- Üyelik Tarihi
- 11 Nis 2007
- Mesajlar
- 24,205
- Aldığı Beğeniler
- 22,175
- Takım
- Fenerbahçe
"Öğütlerinin güneşi doğduğunda üzerimize, Nuşirevan'm sa¬rayı gibi sarsılmalıydık.
Bütün savunma hatlarımızı terk etmeli, ne kadar taş varsa kalbimizde, dökmeliydik.
Taş taş üstüne kor gibi yükselttiğimiz bencillik saraylarımızı yıkmalıydık.
"komşusu açken tok yatan bizden değildir" dediğini bildik, bildik ama kendi benliğimizi sivriltip yanımızdakileri unuttuk.
"insan insanın kurdudur" diye bellettiler bize.
Böyle diyenler pişman oldular, mutsuzluk ürettiler, doyum¬suz kaldılar, sömürmeyi hak gördüler, çocukları üzdüler, anne¬lerin gülücüklerini yok ettiler, babaların umutlarını çaldılar
Biz onlara sesimizi duyuramadık, sözümüzü dinletecek bir vakar kuşanamadık
Başını yastığa koyarken, "komşum aç mı acaba?" deyip uy¬kusu kaçanların medeniyetini kuramadık
Belki onlar gibi düşündük, belki onların metalik yüzlü, şef¬kate kör, merhamete sağır şe'n'ır'ıer'ın'm cezbes'me aldandık.
Şimdi sen bizi senden sayar mısın Ey Resul...
Her birimiz tek kanatlıydık, ancak birbirimize sarıldığımızda
uçabilirdik.
bir insan bir insan için herşeyden sorumlu bilmeliydi kendini.
tebessüm bile yüzümüzün sadakasıydı; diğer yüzlere içten ve
hesapsız ışıltılar,
kalpten ve sınırsız baharlar bahar borçluyduk her birimiz
insan olmak gerekti önce müslüman olmak için
insan olmayı atlayarak, olunacak müslümanlık sığ kalacaktı,
tarafgirliklere alet olacaktı, siyasal mızrakların ucunda sallanacaktı.
Senin herkesi her an her yerde hiç şartsız kucaklayan en güzel
yağmur olduğunu bilemedik.
aldandık, Efendimiz, gözlerinden ıslanamadık.
uçurumlar açtık kalplerimize, uzağa düşürdük şefkatlerimizi.
küskünlükleri, vurdumduymazlıkları, "banane?"leri yükseltip duvar ettik.
insanlığımızı insanlığa çok gördük.
şimdi sen bizi senden sayar mısın ey Resul... insandan sayar mısın?
Senai Demirci
Bütün savunma hatlarımızı terk etmeli, ne kadar taş varsa kalbimizde, dökmeliydik.
Taş taş üstüne kor gibi yükselttiğimiz bencillik saraylarımızı yıkmalıydık.
"komşusu açken tok yatan bizden değildir" dediğini bildik, bildik ama kendi benliğimizi sivriltip yanımızdakileri unuttuk.
"insan insanın kurdudur" diye bellettiler bize.
Böyle diyenler pişman oldular, mutsuzluk ürettiler, doyum¬suz kaldılar, sömürmeyi hak gördüler, çocukları üzdüler, anne¬lerin gülücüklerini yok ettiler, babaların umutlarını çaldılar
Biz onlara sesimizi duyuramadık, sözümüzü dinletecek bir vakar kuşanamadık
Başını yastığa koyarken, "komşum aç mı acaba?" deyip uy¬kusu kaçanların medeniyetini kuramadık
Belki onlar gibi düşündük, belki onların metalik yüzlü, şef¬kate kör, merhamete sağır şe'n'ır'ıer'ın'm cezbes'me aldandık.
Şimdi sen bizi senden sayar mısın Ey Resul...
Her birimiz tek kanatlıydık, ancak birbirimize sarıldığımızda
uçabilirdik.
bir insan bir insan için herşeyden sorumlu bilmeliydi kendini.
tebessüm bile yüzümüzün sadakasıydı; diğer yüzlere içten ve
hesapsız ışıltılar,
kalpten ve sınırsız baharlar bahar borçluyduk her birimiz
insan olmak gerekti önce müslüman olmak için
insan olmayı atlayarak, olunacak müslümanlık sığ kalacaktı,
tarafgirliklere alet olacaktı, siyasal mızrakların ucunda sallanacaktı.
Senin herkesi her an her yerde hiç şartsız kucaklayan en güzel
yağmur olduğunu bilemedik.
aldandık, Efendimiz, gözlerinden ıslanamadık.
uçurumlar açtık kalplerimize, uzağa düşürdük şefkatlerimizi.
küskünlükleri, vurdumduymazlıkları, "banane?"leri yükseltip duvar ettik.
insanlığımızı insanlığa çok gördük.
şimdi sen bizi senden sayar mısın ey Resul... insandan sayar mısın?
Senai Demirci