- Üyelik Tarihi
- 18 Ocak 2009
- Mesajlar
- 93
- Aldığı Beğeniler
- 0
- Konum
- Darü'l-Hilafetü'l Aliye
- Takım
- Trabzonspor
Yine bir sefer vaktiydi.
Peygamber Efendimiz (s.a.v) ile, hanımı Ayşe gelmişti.
>> İslam ordusu çölün kızgın kumlarında yol alırken Peygamber Efendimiz (s.a.v)
>>hanımına yavaşlamasını söyledi. Orduya da devam edin işareti yaptı. Nihayet
>>ordu uzaklaşmış, Peygamber Efendimiz (s.a.v) ve eşi geride kalmışlardı.
>> Kâinatın yüzüsuyu hürmetine yaratıldığı ALLAH elçisi hanımına sordu?
>>
>>-Yarışalım mı ya Ayşe?
>>
>>Ordu savaşa gidiyordu. Savaştan daha önemli bir mesele yoktu ve bu bir ölüm kalım meselesi idi. Bu durumda bile ALLAHın Resulü (s.a.v) hanımını ihmal etmiyor ve hatta bugün için bile bize çok ayıp gelecek, hatta koca koca
>> adamların hayatta yapamayacakları bir şeyi istiyordu hanımından.
>>
>>-Yarışalım mı ya Ayşe?
>>
>>Ordu silahlarını kuşanmış, düşman üzerine süzülüyordu.
>> Dünyevi anlamda bundan daha büyük bir konu olamazdı. Savaş, ölüm ve kan belki de
>> biraz sonra yollara dökülecekti. O ise hanımına soruyordu:
>>
>>-Yarışalım mı ya Ayşe?
>>
>>Geçenlerde bir arkadaşımız eşi ile çok şiddetli kavga etmişlerdi. Sebep evin
>>beyi hanımına vakit ayırmıyordu. Zaten bütün gün para peşinde koşuyorum,
>>akşam bir de seninle mi uğraşayım diyordu adam.
>>
>>Yıllar sonra bir öğrencimle karşılaştım dün yolda. Altındaki
>> güzel arabasıyla bizi eve bıraktı. Evlenmiş, çocukları olmuş. Neler
>> yapıyorsun diye sordum. Hafta içi her gün sabahın yedisinde okula gidiyormuş.
>> Öğlenden sonraları bir dershanede çalışıyormuş. Hafta sonları ise özel
>> ders veriyormuş. Ailece sabah kahvaltısı yapmayalı üç ay oldu diyordu.
>> Genç yaşında ev ve araba sahibi olmuştu. Gördüğümüzde yeni bir
>> şeyler almayı planlıyordu. Ama onbir aylık çocuğunun nasıl büyüdüğünü fark
>> edememişti.
>>
>>Bir başka arkadaşımızın ailesi farklı şehirde, kendisinin işi
>> farklı yerdeydi. İki haftada bir, iki üç günlüğüne eve gidiyordu. Niye
>> böyle yaptığını sorduğumda, hanımı orada iyi bir işte
>> çalışıyordu, çocuklarından biri de orada iyi bir dershaneye gidiyordu. Peki hanımının ve
>> çocuklarının sana on beş günde birkaç günlüğüne mi ihtiyaçları var diye
>> sordum. Ne yapalım çocukların istikbali için katlanıyoruz dedi. Nasıl bir istikbalse?
>>
>>Sonunda Hz Ayşe de yarışa razı oldu. Bir çizgi çizip yarışa başladılar. Hz
>>Ayşe ve âlemlere Rahmet olarak gönderilen yarışıyorlardı. Birden
>> hanımımla hiç de yarışmadığım aklıma düştü. Acaba şu yan taraftaki
>> boş arsada yarışacak olsak komşularımız ne derlerdi? Ya dostlarımız?
>>
>>Niye bu kadar resmi olduk acaba? Meşru dairedeki pek çok şeyi kendi
>>kendimize haram kıldık.
>>
>>Ve yarışı Hz Ayşe kazandı.
>>
>>Öylece orduya vâsıl oldular. Peygamber Efendimiz (s.a.v) iş olsun diye değil,
>> bugün idrak dahi edemeyeceğimiz bir tarzda savaşa giderken dahi hanımına vakit
>>ayırmıştı. Onun gönlünü hoş eylemişti. Ve bu hadiseyi savaşa
>> giden mücahitlerden hiç birinin kınadığına, aleyhine konuştuğuna dair
>> bir kayıt yok.
>>
>>Sonra bir başka seferde orduyu yine ileriye gönderdi Peygamber Efendimiz (s.a.v)
>> Hanımına yine sordu:
>>
>> -Yarışalım mı ya Ayşe.
>>
>>Ve hanımı yine tamam dedi. Yarıştılar kızgın kumların üstünde
>> yürüyen orduya doğru. Bu defa Peygamber Efendimiz (s.a.v) azanmıştı.
>>
>>-Bu dedi, âlemlere Rahmet olarak gönderilen. Geçen seferkinin
>> rövanşı idi ve tebessümle baktı hanımına.
>>
>>Sahi siz hiç hanımınızla yarıştınız mı?
>>
>>Yoksa böyle şeyler bizi bozar mı?
(alıntı)
Peygamber Efendimiz (s.a.v) ile, hanımı Ayşe gelmişti.
>> İslam ordusu çölün kızgın kumlarında yol alırken Peygamber Efendimiz (s.a.v)
>>hanımına yavaşlamasını söyledi. Orduya da devam edin işareti yaptı. Nihayet
>>ordu uzaklaşmış, Peygamber Efendimiz (s.a.v) ve eşi geride kalmışlardı.
>> Kâinatın yüzüsuyu hürmetine yaratıldığı ALLAH elçisi hanımına sordu?
>>
>>-Yarışalım mı ya Ayşe?
>>
>>Ordu savaşa gidiyordu. Savaştan daha önemli bir mesele yoktu ve bu bir ölüm kalım meselesi idi. Bu durumda bile ALLAHın Resulü (s.a.v) hanımını ihmal etmiyor ve hatta bugün için bile bize çok ayıp gelecek, hatta koca koca
>> adamların hayatta yapamayacakları bir şeyi istiyordu hanımından.
>>
>>-Yarışalım mı ya Ayşe?
>>
>>Ordu silahlarını kuşanmış, düşman üzerine süzülüyordu.
>> Dünyevi anlamda bundan daha büyük bir konu olamazdı. Savaş, ölüm ve kan belki de
>> biraz sonra yollara dökülecekti. O ise hanımına soruyordu:
>>
>>-Yarışalım mı ya Ayşe?
>>
>>Geçenlerde bir arkadaşımız eşi ile çok şiddetli kavga etmişlerdi. Sebep evin
>>beyi hanımına vakit ayırmıyordu. Zaten bütün gün para peşinde koşuyorum,
>>akşam bir de seninle mi uğraşayım diyordu adam.
>>
>>Yıllar sonra bir öğrencimle karşılaştım dün yolda. Altındaki
>> güzel arabasıyla bizi eve bıraktı. Evlenmiş, çocukları olmuş. Neler
>> yapıyorsun diye sordum. Hafta içi her gün sabahın yedisinde okula gidiyormuş.
>> Öğlenden sonraları bir dershanede çalışıyormuş. Hafta sonları ise özel
>> ders veriyormuş. Ailece sabah kahvaltısı yapmayalı üç ay oldu diyordu.
>> Genç yaşında ev ve araba sahibi olmuştu. Gördüğümüzde yeni bir
>> şeyler almayı planlıyordu. Ama onbir aylık çocuğunun nasıl büyüdüğünü fark
>> edememişti.
>>
>>Bir başka arkadaşımızın ailesi farklı şehirde, kendisinin işi
>> farklı yerdeydi. İki haftada bir, iki üç günlüğüne eve gidiyordu. Niye
>> böyle yaptığını sorduğumda, hanımı orada iyi bir işte
>> çalışıyordu, çocuklarından biri de orada iyi bir dershaneye gidiyordu. Peki hanımının ve
>> çocuklarının sana on beş günde birkaç günlüğüne mi ihtiyaçları var diye
>> sordum. Ne yapalım çocukların istikbali için katlanıyoruz dedi. Nasıl bir istikbalse?
>>
>>Sonunda Hz Ayşe de yarışa razı oldu. Bir çizgi çizip yarışa başladılar. Hz
>>Ayşe ve âlemlere Rahmet olarak gönderilen yarışıyorlardı. Birden
>> hanımımla hiç de yarışmadığım aklıma düştü. Acaba şu yan taraftaki
>> boş arsada yarışacak olsak komşularımız ne derlerdi? Ya dostlarımız?
>>
>>Niye bu kadar resmi olduk acaba? Meşru dairedeki pek çok şeyi kendi
>>kendimize haram kıldık.
>>
>>Ve yarışı Hz Ayşe kazandı.
>>
>>Öylece orduya vâsıl oldular. Peygamber Efendimiz (s.a.v) iş olsun diye değil,
>> bugün idrak dahi edemeyeceğimiz bir tarzda savaşa giderken dahi hanımına vakit
>>ayırmıştı. Onun gönlünü hoş eylemişti. Ve bu hadiseyi savaşa
>> giden mücahitlerden hiç birinin kınadığına, aleyhine konuştuğuna dair
>> bir kayıt yok.
>>
>>Sonra bir başka seferde orduyu yine ileriye gönderdi Peygamber Efendimiz (s.a.v)
>> Hanımına yine sordu:
>>
>> -Yarışalım mı ya Ayşe.
>>
>>Ve hanımı yine tamam dedi. Yarıştılar kızgın kumların üstünde
>> yürüyen orduya doğru. Bu defa Peygamber Efendimiz (s.a.v) azanmıştı.
>>
>>-Bu dedi, âlemlere Rahmet olarak gönderilen. Geçen seferkinin
>> rövanşı idi ve tebessümle baktı hanımına.
>>
>>Sahi siz hiç hanımınızla yarıştınız mı?
>>
>>Yoksa böyle şeyler bizi bozar mı?
(alıntı)