Yitik bir akşama daha sensiz hazırlanıyorum. Mühürle dudağımı, sesimi tut, lâl eyle çığlıklarımı. Sensizlik özleminin uçurumlarından çek dilimi. Kor sözleri düşürme bir güz yağmurunun üşüten akşamında ve yakma üşüyen ruhumu kor ateşinle.
Sen düşmeliydin bulutlardan yağmur olarak. Hasretin, özlemin düşmemeliydi sonbaharlarda. Ben hep saatimi senin kalp atışlarına kurmuştum. Kalp atışların saatimin zembereğini kırdı. Hasretin ve özlemin öyle büyüdü ki bende artık sözlerimde kifayetsiz kalır oldu.
Yağmur damlası saçlarımın arasında buğulanırken, ellerim yüzüme kapanmış sessizce yollarına dalıp seni bekliyorum. Yorgun bekleyiş içinde savruluyor kafamda düşüncelerim… Ve yitik bir akşama daha sensiz hazırlanıyorum.
Mühürle dudağımı, sesimi tut, lâl eyle çığlıklarımı. Sensizlik özleminin uçurumlarından çek dilimi. Kor sözleri düşürme bir güz yağmurunun üşüten akşamında ve yakma üşüyen ruhumu kor ateşinle.
Mızrabının ucunda titretiver yüreğimi, aşka sürgün et kelimelerimi, köklü salkımından emzir ayrılık vaktimin ümitlerini.
Hoş geldin ey güz yağmurum; Sağanağınla ıslat bu yanan gönlümü. Hüznümün sarı yapraklarını toprağa kat. Kat ki çürüyüp yok olsun hüznün sensizliği. Gönül sofrana oturt beni, yüreğinde avut sen diyen beni. Sarmaşıklar gibi sar bedenimi ve suskun bakışlarınla ruhumda aç bir güz gülü gibi... Bir güz yağmurunda bırakta yüreklerimiz ıslansın şimdi sırılsıklam...
Yapraklar gazel olmuş durmaz düşer çınarların dalalrından ve aklım lodos gibi deli deli eser şimdi senszliğin şehri olan İstanbulda. Savrulurum yedi tapade bi o yana bir bu yana. Gecenin yalnızlığında düşlerim üşür sensizlikten. Güz mevsiminde güller açar, yaprağına çiğtaneleri düşer sabahın seher vaktinde. Sultanahmette saba makamından seslenir müezzin. Ve yankılanır yakarışlar boğazdan yedi tepeye.Her tepede bir nağme var sen diye.Ve her duada şimdi goncagonca açar bir güz gülü. Baharlarımda açan vuslat gülüsün. Bir güz gülü açıyor sinleri siyah feraceyle örten eyzünde ve kimselere benzemiyor dudaklarındaki buseler. Solgun kelimelerde açıyorsun yediveren gülü gibi. Sen solmayıp açan gonca gonca güz gülüsün...
Ercan gümüs..