kuzmanmı canım
Savaş tüm hızıyla devam ederken bir ara Kuzman, kolundan bir yara alıp yere yığıldı. Yarası çok ağırdı. Onun aldığı yara, insana çok eziyet eden ve genelde öldüren bir yaraydı. Kuzman bunu çok iyi biliyor ve kurtulma ümidinin kalmadığını düşünüyordu.
Uhud savaşı sırasında düşman saflarını birbirine katan ve savaş esnasında büyük maharetler gösteren biri vardı: "Kuzman"... Onun bu cengâverliğini Efendimize haber verdiklerinde Efendimiz Aleyhissalâtü Vesselâm:
"İnsanlardan bazıları vardır ki, dışardan görünüşe göre cennet ehline yaraşan hayırlı işler yaparlar. Halbuki onlar (o işlerini yaparken yaptıkları niyetleri sebebiyle) cehennemliktirler." buyurarak onun cehennemlik olduğuna işaret ediyordu.
Tabiî bu duruma sahabei kiram şaşırmışlardı. Şüphesiz Efendimiz boşuna söz söylemezdi; fakat İslâm ordusu safında yer alan, müşrik ordularını âdeta darmadağın eden bu adam acaba niçin cehennemlikti?..
Savaş tüm hızıyla devam ederken, bir ara Kuzman, kolundan bir yara alıp yere yığıldı. Yarası çok ağırdı. Onun aldığı bu yara, insana çok eziyet eden ve genelde öldüren bir yaraydı. Kuzman bunu çok iyi biliyor ve kurtulma ümidinin kalmadığını düşünüyordu. Onun yere yıkıldığını gören Katade b. Numan Radıyallahu Anh, hemen yanına geldi ve:
Ne mutlu sana Kuzman! Cennete gideceksin. Allah yolunda şehit oluyorsun!" dedi. Kuzman, Katade'ye şöyle bir baktı ve:
Şehadet mi dedin?! Benim maksadım o değildi ki! dedi. Katade b. Numan çok şaşırmıştı. Bu adam neler söylüyordu böyle? İslâm'ın var olma mücadelesinin verildiği böyle bir zamanda din için değilse, ya ne için savaşmıştı bu adam? Hidayetten nasipsiz Kuzman devam etti:
Ben, savaşırken İslâm dininin muhafazası aklımdan bile geçmedi. Fakat Kureyş taifesinin Medine'de hurmalıklarıma zarar vermemesi için sizlerle aynı safta savaşıyorum!
Katade b. Numan, bunları duyunca Kuzman'dan öylesine nefret etti ki, hayretler içinde yerinden kalktı. Onu kaderiyle baş başa bırakarak çekildi.
Bu arada Kuzman, yarasının ağrısının gittikçe arttığını görünce daha fazla sabredemedi ve kendi kılıcıyla karnını deşti ve elim bir akıbetle öldü gitti. Ashabı kiram bu durumu görünce Resûlullah'ın sözünü hatırladılar. Netice itibarıyla Efendimiz Aleyhissalâtü Vesselâm'ın onun hakkındaki haberi doğru çıkmış, Kuzman hayatını cehennemliklere yaraşır şekilde sona erdirmişti.
Gerçekten ibret alınacak bir hadise&
Kuzman Müslümanların safında savaştığı hâlde cehenneme gidiyordu. Hemen yanı başındaki İslâm mücahidi ise, şehit olmuş âdeta kanat çırparak cennetlere uçuyordu. Saflar aynı, yapılan mücadele aynı, fakat gittikleri yer tamamen farklıydı... Biri cennete, biri cehenneme... İşte bu fark onların niyetleri sebebiyledir. Birinin niyeti, İslâm dininin yücelmesi ve muhafazası iken, nasipsiz Kuzman'ın niyeti, İslâm'ı değil, bağını bahçesini korumaktı.
Savaş tüm hızıyla devam ederken bir ara Kuzman, kolundan bir yara alıp yere yığıldı. Yarası çok ağırdı. Onun aldığı yara, insana çok eziyet eden ve genelde öldüren bir yaraydı. Kuzman bunu çok iyi biliyor ve kurtulma ümidinin kalmadığını düşünüyordu.
Uhud savaşı sırasında düşman saflarını birbirine katan ve savaş esnasında büyük maharetler gösteren biri vardı: "Kuzman"... Onun bu cengâverliğini Efendimize haber verdiklerinde Efendimiz Aleyhissalâtü Vesselâm:
"İnsanlardan bazıları vardır ki, dışardan görünüşe göre cennet ehline yaraşan hayırlı işler yaparlar. Halbuki onlar (o işlerini yaparken yaptıkları niyetleri sebebiyle) cehennemliktirler." buyurarak onun cehennemlik olduğuna işaret ediyordu.
Tabiî bu duruma sahabei kiram şaşırmışlardı. Şüphesiz Efendimiz boşuna söz söylemezdi; fakat İslâm ordusu safında yer alan, müşrik ordularını âdeta darmadağın eden bu adam acaba niçin cehennemlikti?..
Savaş tüm hızıyla devam ederken, bir ara Kuzman, kolundan bir yara alıp yere yığıldı. Yarası çok ağırdı. Onun aldığı bu yara, insana çok eziyet eden ve genelde öldüren bir yaraydı. Kuzman bunu çok iyi biliyor ve kurtulma ümidinin kalmadığını düşünüyordu. Onun yere yıkıldığını gören Katade b. Numan Radıyallahu Anh, hemen yanına geldi ve:
Ne mutlu sana Kuzman! Cennete gideceksin. Allah yolunda şehit oluyorsun!" dedi. Kuzman, Katade'ye şöyle bir baktı ve:
Şehadet mi dedin?! Benim maksadım o değildi ki! dedi. Katade b. Numan çok şaşırmıştı. Bu adam neler söylüyordu böyle? İslâm'ın var olma mücadelesinin verildiği böyle bir zamanda din için değilse, ya ne için savaşmıştı bu adam? Hidayetten nasipsiz Kuzman devam etti:
Ben, savaşırken İslâm dininin muhafazası aklımdan bile geçmedi. Fakat Kureyş taifesinin Medine'de hurmalıklarıma zarar vermemesi için sizlerle aynı safta savaşıyorum!
Katade b. Numan, bunları duyunca Kuzman'dan öylesine nefret etti ki, hayretler içinde yerinden kalktı. Onu kaderiyle baş başa bırakarak çekildi.
Bu arada Kuzman, yarasının ağrısının gittikçe arttığını görünce daha fazla sabredemedi ve kendi kılıcıyla karnını deşti ve elim bir akıbetle öldü gitti. Ashabı kiram bu durumu görünce Resûlullah'ın sözünü hatırladılar. Netice itibarıyla Efendimiz Aleyhissalâtü Vesselâm'ın onun hakkındaki haberi doğru çıkmış, Kuzman hayatını cehennemliklere yaraşır şekilde sona erdirmişti.
Gerçekten ibret alınacak bir hadise&
Kuzman Müslümanların safında savaştığı hâlde cehenneme gidiyordu. Hemen yanı başındaki İslâm mücahidi ise, şehit olmuş âdeta kanat çırparak cennetlere uçuyordu. Saflar aynı, yapılan mücadele aynı, fakat gittikleri yer tamamen farklıydı... Biri cennete, biri cehenneme... İşte bu fark onların niyetleri sebebiyledir. Birinin niyeti, İslâm dininin yücelmesi ve muhafazası iken, nasipsiz Kuzman'ın niyeti, İslâm'ı değil, bağını bahçesini korumaktı.
