bu soruda benden gelsin acizane
Peygamber Efendimiz (s.a.v.)den Genişliği, gökler ve yer kadar olan cennet
sözünü duyunca bir anda ruhunda fırtınalar koptu. Gökler ve yer kadar
diyerek hayal etmeye çalıştı onu. Bedir, çölde bir kum tanesi kadar küçüktü şimdi.
Sevinçle ürperdi. Mademki bunu O müjdeledi, bir an önce oraya kavuşmalıyım, dedi.
Eline bir kaç hurma aldı ve yemeye başladı. Fakat ne garip, yediği her hurma, bir
öncekinden daha lezzetsizdi. Durdu. Yiyecek zamanı varmıydı? Hayır, bu çok uzun bir
süre, dedi. Elindeki hurmaları fırlattı. Atını savaş alanına sürdü. Dövüşüyor ve şu beyitleri
söylüyordu: Cihatta sabırla, Allaha takva ve salih amel azığıyla koşmak. Her azık
tükenmeye mahkum. İyilik ve takvada yalnız hakikat. Yolunuz Bedire düşerse bir gün,
duvarlarla çevrili bir alan göreceksiniz. Girin kapıdan, yürüyün ince beton yoldan.
İşte küçük boş bir havuz, hayır havuz değil, vardınız onun yanına. Orada yatan 14 kişiden
biridir. Sorun nasıl attı hurmaları elinden! Sorun! Kimdir bu sahabe?
Peygamber Efendimiz (s.a.v.)den Genişliği, gökler ve yer kadar olan cennet
sözünü duyunca bir anda ruhunda fırtınalar koptu. Gökler ve yer kadar
diyerek hayal etmeye çalıştı onu. Bedir, çölde bir kum tanesi kadar küçüktü şimdi.
Sevinçle ürperdi. Mademki bunu O müjdeledi, bir an önce oraya kavuşmalıyım, dedi.
Eline bir kaç hurma aldı ve yemeye başladı. Fakat ne garip, yediği her hurma, bir
öncekinden daha lezzetsizdi. Durdu. Yiyecek zamanı varmıydı? Hayır, bu çok uzun bir
süre, dedi. Elindeki hurmaları fırlattı. Atını savaş alanına sürdü. Dövüşüyor ve şu beyitleri
söylüyordu: Cihatta sabırla, Allaha takva ve salih amel azığıyla koşmak. Her azık
tükenmeye mahkum. İyilik ve takvada yalnız hakikat. Yolunuz Bedire düşerse bir gün,
duvarlarla çevrili bir alan göreceksiniz. Girin kapıdan, yürüyün ince beton yoldan.
İşte küçük boş bir havuz, hayır havuz değil, vardınız onun yanına. Orada yatan 14 kişiden
biridir. Sorun nasıl attı hurmaları elinden! Sorun! Kimdir bu sahabe?