- Üyelik Tarihi
- 7 Eyl 2005
- Mesajlar
- 1,242
- Aldığı Beğeniler
- 9
- Takım
- Galatasaray
sevgili kardeşlerim,aşağıda okuyacağınız cümlelerin bir kısmı exelance hocamın KAR YAĞSADA AÇIYOR KARDELENLER adlı onusuna yazdığım cevaplardan oluşuyor.diğer kısmını ise bugün yazdım.
bu tür anılarını bizlerle paylaşmak isteyenler varsa buraya yazabilirler.bizlerle paylaşın mutlu ve hüzünlü anlarınızı.
Olur ya aranızda birisi çıkarda merakeder nedir bu kardelen çiçeği diye neden tüm çiçekler yazın baharda açarda kardelen kışın kar da açar adıda ondan gelir ya zaten...
vay be çocukluğumda ne günler yaşadım.
doğup büyüdüğüm yerlerde kasım ayında kar yağardı,nisan ayına kadar dağlar,tepeler,taşlar her yer bembeyaz olurdu.
tepelerde karlar eridiği zaman bayram yapardık.arkadaşlarla toplanıp oralara giderdik.
ve ölü toprağın altında çıkan çiçekler toplamaya başlardık.her şey uykudayken onlar uyanmaya başlamış oluyorlardı.
belki komik gelecek size ama topladığımız çiçekleri YERDİK.
evet yanlış okumadınız onları toplayıp büyük bir iştahla yerdik.
hafif tatlımsı tadları vardı.yıkamadan yerdik,yıkamayada gerek yoktuki.
o soğukta ne mikrop olurdu nede börtü bücek.
"Kardelen
Bilirim ben yerini, sormam sana nerdesin
Senin yurdun dağlarda, sen hep yükseklerdesin
Nasıl gelsem yanına, sen hep yükseklerdesin
Eğilip de elimden tutar mısın kardelen
Hayrullah Paşalıoğlu"
ufacik bir köy.
ama sanki bütün dünya kadar büyük.
neler neler yaşarsın o küçücük köyde.mutlusun,mesudsun.
imkanların kısıtlı ama yüreğin zengin.
çiçek yemek açlıktan değil.ama sebebinide bilemiyorsun.
hiç annelerinize anneler günü için kırlara çıkıp çiçek topladınızmı?
bir taraftan çiçek toplarken diğer taraftan yeni biten otlardan zararsız olanları yedinizmi?
işte mutluluk budur.kışın okula giderken tezek gütürmesek okula almıyorlardi.
sırtında çanta yok.bir elinde defteer poşeti.diğer kolunun altında tezek parçası.
işte size tasasız bir hayat.
bizim için rutin bir işti okula tezek gütürmek.bilirsiniz okullarda değişik kollar vardır.temizlik,kitap,resim,kızılay kolu başkanı gibi.bizdede fazla olarak TEZEK KOLU BAŞKANI diye bir kol vardı.buda günlük olarak tezek getiren ve getirmeyenleri tespit ederdi.
ilk bahar geldiğinde komşu köy'lere misafirliğe giderdik,sabahın ilk ışıklarıyla beraber yola koyulurduk.kilometrelerce yolu yayan yürürdük köye varmadan bizi karşılıyorlardı.inanmassınız belki ama sanki hicret etmiş gibi oluyorduk.hiç tanımadığımız diğer öğrenciler bizleri evlerinde ağırlamak için seferber oluyorlardı.evlerde biraz dinlenip yemeğimizi yedikten sonra tekrar okulda toplanırdık ve oyunlara başlardık.
buraya kadar her şey normal ama bide dünüş için hazırlıklar başladığında işte en kötü taraf burası oluyordu.bir daha bu kadar yolu yaya yürümek zorunda kalmak çok kütü oluyordu.giderken uçan öğrenciler dünüşte sürüngenler gibi sürünüyordu.
ama köyümüze vardığımızda o kadar mutlu oluyordukki,gerçi o mutluluğu yaşayamadan yatmak zorunda kalıyorduk.devamını ise rüyalarda yaşıyorduk.
exelance hocamın konusuna yazılan cevapları merak eden varsa buradan bakabilirler..
http://www.ceptakas.net/~habibems/w...65&threadview=1&hilight=&hilightuser=0&page=2
bu tür anılarını bizlerle paylaşmak isteyenler varsa buraya yazabilirler.bizlerle paylaşın mutlu ve hüzünlü anlarınızı.
Olur ya aranızda birisi çıkarda merakeder nedir bu kardelen çiçeği diye neden tüm çiçekler yazın baharda açarda kardelen kışın kar da açar adıda ondan gelir ya zaten...
vay be çocukluğumda ne günler yaşadım.
doğup büyüdüğüm yerlerde kasım ayında kar yağardı,nisan ayına kadar dağlar,tepeler,taşlar her yer bembeyaz olurdu.
tepelerde karlar eridiği zaman bayram yapardık.arkadaşlarla toplanıp oralara giderdik.
ve ölü toprağın altında çıkan çiçekler toplamaya başlardık.her şey uykudayken onlar uyanmaya başlamış oluyorlardı.
belki komik gelecek size ama topladığımız çiçekleri YERDİK.
evet yanlış okumadınız onları toplayıp büyük bir iştahla yerdik.
hafif tatlımsı tadları vardı.yıkamadan yerdik,yıkamayada gerek yoktuki.
o soğukta ne mikrop olurdu nede börtü bücek.
"Kardelen
Bilirim ben yerini, sormam sana nerdesin
Senin yurdun dağlarda, sen hep yükseklerdesin
Nasıl gelsem yanına, sen hep yükseklerdesin
Eğilip de elimden tutar mısın kardelen
Hayrullah Paşalıoğlu"
ufacik bir köy.
ama sanki bütün dünya kadar büyük.
neler neler yaşarsın o küçücük köyde.mutlusun,mesudsun.
imkanların kısıtlı ama yüreğin zengin.
çiçek yemek açlıktan değil.ama sebebinide bilemiyorsun.
hiç annelerinize anneler günü için kırlara çıkıp çiçek topladınızmı?
bir taraftan çiçek toplarken diğer taraftan yeni biten otlardan zararsız olanları yedinizmi?
işte mutluluk budur.kışın okula giderken tezek gütürmesek okula almıyorlardi.
sırtında çanta yok.bir elinde defteer poşeti.diğer kolunun altında tezek parçası.
işte size tasasız bir hayat.
bizim için rutin bir işti okula tezek gütürmek.bilirsiniz okullarda değişik kollar vardır.temizlik,kitap,resim,kızılay kolu başkanı gibi.bizdede fazla olarak TEZEK KOLU BAŞKANI diye bir kol vardı.buda günlük olarak tezek getiren ve getirmeyenleri tespit ederdi.
ilk bahar geldiğinde komşu köy'lere misafirliğe giderdik,sabahın ilk ışıklarıyla beraber yola koyulurduk.kilometrelerce yolu yayan yürürdük köye varmadan bizi karşılıyorlardı.inanmassınız belki ama sanki hicret etmiş gibi oluyorduk.hiç tanımadığımız diğer öğrenciler bizleri evlerinde ağırlamak için seferber oluyorlardı.evlerde biraz dinlenip yemeğimizi yedikten sonra tekrar okulda toplanırdık ve oyunlara başlardık.
buraya kadar her şey normal ama bide dünüş için hazırlıklar başladığında işte en kötü taraf burası oluyordu.bir daha bu kadar yolu yaya yürümek zorunda kalmak çok kütü oluyordu.giderken uçan öğrenciler dünüşte sürüngenler gibi sürünüyordu.
ama köyümüze vardığımızda o kadar mutlu oluyordukki,gerçi o mutluluğu yaşayamadan yatmak zorunda kalıyorduk.devamını ise rüyalarda yaşıyorduk.
exelance hocamın konusuna yazılan cevapları merak eden varsa buradan bakabilirler..
http://www.ceptakas.net/~habibems/w...65&threadview=1&hilight=&hilightuser=0&page=2