Yeniden Doğuş

  • 》》 Biraz mavi , biraz telaş , biraz bahar , biraz sessizlik ,biraz deniz kokusu, biraz huzur , bir parça turuncu ♧ Hoşgeldin Yaz ♧

Cümlem Yok

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
22 May 2011
Mesajlar
53
Aldığı Beğeniler
1
Çevrenizdeki insanları birkaç saat bile olsa kısaca bir gözlemleyecek olursanız, insanların büyük çoğunluğuna hakim olan önemli bir özelliği farkedersiniz: ‘Son sözü söyleme hastalığı’...

İnsanlardaki bu hastalığı görebilmek için, mutlaka çok önemli konulardan konuşuluyor olması gerekmez; bu kimi zaman dile getirilen bir hatıra, kimi zaman bir yemek tarifi, kimi zaman seyredilen bir televizyon pragramı, kimi zaman yaşanan günlük bir olay kimi zaman da okunan bir gazete haberi dahi, insanlardaki bu hastalığı ortaya çıkarabilir. Elbetteki bu kadar sıradan günlük konuşmalarda bile bu tavrı gösteren bir kimse, çok daha önemli ve hayati konular söz konusu olduğunda da, son sözü kendisinden başka hiç kimseye bırakmaz.

Çoğu insan kendindeki bu alışkanlığı, ‘kişilikli olmak’, ‘katılımcı olmak’, ‘akıl kullanmak’ ya da ‘şahsiyetini ortaya koymak’ gibi düşüncelerle tanımlıyor olabilir. Ama nasıl adlandırılırsa adlandırılsın, son sözü söyleme alışkanlığı, çok önemli bir eksikliktir.



Ayrıca bir insan gerçekten çok akıllı olabilir. Herkesten daha tecrübeli, daha ileri görüşlü, daha detaylı düşünebilen bir kimse olabilir. Ancak tüm bu şartlar biraraya geldiğinde bile, insanın yalnızca kendi aklına güvenmesi, kendi dediğinde ısrarcı olması ve kimsenin düşüncesine itibar etmemesi pek çok açıdan hatalıdır.

Öncelikle, bir insanın her ne olursa olsun son sözü söylemeden rahat edememesinin altında yatan duygu, ‘enaniyet’ yani ‘büyüklük hissi’dir. Nefislerindeki, ‘herkesten daha büyük olma isteği’, bu kimselerin, çevrelerindeki insanlar üzerinde yalnızca kendilerinin söz sahibi olmaya çalışmalarına neden olur. Yalnızca kendi dedikleri yapılsın, her olay kendi yöntemlerine göre halledilsin, herkes bu kişinin doğru ve yanlışlarına tabi olsun, herkesin en saygı duyduğu, en çok itibar ettiği kişi kendileri olsun isterler. Aksini yapan biri olduğunda ise, enaniyet hissine kapılan kimseler, bu kişinin tavırlarından son derece rahatsız olurlar. Kendileri gibi, yine son sözü söyleme hastalığına tutulmuş bir başka kişiyle karşılaştıklarında ise, bu kimseyle ciddi bir çatışma ve üstün gelme yarışı içerisine girerler.


Bir konuda üstünlük sağlayabilmek, haklı çıkabilmek, kendi fikirlerini kabul ettirebilmek ve son sözü söyleyen kişi olabilmek için, güzel ahlaka uygun olmayan pek çok tavrı uygulamayı da göze alırlar. Kimi zaman ters tavırlar göstererek, sert üsluplar kullanarak, söz keserek, başkalarının sözünün üstüne konuşarak, kırıcı ve iğneleyici sözler söyleyerek, güzel bir sohbeti tartışma ortamına dönüştürerek, her ne olursa olsun bu kötü alışkanlıklarını sürdürürler.

Oysa ki güzel ahlakın gereği, insanın haklı çıkmasındansa, öncelikle beraberindeki Müslüman kardeşlerine sevgiyle, saygıyla, tevazuyla, hoşgörüyle yaklaşması; en doğrusunu kendisi bilse dahi, bir konuyu mutlaka onların gönüllerini alarak, sevecenlikle, onları onore ederek halletmesidir. İnsanın doğru olan bir şeyi uygulamasının pek çok güzel yolu vardır. İnsanın, tüm bu güzel ahlak özelliklerine önem vermeden, sadece doğru bildiğini söyleyip geçmesi ise, Kuran ahlakına uygun değildir.

Dahası, bir insanın her zaman, her konuda, mutlak olarak en doğru olanı bilen olması çok zordur. Her insanın çevresindeki insanlardan öğreneceği, istifade edeceği, fikir danışacağı, örnek alacağı pek çok konu vardır. Bazen bir kişinin hiç düşünemediği bir detay, hiç beklenmeyen bir kimsenin aklına gelebilir. Allah, herkese bir konunun farklı yönlerini gösterip her birine farklı yöntemlerle düşünmelerini ilham edebilir.

Dolayısıyla, insanın kendinden başka söz sahibi kabul etmemesi, kendinden başkasının sözünü dinlememesi ve her zaman konuları sonuçlandıranın yalnızca kendisinin olmasını istemesi, hiçbir açıdan makul karşılanabilir bir ahlak değildir.

Allah Kuran'da, ‘ilmini dilediği kimseye verebileceğini’ ve ‘her bilenden daha iyi bir bilen olduğunu’ bildirmiştir:

... Biz dilediğimizi derecelerle yükseltiriz. Ve her bilgi sahibinin üstünde daha iyi bir bilen vardır.(Yusuf Suresi, 76)

Kuran ahlakının gereği, bir Müslümanın, dünyanın en akıllı insanı bile olsa, yine de mümin kardeşlerine karşı tevazu sahibi olmasıdır. Mümin, en iyi bildiği bir konuda bile, bu ahlakın bir gereği olarak son sözü başkalarına bırakmalı, herkesin fikirlerine saygı duymalı, nezaketle ve gönül alarak hareket etmelidir.

İnsan kendinden ne kadar emin olursa olsun, son sözü söylemediğinde, o konuda bir eksiklik olmayacağını bilmelidir. Eğer bir mümin Allah'ın rızasına uyarak güzel ahlak gösteriyorsa, Allah'ın onu her zaman en doğru olana yönelteceğinden ve ona en doğru olanı yaptıracağından emin olmalı ve asla şüpheye düşmemelidir.

Allah Kuran'da müminlere bu gerçeği şöyle bildirmiştir:

İnkar edenler: "Ona Rabbinden bir ayet (mucize) indirilseydi ya!" derler. De ki: "Şüphesiz Allah, dilediğini şaşırtıp-saptırır, Kendisi'ne katıksızca yöneleni de dosdoğru yola yöneltip-iletir."(Rad Suresi, 27)

alinti
 

uhibbu

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
4 Eki 2007
Mesajlar
18,383
Aldığı Beğeniler
39,770
Konum
istanbul
Takım
Galatasaray
İnsanın doğru olan bir şeyi uygulamasının pek çok güzel yolu vardır.
İnsanın, tüm bu güzel ahlak özelliklerine önem vermeden, sadece doğru bildiğini söyleyip geçmesi ise, Kuran ahlakına uygun değildir.

Çok güzel bir paylaşımdı
Allah razı olsun, korusun bizi enaniyetten.
 

İsrâ

"Özlem"imsin
 
Üyelik Tarihi
22 Eki 2010
Mesajlar
6,128
Aldığı Beğeniler
12,753
Konum
Kdz.Ereğli
Takım
Galatasaray

Çoğu insan kendindeki bu alışkanlığı, ‘kişilikli olmak’, ‘katılımcı olmak’, ‘akıl kullanmak’ ya da ‘şahsiyetini ortaya koymak’ gibi düşüncelerle tanımlıyor olabilir. Ama nasıl adlandırılırsa adlandırılsın, son sözü söyleme alışkanlığı, çok önemli bir eksikliktir.


Allah razı olsun. Mevlam bizleri eksik olmayan kullarından eylesin.
 

uhibbu

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
4 Eki 2007
Mesajlar
18,383
Aldığı Beğeniler
39,770
Konum
istanbul
Takım
Galatasaray
Yâ Rab.!
..Aciz ve eziğim acziyetimin de bilincindeyim..
..Senden birşey istemeye dilemeye yüzüm yok.!
..Nerde benim benliğim öğrendiğim değerlerim..
..Bendeki ben artık "ben" değilmiyim..
.....Yürüdüğüm yoldaki engellere sebep bensem eğer
..Ve asıl eksiklik bende ise yürütme beni..
..Bu engeller benim hayrıma ise arttır itikâdımı imânımı..
..Zirâ Sen isteyene verensin..
..Şerri hayra hayrı şerre çevirensin..
..İmkânım varken hayra ortak et..
..Gözüm kör olsa da kalp gözümü açık et..
..İnandığım kişiler azalsa da inancımı sağlam tut..
..Kendimi unuttuğum anda "SEN"i dâima hatırlama gücü ver..
..Yolunda yapılan hayrı"SEN"le aramızda gizli tut..
..Alenen bencillik taslanan hayrdan "SANA" sığındım Yâ Rab.!
..Dilimin söylediği sözleri emniyetli kıl..
..Boş söz söylemekten lâl et konuşturma..
..Yerinde ve zamanında az ama öz konuştur..
..Öfkemi yutmaktan başka içki içirme..
..Müslümanın içtiği en güzel içkidir öfke yuttur bana Yâ Rab.!
..Dergahına el açtığımda katından kovma..
..Kulağımı kötü sözden kalbimi imânsızlıktan koru..
..Herkesten el ayak çekip huzuruna durmaktan
..Yalnız SENİN rızanı isteyip elimi yalnız SANA açmaktan
..Verdiğin ni'metlerin şükründen mahrum bırakma..
..Hayırlı kıldığından razı et..
..Kalbimdeki gizli sırrı ilahi aşka yönelt..
..Sana sığındım Allahım..
..Yalnız SANA..
 

Beste

Dert etme Duâ et..
 
Üyelik Tarihi
13 Eki 2009
Mesajlar
11,177
Aldığı Beğeniler
18,751
Konum
Sessiz
Takım
Galatasaray
Paylasimin icin Allah razi olsun kardesim..
 

Cümlem Yok

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
22 May 2011
Mesajlar
53
Aldığı Beğeniler
1
Yâ Rab.!
..Aciz ve eziğim acziyetimin de bilincindeyim..
..Senden birşey istemeye dilemeye yüzüm yok.!
..Nerde benim benliğim öğrendiğim değerlerim..
..Bendeki ben artık "ben" değilmiyim..
.....Yürüdüğüm yoldaki engellere sebep bensem eğer
..Ve asıl eksiklik bende ise yürütme beni..
..Bu engeller benim hayrıma ise arttır itikâdımı imânımı..
..Zirâ Sen isteyene verensin..
..Şerri hayra hayrı şerre çevirensin..
..İmkânım varken hayra ortak et..
..Gözüm kör olsa da kalp gözümü açık et..
..İnandığım kişiler azalsa da inancımı sağlam tut..
..Kendimi unuttuğum anda "SEN"i dâima hatırlama gücü ver..
..Yolunda yapılan hayrı"SEN"le aramızda gizli tut..
..Alenen bencillik taslanan hayrdan "SANA" sığındım Yâ Rab.!
..Dilimin söylediği sözleri emniyetli kıl..
..Boş söz söylemekten lâl et konuşturma..
..Yerinde ve zamanında az ama öz konuştur..
..Öfkemi yutmaktan başka içki içirme..
..Müslümanın içtiği en güzel içkidir öfke yuttur bana Yâ Rab.!
..Dergahına el açtığımda katından kovma..
..Kulağımı kötü sözden kalbimi imânsızlıktan koru..
..Herkesten el ayak çekip huzuruna durmaktan
..Yalnız SENİN rızanı isteyip elimi yalnız SANA açmaktan
..Verdiğin ni'metlerin şükründen mahrum bırakma..
..Hayırlı kıldığından razı et..
..Kalbimdeki gizli sırrı ilahi aşka yönelt..
..Sana sığındım Allahım..
..Yalnız SANA..
__________________


amin kardesim cok guzel bir dua eklemissin Alllah(cc) cumlemizden razi olsun insaAllah
 

ilminur

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
30 Ara 2007
Mesajlar
8,908
Aldığı Beğeniler
128
Takım
Fenerbahçe
Emeğinize sağlık fakat günde 3 konudan fazlası yasaktır fazlalıklar silinebilir bu yüzden 3 aşmasanız iyi olur yoksa açılan konuya yazık olur teşekkürler... :)
 

EkSen

Çelİşkilli
 
Üyelik Tarihi
25 May 2011
Mesajlar
638
Aldığı Beğeniler
13
Bizim evde son sözü hep ben söylerim .. Hanım ne derse desin en son ben konuşurum .. " Tamam, olur, peki, yaparım " gibi .. :)
 

Gülistan

İMAM HATİP'Lİ
 
Üyelik Tarihi
30 Kas 2010
Mesajlar
1,066
Aldığı Beğeniler
25
Takım
Diğer
Esselamü Aleyküm.paylaşım için Rabbim razı olsun.son sözü söylemek gibi bir çaba sarf etmiyorum şükür."susmak ve dinlemek erdemlikse ben erdemim o vakit:))
Cümleten Allah'a emanet olunuz.
 
Üst Alt