Yeniden Doğuş

  • 》》 Biraz mavi , biraz telaş , biraz bahar , biraz sessizlik ,biraz deniz kokusu, biraz huzur , bir parça turuncu ♧ Hoşgeldin Yaz ♧

Güner

mekan 07 vatan 58
 
Üyelik Tarihi
22 Ara 2011
Mesajlar
2,255
Aldığı Beğeniler
4,292
Konum
Antalya
Takım
Fenerbahçe
b4kjlra.jpg

“SU GİBİ AZİZ OLMAK ÜZERİNE”

Suyun doğası bir felsefe anlatır.
Mesela dağdan akan suyu düşünün.
En az direnç gösteren yolu seçer akmak için.
Yani önüne bir kaya çıkacak olursa vazgeçmez yolundan ama onunla uğraşmaz, kayayla mücadele etmez, etrafından dolaşıp devam eder akmaya.
Suyun bu doğasından alınan ilhamla şöyle der Sufiler:
“Seninle uğraşan hiç kimseyle uğraşma, eğer uğraşırsan onunla aynı yerde kalırsın.
Etrafından dolanıp devam et yoluna.”

Diyelim ki dağdan akan su önüne çıkan kayanın etrafından dolaşamayacak bir yola denk geldi.
O zaman ne yapar?
Birikip, çoğalıp üstünden aşar.
Yok eğer bu da olmuyorsa, sabırla kayayı damla damla delmeye başlar.
Kayayı delmeyi başaran suyun kuvveti değildir tabii ki, damlaların sürekliliğidir ki buna da “sabır” derler.
“Sabretmek” hiçbir şey yapmadan oturmak değildir.
“Sabır dikenin içinde gülü, gecenin içinde gündüzü hayal edebilmektir.” der Şems-i Tebrizi.

Suyun doğası imkansızın bile başarılabileceğini, bunun için sabırlı ve istikrarlı olduğunu öğretir. Kayayı delen su elbette yine yoluna devam eder.

Su hep akar ve çalışır.
Bilir ki aktıkça temizlenir.
Bazen dere kenarlarında su birikintileri oluşur, akmayan su bulanır, çamurlaşmaya başlar!
Üzerine pislik birikir ve Sufiler bu yüzden derler ki:
“Sen su gibi sürekli ak!
Her daim yenilen!
Her gün yenilen!
İki günün aynı olmasın hep ilerle!
Dünü dünde bırak yeni şeyler öğren!”

Mesela su değişimden hiç korkmaz.
Ama insanlar değişimi sevdiklerini söyleseler de aslında bundan çok korkarlar.

Su, “değişimi” ne de güzel anlatır.
Bazen yağmur olur, bazen kar olur, bazen buz olur, bazen buhar olur.
Buhar olduğunda çıkar gökyüzüne, yağmur olup, kar olup, yine iner yere.

Ayrıca su uyumludur.
Çay bardağına koyduğunda çay bardağının şeklini alır, kovaya koyduğunda kovanın.
Sürekli bulunduğu yere uyumlanır ama doğası da hiç değişmez.
Her yere her şeye uyum sağlar.
Unutma ki dünyada her zaman doğaya uyum sağlayanlar hayatta kalır.
Uyum sağlayanlar esnektir çünkü.
Değişime direnenlerse katı.
Fırtına en sert en güçlü ağaçları devirir ama esnek fidanlara, otlara hiçbir şey yapamaz.
O yüzden esnek olanlar, uyum sağlayanlar hayatta kalır. Aynı zamanda akışa teslim olur.
Teslimiyet içindedir.
Bu teslimiyet boyun eğmek değildir.
Çünkü bilir ki bütün dereler eninde sonunda büyük denizlere, okyanuslara akar.
Elinden geleni yaptıktan sonra hayatın akışına teslim olmaktır bu.

Su berraktır, şeffaftır.
Olduğu gibidir yani.
Paylaşımcıdır.
Hep besleyicidir.
İnsanları, hayvanları, doğayı besler.
Hayatı başlatandır ve sürekli üretendir.
Su olan her yerde bitkiler vardır, hayvanlar vardır, insanlar vardır, hayat vardır. İşte suyun bu yapısından dolayı Sufiler birbirlerine
“SU GİBİ OL AZİZİM” derler.

ALINTI
 

...vuslat

gökyüzünü bilmeyen leke sanıyor kuşları...
 
Üyelik Tarihi
6 May 2015
Mesajlar
7,297
Aldığı Beğeniler
19,193
Konum
????
Paylaşım için teşekkür ederiz kardeşim????
Su hayattır...????
Malum yaşça hayli ileri olduğum için bilhassa minik ellerden su içmeyi pek bir severim...
Hayde bana bir su getir minnak ellerle dediğimde...getirdikten sonra...ımm çok güzelmiş ...su gibi ömrün olsun kuzum cümlesini duyunca ne anlarlar bilmem?¿ ama çook hoşlarına gittiği aşikâr hoplaya zıplaya giderler:)
 
Üst Alt