Sonsuz aşk ülkesine gitmek mi istiyorsun? Öyleyse bir Mecnun bul ve onu sev...Sevdikçe yan, yandıkça sev... Kendini bir anda buluverirsin Raufun, Veduun aşk tecellisi içinde... Allaha aşık olmak için mürşide gerek yok mu dedin? Yanılıyorsun... Leylasız Mecnunlar kendileri olmadığından Rauf, Vedud onlarda tecelli eder aslında...
Onları sevebilmene bağlı bu aşkı yaşaman... Kimi sultanlar bu sırrı biliyorlardı... Musa Nebi (S.A.V) de bı sır için Hızırı Belyayı- aramak adına yollara düştü... Ondaki Ona kavuşmak için... Sonsuz aşkı tatmak, ondan ledünni ilimler devşirebilmek için... Sen bir tarikata intisap ettim, el aldım, vird yapıyor muyum dedin? Bu sana büyük bir ihsan... Anla ki Allah(c.c) seni seviyor... Bununla ism-i azam sırrı gibi imanla kabre girme müjden var... Bu Onun bir vaadi... Ama Onun aşkın kavuşup, yol alamazsın... Nefs-i emmarenin elinden kurtulamazsın, yaptığın esmanın tadını alamazsın, ibadetlerin tatsız, tuzsuz olur... Önerilen Lafza-yı Celali çok çok çalışırsan, buna bir ömür devam edersen sana da gelir, ötelerden bir gelen; seni ledün sırlarıyla donatır, nurun, aşkın kapılarını sana açar, aşk şaraplarından kadehler içirir sana... Ve sen de Leylasız Mecnun ya da Mecnunsuz Leyla oluverirsin; herkes sende Onu bulmak için senin sevgine koşar... Sen Onda yok olursan; O sende var olur... Sende var olana aşık olmak için çalarlar kapını insanlar... O bir kulunu sevdi mi, ne mi olur? Nebi (S.A.V) şöyle der: Allah bir kulunu sevdi mi o kulun gören gözü, işiten kulağı, tutan eli, yürüyen ayağı olur. Sen, Leylasız Mecnunu seven... Bu sevgidir sana yol aldıran... Velidir senin sevdiğin aslında... Onları sevebildiğin kadar yanarsın, yandığın kadar varsın...
Unutma ki sonsuz aşka ulaşma gerçekliğinde Mecnunlara duyduğun sevgi ölçüsünce yol alır da sonsuz aşka yanarsın...
Sen aşkı arıyordun güllerdeki güzeliklerde
Tomurcuk, gonca; güzelim gülden bir parça
Aşk gül değil, güle yansıyan anlamdaki ışık
Sevgideki anlamı yüklenince gül
Bülbül, gonca güllerin açmasına aşık olur
Sevgi ve aşk şarkıları söyler durur gülere
Sonsuzluğun aşkı, aşkın sonsuzluğu
Bülbülün feryadına yansıyan tecelli
Bülbüle güller sevdirilmiş, ya güllere ne?
Zaman ülkesinin sonsuzluğuna
Yol bulup gitmiş bülbülle gülün aşkları
Bizler de yolcuyuz aslında aşk yollarında
Öyleyse düşelim yollara Mecnunları bulalım
Leylasız Mecnunlarda sonsuz aşka yanalım
Onları sevebilmene bağlı bu aşkı yaşaman... Kimi sultanlar bu sırrı biliyorlardı... Musa Nebi (S.A.V) de bı sır için Hızırı Belyayı- aramak adına yollara düştü... Ondaki Ona kavuşmak için... Sonsuz aşkı tatmak, ondan ledünni ilimler devşirebilmek için... Sen bir tarikata intisap ettim, el aldım, vird yapıyor muyum dedin? Bu sana büyük bir ihsan... Anla ki Allah(c.c) seni seviyor... Bununla ism-i azam sırrı gibi imanla kabre girme müjden var... Bu Onun bir vaadi... Ama Onun aşkın kavuşup, yol alamazsın... Nefs-i emmarenin elinden kurtulamazsın, yaptığın esmanın tadını alamazsın, ibadetlerin tatsız, tuzsuz olur... Önerilen Lafza-yı Celali çok çok çalışırsan, buna bir ömür devam edersen sana da gelir, ötelerden bir gelen; seni ledün sırlarıyla donatır, nurun, aşkın kapılarını sana açar, aşk şaraplarından kadehler içirir sana... Ve sen de Leylasız Mecnun ya da Mecnunsuz Leyla oluverirsin; herkes sende Onu bulmak için senin sevgine koşar... Sen Onda yok olursan; O sende var olur... Sende var olana aşık olmak için çalarlar kapını insanlar... O bir kulunu sevdi mi, ne mi olur? Nebi (S.A.V) şöyle der: Allah bir kulunu sevdi mi o kulun gören gözü, işiten kulağı, tutan eli, yürüyen ayağı olur. Sen, Leylasız Mecnunu seven... Bu sevgidir sana yol aldıran... Velidir senin sevdiğin aslında... Onları sevebildiğin kadar yanarsın, yandığın kadar varsın...
Unutma ki sonsuz aşka ulaşma gerçekliğinde Mecnunlara duyduğun sevgi ölçüsünce yol alır da sonsuz aşka yanarsın...
Sen aşkı arıyordun güllerdeki güzeliklerde
Tomurcuk, gonca; güzelim gülden bir parça
Aşk gül değil, güle yansıyan anlamdaki ışık
Sevgideki anlamı yüklenince gül
Bülbül, gonca güllerin açmasına aşık olur
Sevgi ve aşk şarkıları söyler durur gülere
Sonsuzluğun aşkı, aşkın sonsuzluğu
Bülbülün feryadına yansıyan tecelli
Bülbüle güller sevdirilmiş, ya güllere ne?
Zaman ülkesinin sonsuzluğuna
Yol bulup gitmiş bülbülle gülün aşkları
Bizler de yolcuyuz aslında aşk yollarında
Öyleyse düşelim yollara Mecnunları bulalım
Leylasız Mecnunlarda sonsuz aşka yanalım