sakinlerini?
Ben yabancısıyım nicedir kendimin...
Üstüne faili meçhul cinnetler giyinmiş siyahın renk zannedildiği gecede, epeydir düşlerimde satılıp hayaline vurulduğum bir kent düştü gölgeme...
Mavinin binbir akisi yüreğimdeyken,´´sus´´orucundaki kelimelerimin bozuldu niyeti.
Boyumda büyük isyanlar ceplerimde,kirli beyaz...
Ben bilmezdim hiç bir gerçeğin böylesi kanatışını,
beni hep masallarla uyuttular küçük kız!
Oysa ben düşlerin gözaçılımını bilmek istememiştim ki!Şimdi dualarla mühürlesemde gözlerimin imdat perdelerini dipsiz bir boşluk ardı arkası...
Kendime geldim,
bu oyunun adı evcilik değil küçük kız,
yanlızlıkla oynanan kalabalık kentçilik...
Kimseler aldırmayı aldırmıyor kendine...
Delme çatma intiharlarla derdine şifa arıyor herkes,oysa bu teknolojik çaresizliğin panzehiri yok!Ömrün yakası sıkboğaz ettikçe hayatı,bir an önce sırrakadem basmak istiyorum...
Sen ölümden başka adres bilir misin küçük kız?
Baksana, hayırlı bir ayak izi yok caddelerde,önden gidenlerin...
Gözlerini şimdi aç ne olur,bari sen büyüme!İnan bana,başucunda saçlarını okşayan ellerim temiz hiç bir kente değmedi.Kimse ellerimi senin kadar haketmedi ve yüreğime hiç bir an,böylesi şevkati bahşetmedi...
Ben seni hep özlemişim küçük kız,yağmurlar düşerken geceye...
Değerken yüreğime asla derine inme,kan kokuyor duvarları.
Sen sadece kırmızının,sarı saçlı bebeğinin dudak rengi olduğunu ve mavi suların içine gömülen ihanetleri de öcü bil...
Bastığın kente dikkat et, kayarsa ayağın gerçeklere yanılırsın...
Gönlünü avutan amalar konvoy halinde geçiyor kirpiklerimizden, onları göz çukurlarında boğman gerek
ama önce sen yüzmeyi öğren küçük kız!
Sokaklarda avaz avaz duyduğun senin ninnilerine benzemiyor değil mi?
Onlar kentin sağırları korosu,repertuarlarında ki boşluk türküsünün nakaratı,
aldırma sen!
Geçmişte çocukluğumun ellerinden tutup götürdüğüm parka gitmek isterdim seninle ama, orası büyümenin ayıplandığı yamalı özgürlükler mahallesinde...
Kentine dikkat et küçük kız,
lütfen kendinden geçme ...
Boynuna asılsa da tüm bilgeliklerirn vebali,
dik tut belini umutlarının!..
Bu kentte alışmış martılar ürkek bakışlarla beslenmeye,bulutlar rengini kara göstermeye.
Sen rengine sahip çık !
Bak,
kent şahitlerinden ay,idam asırlardır yıldızlar bahçesinde...
Tek dilsiz şahidi şehrin mavi sular,haya ediyor çirkefe bulanmış maskeli çehrelere değmekten,işte bu yüzden asırlardır topluyor eteklerini kıyılardan...
Ayrılıklar kin kusmadan denize gerçekleştiremiyorlar emellerine...
Ve kızıl ihanetleri değdirmiyor diline denizkızları,
sırlar hala derinde...
Anlasana küçük kız,
kaçtığı müddetçe beyaz kalacak güvercinler...
Yürekten dudağa inince bitmeye meyilli tüm sevgiler...
Gözlerin alt yazısını öğrenmedikçe sen,güvenini emecek pembe lensli vampirler...
Kendine dikkat et küçük kız,saçlarına dolansa da yarınlar arkana bakma,onlar seni bencilliğe sürükler...
Geriden gelenlere hayırlı bir iz gerek,ayağını sağlam bas yapay hisler kentine.
Mor bir çırpınışın işareti yüreklendirsin yüzünü geceye dönmüş günah tiryakilerine..
.
Mecburi istikamet ölüm meleğiyle tek randevuden ibaret!
Düşlerini hayata boyaman için sana bir tutam mavi gerek!
Sahip çık rengine!
mutluluk kendi başına uydurduğun masalda saklı, kulak versene küçük kız!...
Züleyha Çay