- Üyelik Tarihi
- 5 Eyl 2011
- Mesajlar
- 3,789
- Aldığı Beğeniler
- 13,779
- Takım
- Galatasaray
Mehmet Baş
Söylenmeyen Dil Gibi
Kelime havuzunda sükût ile islandım Korkunun şafağında benzi solmuş gül gibi Topraktan bir çehreyle yeryüzüne yaslandım Gurbet gurbet dolaştım esen garbi yel gibi
Tüterken bahçemizde bir ince duman Bir hikâye içinde hikâyeydik o zaman Bir düşün irmağında hayallere kapılan Akip durdu saatler kudurmuş bir sel gibi
Hileli zarlarını atıp gitti ömrümüz Mağlup ordular gibi çiğnenirken gülümüz Mansur gibi tutuşup savrulurken külümüz Dağıldı tüm ümitler saçımda ki tel gibi
Yaralı bir kuş gibi çırpıniyor gönlümüz Bozulmuş kantarlarda tartılıyor sözümüz Bir çölün bağrında ateş almış özümüz Bir yangın sonrasında arta kalmış kül gibi
Şu bela meydanında canımızdan usandık Düşmanları dost bilip her sözüne inandık Ateş ile kirlenip toprak ile yıkandık Bir ırmak kenarında sürüklenen sal gibi
Gittiler sevdiklerim bırakarak yasları Haydutlar çaldı gitti su içtiğim tasları Anne diye koklarken başucunda taşları Baktı bana sevdiğim baktı bana el gibi
Elimde yılların kurumuş dalları kaldı İçtiğim kahvenin çıkmayan falları kaldı Dağılmış şu kovanın petekte balları kaldı Kalakaldım öylece söylenmeyen dil gibi
Söylenmeyen Dil Gibi
Kelime havuzunda sükût ile islandım Korkunun şafağında benzi solmuş gül gibi Topraktan bir çehreyle yeryüzüne yaslandım Gurbet gurbet dolaştım esen garbi yel gibi
Tüterken bahçemizde bir ince duman Bir hikâye içinde hikâyeydik o zaman Bir düşün irmağında hayallere kapılan Akip durdu saatler kudurmuş bir sel gibi
Hileli zarlarını atıp gitti ömrümüz Mağlup ordular gibi çiğnenirken gülümüz Mansur gibi tutuşup savrulurken külümüz Dağıldı tüm ümitler saçımda ki tel gibi
Yaralı bir kuş gibi çırpıniyor gönlümüz Bozulmuş kantarlarda tartılıyor sözümüz Bir çölün bağrında ateş almış özümüz Bir yangın sonrasında arta kalmış kül gibi
Şu bela meydanında canımızdan usandık Düşmanları dost bilip her sözüne inandık Ateş ile kirlenip toprak ile yıkandık Bir ırmak kenarında sürüklenen sal gibi
Gittiler sevdiklerim bırakarak yasları Haydutlar çaldı gitti su içtiğim tasları Anne diye koklarken başucunda taşları Baktı bana sevdiğim baktı bana el gibi
Elimde yılların kurumuş dalları kaldı İçtiğim kahvenin çıkmayan falları kaldı Dağılmış şu kovanın petekte balları kaldı Kalakaldım öylece söylenmeyen dil gibi