Yeniden Doğuş

  • 》》 Biraz mavi , biraz telaş , biraz bahar , biraz sessizlik ,biraz deniz kokusu, biraz huzur , bir parça turuncu ♧ Hoşgeldin Yaz ♧

MuhacirEnsar

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
31 Eki 2005
Mesajlar
6,511
Aldığı Beğeniler
40
Konum
MEDİNE
Takım
Fenerbahçe
Son Çılgın Türk'ün nasihatleri
Hayatta olan son iki İstiklal Gazisinden ya da günümüzün moda deyimiyle Çılgın Türklerin son temsilcilerinden Veysel Turan, hasta yatağından Türk milletine böyle seslendi


Onlar değil miydi, cepheye mermi taşıma görevini üstlenen? Bunları gördükçe üzülüyorum.. Kimin için savaştım diye kendimi sorguluyorum.. Düşman kapıdan girdikten sonra eyvah demenin bir faydası olmayacak. O gün eyvah! diyeceklerine bugün Allah desinler. Allahın ipine sarılsınlar&

18 Mart Çanakkale Zaferinin 91. yıldönümünde bugün hayatta olan son iki İstiklal Gazisinden biri olan Veysel Turan ile Konyadaki evinde görüştük. Hayatta kalan iki İstiklal Gazisi'nden biri olan Veysel Turan, Rumî 1316 (Miladî 189 doğumlu.. 106 yaşında. Konyanın, Sarayönü İlçesi'nde esnaftan Abdülkadir Bey'in oğlu. Şimdi Konyanın Selçuklu İlçesinde en küçük kızı Saniye Hanımın yanında. Aydınlıkevler Mahallesinde asansörsüz bir apartmanın üçüncü katında ikamet ediyor. 20 yıldır yatağa bağlı olarak hayatını sürdürdüğü için dışarıya çıkamıyor.

O GÜNLERİ KONUŞTUK: BİR SARI LİRA VARDI

106 yaşında olan Gazi Turanla o günleri konuştuk. Düşmana karşı iman gücüyle galip geldiklerini ifade eden Gazi Turan, ağzından güçlükle çıkan her cümlesinde, manevi çöküşün tehlikesine işaret etti. Turan, şunları söyledi: Bir sarı lira vardı ve hayatımızı onunla sürdürüyorduk. Fazlası eksiği yoktu. Yine de ayakta durabiliyorduk. Ama kâğıt para çıktı ve huzurumuz bitti. Yokluk vardı o zaman, çoğu açlıktan hayatını kaybetti. Şimdi baktığımız zaman ülkemizin durumu iyi ama rahat bırakmıyorlar. Düşman kapıda bekliyor, her tarafımızı sarmışlar. Türkiye, düşman işgali altında ve bunu göremiyorlar. Birbirlerini tutmuyorlar, desteklemiyorlar. Sen yapamıyorsun, ben yaparım kavgasına girmişler. Birlik, dirlik yok aralarında. Birlik var mı birlik? Ona bakmak lazım. Yarın çok geç kalmış olacaklar. Düşman kapıdan girdikten sonra eyvah demenin bir faydası olmayacak. Eyvah! diyeceklerine Allah desinler. Ayakta kalabilmemiz için yüce dinimiz çatısı altında birlik ve beraberlik içinde olmamız lazım.

Turan, yokluklar üzerine kurtardıkları ülkenin, rahat günlerinin kıymetinin bilinemediğini söyledi.

GENÇLERE MESAJLAR

Turan, şöyle devam etti: Her cemiyetin içinde mutlaka çürük elma çıkar. Önemli olan; her cemiyeti temsil eden o şerefli üniformaların içindeki şerefsizleri temizlemektir. Gençliğin dejenere olmaması için çabalamak gerekir. Biz bu vatan uğruna her yerde savaştık. 1012 gün yemek yemediğimiz zamanlar oldu. Ama şu anda vatan millet Sakarya diyen çok nadir. Bunu söyleyen gençler de siyasi unsurlara kapılıp gitmişler. Şimdiki gençlerde Batıya özenti sevdasının olduğunu görüyorum.

ÜZÜLÜYORUM

Düşmana karşı iman gücüyle galip geldiklerini anlatırken Başörtülü analarımız, bacılarımız sırtlarında bizlere mermi taşırdı diyen Gazi Turan, Türkiyenin bugünkü manzarasının içini kararttığını söyledi. 106lık çınar Veysel Turan, Cepheye sırtlarında mermi taşıyan örtülü annelerimiz, bacılarımız bugün askerin yanına dahi yaklaştırılmıyor.. Başörtülü oldukları için kızlarımızın eğitim hakkı ellerinden alınıyor. Onlar değil miydi, cepheye mermi taşıma görevini üstlenen? Bunları gördükçe üzülüyorum.. Kimin için savaştım diye kendimi sorguluyorum.. dedi.

GÖNLÜMDEKİ TÜRKİYE İLE DIŞARIDAKİ TÜRKİYE ÇOK FARKLI

Yıllardır dışarı çıkmadığını söyleyen Gazi Turan, sebeplerini şöyle dile getirdi: Bunun iki sebebi var. Birincisi sağlık sorunum. İkincisi benim gönlümde, yüreğimde, aklımda kurduğum Türkiye'nin farklı oluşu. Dışarıdaki Türkiye çok farklı. Ben arkadaşımı bırakmak istemediğim için onu kilometrelerce sırtımda taşıdım. Aç susuz kaldık.. Savaşta veya barışta kimsenin namusunda, malında gözümüz olmadı. Savaşta aldığımız esirlere bile her türlü yardımı yapardık, onların haklarına tecavüz etmezdik. Bugün bakıyorum; vatanı, milleti için şehit düşen Müslümanlara bin bir türlü işkence ve tecavüzler yapılıyor. Milli ve manevi değerlerimizden yoksun bir gençlik yetişiyor. Her yerde sarkıntılıklar, hırsızlıklar, gasp ve cinayetler var. Ben üzülüyorum, kimin için savaştım? Üzülüyorum..

VATANI İNANCIMIZLA KURTARMADIK MI?

Gazi Turan, şöyle devam etti: Türk kadınının fedakârlığı inancından kaynaklanıyordu. İnancı ona erkeğinin yanında yer almayı aşılıyordu. Böyle olunca, cepheye mermi taşıma görevi onlara düşüyordu. Onlar çok fedakârdı. Her türlü güçlüğe rağmen örtünmek için yorgan kılıflarını, çarşaflarını kullanıyorlardı. Şimdiki kadınlara aynı fedakârlığı yaptırmıyorlar. Örtülü oldukları için bırakın askerin yanında yer almayı, sokakta bile hor karşılanır olmuşlar. Örtü inancımızın gereğidir ve analarımız, bacılarımız inandıkları için örtünüyorlar.. Vatanı inancımızla kurtarmadık mı?

İNANCIM UĞRUNA SAVAŞIRIM

İstiklal Gazisi Turan, Bugün yine savaş olsa cepheye gitmek ister misiniz? sorumuza da, dikkat çeken bir cevap verdi: Bu ülke uğruna gene cepheye koşa koşa giderim. En azından inandığım bir şey uğruna savaşırım. Şehitlik uğruna.. Vatanım, milletim, dinim uğruna.

ARTIK ANLATAMIYORUM

Şimdi ayağa kalkabilsem, hayata karışmak, herkesle konuşmak ve ülkem için her şeyi yapmak isterim diyerek hayatla bağlarını hiç koparmadığını gösteren Veysel Turan, 26 yıldır yatağa bağlı yaşıyor. Özellikle son dönemlerde gazeteciler tarafından sık sık ziyaret edilen Veysel Turan, sürekli aynı şeylerin kendisine sorulmasından duyduğu rahatsızlığı Konuşmakta güçlük çekiyorum, bana Anlat diyorlar. Kolay değil ki anlatmak. 50 yıl olsa anlatırsın, ama ellinin üzerine bir elli daha koyun, aklında kalır mı insanın? Kim taşıyabilir ki bu yükü? cümleleriyle dile getiriyor.

ALLAH ALLAH DİYEREK DÜŞMANI İZMİRE KADAR KOVALADIK

Gazi Turan, aklında kalan bir anısını ise şöyle anlattı: "İçinde bulunduğum birlik bir ara düşman kuvvetleri karşısında bozguna uğrayınca Haymana'ya kadar geri çekildik. Çekilmemiz esnasında bazen tepemizde uçan düşman uçağı atlarımızı ürkütünce, erzak ve cephane yüklü arabalarımız devrilirdi. Süvariler ise o esnada atlarını zor kontrol ederdi. Haymana'da toparlandık. Allah Allah sesleriyle düşmanı İzmir'e kadar kovaladık. Sizler de; birliğinizi, dirliğinizi bozmayın."

SİTEM ETTİ

Biz bir elin parmaklarından daha az kaldık diyen, 106lık çınar, gerekli ilgiyi görememekten şikâyet etti: Ancak bize yeterince önem vermiyorlar. Bize başka sahip çıkan yok. Durumumu görüyorsunuz, sürekli hastayım.

VEYSEL TURAN KİMDİR?
Veysel Turan, ülkemizi bağımsızlığa kavuşturmak için harekete geçen 1'inci Tümen, Hücum Taburu'nda süvariydi. Kendi tabiriyle elinde kılıcı, belinde beylik tabancası, omzunda tüfeğiyle cepheden cepheye koştu. Dumlupınar, Sakarya ve II. İnönü Savaşlarında bulundu. Yatakta geçirdiği uzun yıllar, hafızasında kalan anılarının büyük bir bölümünü alıp götürdü. Ancak, İstiklal Gazisi olmanın şerefli yüküyle yaşadığı bir asrı geçkin ömrün ağırlığını yüzünden okumak mümkün. 16 yıl önce hayat arkadaşını kaybeden Turan'ın 7 çocuğu ve 25 torunu bulunuyor. Manevi çocukları ve sevenleri tarafından yalnız bırakılmayan İstiklal Gazisinin bakımını üstlenen kızı Samiye Turan, babasının bronşit, kalp ve böbrek yetmezliği nedeniyle tedavi gördüğünü, 26 yıldır da yatağa mahkûm halde yaşadığını dile getirdi
 
Üst Alt