Yeniden Doğuş

  • 》》 Biraz mavi , biraz telaş , biraz bahar , biraz sessizlik ,biraz deniz kokusu, biraz huzur , bir parça turuncu ♧ Hoşgeldin Yaz ♧

turangida

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
23 Haz 2010
Mesajlar
5,705
Aldığı Beğeniler
14,607
Takım
Galatasaray
Siz de itikâfa girebilirsiniz!
İtikaf,
kalben ve aklen
Allah’a konsantre olamayan,
günlük meşgaleler içinde
boğulup kalan insanların
bir senelik ayar yapabilecekleri günlerdir.
Müminler itikafa çekilerek kendilerini yenileme, şarj etme ve yeniden dirilme fonksiyonunu harekete geçirirler.
İtikaf, Ramazan’ın son on gününü camide veya başka bir ibadet mahallinde inzivaya çekilerek devamlı ibadetle meşgul olmak demektir.
Peki diyeceksiniz ki, herkes nasıl vakit ve imkan bulup da itikafa girebilir?
Kolaylık, rahmet dini olan İslam, gönlünde itikaf sevgisi olan her Müslümanın için cüz'i de olsa itikaf sevabı kazanmasına imkan sağlıyor.
İtikaf, cuma namazı kılınan bir mescidde ibadet kasdıyla belli bir süre bulunmak demektir.
Vacip, sünnet ve müstehab olmak üzere üç tür itikaf vardır.
Vacip olanı, adak yoluyla olanıdır.
Sünnet olanı Ramazan’ın son on gününde yapılanıdır.
Müstehab olanı ise cuma namazı kılınan bir camide itikaf niyetiyle en az "Sübhanallah" diyecek zamandan biraz daha fazla bulunmaktır.
Durum böyle olunca velev birkaç dakikalığına da olsa itikafa girme ve sevabına nail olma şansımız var.
Yeter ki, camiye girerken "neveytü'l i'tikaf" (Allah rızası için itikafa niyet ettim.) diyelim.
Hanımlar ise evlerinde mescid hükmüne koydukları bir oda veya bölmede itikafa girebilirler.
Hadis kaynaklarında Allah Resulü’nün Medine’ye hicretten sonra her yıl Ramazan’ın son on gününde itikafa çekildiği ve hanımlarını da teşvik ettiği mevzuunda bilgiler yer almaktadır.
Bu hadislerden biri şöyledir:
“Ramazan’ın son on günü girince, Resulullah geceleri ibadetle geçirirdi. Ailesini de ibadet etmeleri için uyandırırdı. İbadet için diğer zamanlardan daha fazla gayret gösterirdi.”
(Buhari, itikaf, 1, 6; Müslim, İtikaf, 2, 7; Tirmizi, Savm, 71)
Ramazan’da yapılan itikaf, orucun fayda ve maksatlarını tamamlayıcı ve oruçlu kimsenin, kendini toparlayıp nefsini teskin edememesi, kalbi ve kafasıyla Allah’a yönelememesi gibi hususları telafi edici bir ibadettir.
Zaten onun aslı, Allah’a koşmak, O’nun eşiğine yüz sürmek ve her şeyden yüz çevirip O’nun rahmetinin kucağına atılmak manası taşır.
O bu manaları taşıdığından dolayıdır ki Efendimiz (sallallahualeyhi vesellem) hep Ramazan’ın son on gününde itikafa girmiş, O’ndan sonra gelen Müslümanlar da aynı vakti gözeterek onu eda etmeye çalışmışlardır. Böylece bu ibadet de, Ramazan ayının bir şiarı ve sürekli yapılan sünnetlerinden biri olmuştur.
Kur’an’ın ifadesiyle bin aydan daha hayırlı olan Kadir Gecesi’nin de Ramazan’ın son on günü içinde gizli olması itikafın önemini daha da artırmaktadır.
Her ne kadar bu güzel âdet, son yıllarda unutulmaya yüz tutsa da öteden beri müminler tarafından uygulanmış, her beldede mutlaka birkaç kişi camilerde itikafa girmişlerdir.
Bir mana büyüğü itikaf yapan kişiyi şöyle resmetmektedir:
“İtikaf yapan, ihtiyacından dolayı büyük bir zâtın kapısında oturup dilediğini elde etmedikçe ‘Buradan ayrılıp gitmem.’ diye yalvaran bir kimseye benzer ki, Allah’ın bir mabedine sokulmuş,
‘Beni bağışlamadıkça buradan gitmem.’ demektedir.’’
Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem her Ramazan itikafa girerdi
Hz. Aişe (r. anhâ) anlatıyor:
“Resûlullah (sallallahualeyhi vesellem) vefat edinceye kadar Ramazan’ın son on gününde itikafa girer ve derdi ki:
“Kadir gecesini son on günde arayın”.
(Buhârî, Fadlu Leyle-İ Kadr 3, İtikâf 1,14)
Ebu Hüreyre (r. anhâ) anlatıyor:
“Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm) her Ramazan’da on gün itikafa girerdi. Vefat ettiği yılda ise yirmi gün i’tikafa girdi.”
(Buhârî, İ’tikaf 17; Ebu Dâvud, Savm 78)
Alıntı
 

Geceler

Sükut_u Sonbahar
 
Üyelik Tarihi
11 Nis 2007
Mesajlar
24,205
Aldığı Beğeniler
22,175
Takım
Fenerbahçe
Cenab-i Hak razi olsun kardesim paylasan yüregine bereket tesekkürler
Selam ve Dualarimla....
 

Futbolcu

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
19 May 2016
Mesajlar
384
Aldığı Beğeniler
855
Siz de itikâfa girebilirsiniz!
İtikaf,
kalben ve aklen
Allah’a konsantre olamayan,
günlük meşgaleler içinde
boğulup kalan insanların
bir senelik ayar yapabilecekleri günlerdir.
Müminler itikafa çekilerek kendilerini yenileme, şarj etme ve yeniden dirilme fonksiyonunu harekete geçirirler.
İtikaf, Ramazan’ın son on gününü camide veya başka bir ibadet mahallinde inzivaya çekilerek devamlı ibadetle meşgul olmak demektir.
Peki diyeceksiniz ki, herkes nasıl vakit ve imkan bulup da itikafa girebilir?
Kolaylık, rahmet dini olan İslam, gönlünde itikaf sevgisi olan her Müslümanın için cüz'i de olsa itikaf sevabı kazanmasına imkan sağlıyor.
İtikaf, cuma namazı kılınan bir mescidde ibadet kasdıyla belli bir süre bulunmak demektir.
Vacip, sünnet ve müstehab olmak üzere üç tür itikaf vardır.
Vacip olanı, adak yoluyla olanıdır.
Sünnet olanı Ramazan’ın son on gününde yapılanıdır.
Müstehab olanı ise cuma namazı kılınan bir camide itikaf niyetiyle en az "Sübhanallah" diyecek zamandan biraz daha fazla bulunmaktır.
Durum böyle olunca velev birkaç dakikalığına da olsa itikafa girme ve sevabına nail olma şansımız var.
Yeter ki, camiye girerken "neveytü'l i'tikaf" (Allah rızası için itikafa niyet ettim.) diyelim.
Hanımlar ise evlerinde mescid hükmüne koydukları bir oda veya bölmede itikafa girebilirler.
Hadis kaynaklarında Allah Resulü’nün Medine’ye hicretten sonra her yıl Ramazan’ın son on gününde itikafa çekildiği ve hanımlarını da teşvik ettiği mevzuunda bilgiler yer almaktadır.
Bu hadislerden biri şöyledir:
“Ramazan’ın son on günü girince, Resulullah geceleri ibadetle geçirirdi. Ailesini de ibadet etmeleri için uyandırırdı. İbadet için diğer zamanlardan daha fazla gayret gösterirdi.”
(Buhari, itikaf, 1, 6; Müslim, İtikaf, 2, 7; Tirmizi, Savm, 71)
Ramazan’da yapılan itikaf, orucun fayda ve maksatlarını tamamlayıcı ve oruçlu kimsenin, kendini toparlayıp nefsini teskin edememesi, kalbi ve kafasıyla Allah’a yönelememesi gibi hususları telafi edici bir ibadettir.
Zaten onun aslı, Allah’a koşmak, O’nun eşiğine yüz sürmek ve her şeyden yüz çevirip O’nun rahmetinin kucağına atılmak manası taşır.
O bu manaları taşıdığından dolayıdır ki Efendimiz (sallallahualeyhi vesellem) hep Ramazan’ın son on gününde itikafa girmiş, O’ndan sonra gelen Müslümanlar da aynı vakti gözeterek onu eda etmeye çalışmışlardır. Böylece bu ibadet de, Ramazan ayının bir şiarı ve sürekli yapılan sünnetlerinden biri olmuştur.
Kur’an’ın ifadesiyle bin aydan daha hayırlı olan Kadir Gecesi’nin de Ramazan’ın son on günü içinde gizli olması itikafın önemini daha da artırmaktadır.
Her ne kadar bu güzel âdet, son yıllarda unutulmaya yüz tutsa da öteden beri müminler tarafından uygulanmış, her beldede mutlaka birkaç kişi camilerde itikafa girmişlerdir.
Bir mana büyüğü itikaf yapan kişiyi şöyle resmetmektedir:
“İtikaf yapan, ihtiyacından dolayı büyük bir zâtın kapısında oturup dilediğini elde etmedikçe ‘Buradan ayrılıp gitmem.’ diye yalvaran bir kimseye benzer ki, Allah’ın bir mabedine sokulmuş,
‘Beni bağışlamadıkça buradan gitmem.’ demektedir.’’
Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem her Ramazan itikafa girerdi
Hz. Aişe (r. anhâ) anlatıyor:
“Resûlullah (sallallahualeyhi vesellem) vefat edinceye kadar Ramazan’ın son on gününde itikafa girer ve derdi ki:
“Kadir gecesini son on günde arayın”.
(Buhârî, Fadlu Leyle-İ Kadr 3, İtikâf 1,14)
Ebu Hüreyre (r. anhâ) anlatıyor:
“Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm) her Ramazan’da on gün itikafa girerdi. Vefat ettiği yılda ise yirmi gün i’tikafa girdi.”
(Buhârî, İ’tikaf 17; Ebu Dâvud, Savm 78)
Alıntı
 

uhibbu

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
4 Eki 2007
Mesajlar
18,383
Aldığı Beğeniler
39,770
Konum
istanbul
Takım
Galatasaray
Allah razı olsun niyet etmekle başlıyor en büyük adım..

 
Üst Alt