Yeniden Doğuş

  • 》》 Biraz mavi , biraz telaş , biraz bahar , biraz sessizlik ,biraz deniz kokusu, biraz huzur , bir parça turuncu ♧ Hoşgeldin Yaz ♧

İman-ı İcmali

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
21 Ocak 2011
Mesajlar
752
Aldığı Beğeniler
15
101. «Ne de yakın bir dost var.»

102. «İmdi bizim için bir kere (geriye) dönüş olsa idi de artık mü'minlerden olsa idik.»

103. Şüphe yok, bunda elbette bir ibret vardır. Halbuki onların ekserisi imân etmiş kimseler olmadı.

104. Ve şüphe yok, senin Rabbin elbette O, azîzdir, rahîmdir.

105. Nûh'un kavmi peygamberleri tekzîp ettiler.

106. O vakit, kardeşleri Nûh, onlara dedi: «İttikada bulunmayacak mısınız?

107. Şüphe yok, ben sizin için emin bir peygamberim.

108. Allah'tan korkun ve bana itaat edin.


109. Ve bunun mukabilinde sizden bir ücret istemiyorum. benim mükâfaatım, ancak alemlerin Rabbine aittir.

110. Artık Allah'tan korkun ve bana itaat edin.
 

İman-ı İcmali

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
21 Ocak 2011
Mesajlar
752
Aldığı Beğeniler
15
111. Dediler: «Sana imân eder miyiz? Halbuki, sana en bayağı kimseler tebaiyyet edivermişlerdir.»

112. Dedi ki: «Onların ne yapar olduklarına benim ne bilgim olabilir?»

113. «Onların hesabı ancak Rabbime aittir, eğer anlayabilirseniz!»

114. «Ve ben mü'minleri tard edici değilim.»

115. «Ben apaçık bir korkutandan başka değilim.»

116. Dediler ki: «Ey Nûh! Eğer vazgeçmez isen elbette taşlanılmışlardan olursun.»

117. (Nûh aleyhisselâm) Dedi ki: «Ya Rabbi! Şüphe yok ki, kavmim beni tekzîp ettiler.»

118. «Artık benim aram ile onların aralarını bir feth ile fethet ve benimle beraber olan mü'minleri necâta erdir.»

119. Binaenaleyh O'nu ve O'nunla beraber dolmuş gemide bulunanları necâta erdirdik.

120. Sonra arkada kalanları garkettik.
 

İman-ı İcmali

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
21 Ocak 2011
Mesajlar
752
Aldığı Beğeniler
15
121. Şüphe yok ki, bunda elbette bir ibret vardır. Halbuki, onların ekserîsi imân etmiş olmadılar.

122. Ve muhakkak ki Rabbin, elbette O, azîzdir, rahîmdir.

123. Âd (kavmi de) gönderilen resûIleri tekzîp ediverdi.

124. O vakit ki, onlara kardeşleri Hûd dedi ki: «Korkmaz mısınız?»

125. «Şüphe yok ki, ben sizin için bir emin ResûIüm.»

126. «Artık Allah'tan korkun ve bana itaat edin.

127. «Ve buna karşı sizden bir ücret istemiyorum, benim mükâfaatım ise ancak âlemlerin Rabbine aittir.»

128. «Siz her yüksek tepede bir alâmet bina edip eğlenir misiniz?»

129. «Ve birtakım sağlam köşkler de ediniyorsunuz. Sankı daimî kalacaksınız?»

130. Ve şiddetle tutup yakaladığınız zaman, cebbârlar olarak gılzetle yakalamış oldunuz.
 

İman-ı İcmali

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
21 Ocak 2011
Mesajlar
752
Aldığı Beğeniler
15
131. Artık Allah'tan korkun ve bana itaat edin.

132. «Ve o Zât'tan korkunuz ki, bildiğiniz şeylerle size imdat etti.»

133. «Size en'** ile ve oğullar ile imdat etti.»

134. «Ve bağlar ile ve ırmaklar ile (imdat buyurdu).»

135. «Şüphe yok ki, ben sizin üzerinize pek büyük bir günün azabından korkarım.»

136. Dediler ki: «Öğüt versen de veya öğüt verenlerden olmasan da bize karşı müsavîdir.»

137. «Bu, evvelkilerin adetinden başka bir şey değildir.»

138. «Ve bizler ise muazzep olacaklar değiliz.»

139. Artık O'nu tekzîp ettiler, Biz de onları helâk ettik. Şüphe yok, bunda elbette bir ibret vardır ve onların ekserisi imân etmiş olmadılar.

140. Ve muhakkak, senin Rabbin elbette O, azîzdir, rahimdir.
 

İman-ı İcmali

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
21 Ocak 2011
Mesajlar
752
Aldığı Beğeniler
15
141. Semûd (kavmi de) gönderilmiş olan peygamberleri tekzîp etti.

142. O vakit, onlara kardeşleri Salih dedi: «Korkmaz mısınız?»

143. Şüphe yok, ben size bir emîn resûIüm.

144. Artık Allah'tan korkun, ve bana itaat edin.

145. «Ve onun üzerine sizden bir ücret istemiyorum, benim mükâfaatım ancak âlemlerin Rabbine aittir.»

146. «Siz burada emin kimseler olarak bırakılacak mısınız?»

147. «Bağlarda ve ırmaklarda?»

148. «Ve ekinlerin ve tomurcukla- rı latif hurma ağaçlarının içinde?»

149. «Ve dağlardan hazıkâne bir halde evler yontuyorsunuz?»

150. «Artık Allah'tan korkun ve bana itaat edin.»
 

İman-ı İcmali

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
21 Ocak 2011
Mesajlar
752
Aldığı Beğeniler
15
151. Ve müsriflerin emrine itaat etmeyin.

152. Öyle kimseler ki, yerde ifsat ederler ve ıslah olmazlar.

153. Dediler ki: «Şüphe yok sen çok büyülenmişlerdensin.»

154. «Sen başka değil, bizim gibi bir insansın. Eğer sâdıklardan isen haydi bir alâmet getiriver.»

155. Dedi ki: «İşte bu bir dişi devedir. Bunun için belli bir günde bir su içme hakkı vardır, sizin için de malum bir günde bir su içme hakkı vardır.

156. «Ve buna bir kötülük ile dokunmayın, sizi hemen pek büyük bir günün azabı yakalar.»

157. Derken onu boğazladılar, sonra pişman olarak sabahladılar.

158. Artık onları azap yakaladı. Şüphe yok ki, bunda bir ibret vardır. Böyle iken onların çokları imân etmiş olmadılar.

159. Ve muhakkak, senin Rabbin elbette O, pek galipdir, pek esirgeyicidir.

160. Lût kavmi, gônderilen peygamberleri tekzîp ettiler.
 

İman-ı İcmali

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
21 Ocak 2011
Mesajlar
752
Aldığı Beğeniler
15
161. O vakit ki, onlara kardeşleri Lût dedi ki: «Korkmaz mısınız?»

162. «Muhakkak ki, ben sizin için emin bir peygamberim.»

163. «Artık Allah'tan korkun ve bana itaat edin.»

164. «Ve buna karşı sizden bir ücret istemiyorum, benim mükâfaatım (başkasına değil) ancak âlemlerin Rabbine aittir.»

165. «Siz ademîlerden erkeklere mi gidiyorsunuz?»

166. «Ve Rabbinizin sizin için yarattığı zevcelerinizi bırakıyorsunuz da. Hayır, siz haddi tecavüz eden bir kavimsiniz.»

167. Dediler ki: «Ey Lût! Andolsun ki, eğer sen nihâyet vermezsen elbette çıkarılmışlardan olacaksın.»

168. Dedi ki: «Şüphe yok, ben sizin işlediğiniz şey için buğz edenlerdenim.»

169. «Ya Rabbi! Beni ve ehlimi onların yapar oldukları şeylerden necâta erdir.»

170. Artık O'nu ve ehlini tamamen necâta erdirdik.
 

İman-ı İcmali

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
21 Ocak 2011
Mesajlar
752
Aldığı Beğeniler
15
171. Ancak bir kocakarı geri kalan içinde (kaldı).

172. Sonra geri kalanları helâk ettik.

173. Ve onların üzerlerine bir yağmur yağdırdık. Artık ne fena oldu o korkutulmuşların yağmuru!

174. Şüphe yok ki, bunda elbette bir ibret vardır. Halbuki, onların çokları mü'minler olmadı.

175. Ve muhakkak ki, senin Rabbin elbette O azîzdir, rahîmdir.

176. Eyke yârânı da mürselleri tekzîp ettiler.

177. O vakit ki, onlara Şuayb dedi ki: «İttikada bulunmaz mısınız?»

178. «Şüphe yok ki, ben sizin için emin bir Resûlüm.»

179. «Artık Allah'tan korkun ve bana itaat edin.»

180. «Ve onun üzerine sizden bir ücret istemiyorum. Benim ecrim, ancak alemlerin Rabbine aittir.»
 

İman-ı İcmali

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
21 Ocak 2011
Mesajlar
752
Aldığı Beğeniler
15
181. «Ölçeği tamamlayın ve noksan ölçenlerden olmayın.»

182. «Ve dosdoğru terazi ile tartın.»

183. «Ve nâsa eşyalarını noksan yapmayın ve yerde müfsitler olarak fesat çıkarmayın.»

184. «Ve sizi ve sizden evvelki ümmetleri yaratandan korkun.»

185. Dediler ki: «Şüphe yok, sen (iyice) büyülenmişlerdensin.»

186. «Ve sen bizim gibi bir insandan başka değilsin. Ve seni muhakkak yalancılardan zannediyoruz.»

187. «Artık sen eğer sâdıklardan isen üzerimize gökten bir parça düşürüver.»

188. Dedi ki: «Rabbim yapar olduğunuza pek ziyâde alîmdir.»

189. Velhasıl O'nu tekzîp ettiler. Derken onları ZuIle gününün azabı yakaladı. Şüphe yok ki o, pek büyük bir günün azabı olmuş idi.

190. Muhakkak ki, bunda elbette bir ibret vardır. Halbuki, onların ekserisi mü'min kimseler olmadı.
 

İman-ı İcmali

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
21 Ocak 2011
Mesajlar
752
Aldığı Beğeniler
15
191. Ve şüphe yok ki, senin Rabbin elbette o, azîzdir, rahîmdir.

192. Ve şüphe yok ki, o (Kur'an) âlemlerin Rabbinin indirmiş olduğudur.

193. Onu Rûh-ül-Emîn indirdi.

194. Senin kalbin üzerine, tâ ki, sen korkutuculardan olasın.

195. Pek açık olan Arabî bir lisan ile.

196. Ve şüphe yok ki, o, daha evvelkilerin kitaplarında da (mezkûr)dur.

197. Onlar için bir delil olmuş değil midir, onu Benî İsrail âlimlerinin bilir olmaları.

198. Eğer onu Arapça bilmeyenlerin bazısı üzerine indirmiş olsa idik.

199. Artık onu onlara karşı okuyacak olsa idi ona imân edenler olmuş olmazlardı.

200. İşte öylece onu (küfrü) günahkârların kalplerine sokmuşuzdur.
 
Üst Alt