Yeniden Doğuş

  • 》》 Biraz mavi , biraz telaş , biraz bahar , biraz sessizlik ,biraz deniz kokusu, biraz huzur , bir parça turuncu ♧ Hoşgeldin Yaz ♧

makbergülü1

~~makbergülü~~
 
Üyelik Tarihi
1 Eyl 2010
Mesajlar
776
Aldığı Beğeniler
10
Takım
Galatasaray
"ŞÜKÜR" KELİMESİNİN aklımıza getirdiği ilk mana te*şekkür ermektir. Gördüğümüz bir iyiliği yine iyilikle anmak, bize karşı yapılan güzel bir davranışa, yine güzel bir davra nışla karşılık vermektir.

Şükür aynı zamanda nankör olmamaktır. Peygamber Efendimiz (a.s.m.) buyuruyor ki: "Kim insanlara teşekkür etmesini bilmezse, Allah'a da teşekkür etmez. Kim aza şük retmezse, çoğa da şükretmez."

Cenab-ı Hak, Kur'an-ı Kerim'de mealen buyuruyor: "O Allah ki, gökleri ve yeri yarattı, gökten de bir su indir di ki, onunla sizin için rızık olarak meyvelerden bitirdi. O-nun emriyle denizde seyretsinler diye gemileri sizin hizme tinize verdi. Nehirleri de yine sizin hizmetinize verdi.

"Birbiri ardınca dönüp duran güneşi ve ayı da sizin hiz metinize verdi. Geceyi ve gündüzü de sizin hizmetinize ver di.

"O, sözünüz ve halinizle istediğiniz her şeyden size ver di. Allah'ın nimetlerini saymaya kalksanız saymakla bitire mezsiniz. İnsan ise, şüphesiz ki, çok zalim ve çok nankör dür." (İbrahim Suresi, 32-34)

Demek ki şükür, bu kadar sayısız nimetlere karşı nankör lük yapmamak, onların kıymetlerini takdir edip minnettar olmak demektir. Şükür bize karşı yapılan iyiliklere, uygun karşılıklar vermemizdir.

Allah'ın verdiği nimetleri, Allah'ın izin verdiği, emrettiği şekilde kullanmak demektir.

Cenab-ı Hak, "Gördün mü o kimseleri ki, Allah'ın nimet lerini nankörlükleriyle nikmete çevirirler" buyuruyor.

Onlar, Allah'ın nimetlerinden günahlar fışkırtırlar. Ce nab-ı Hak nimetler verdikçe onlar da karşılık olarak isyanla rını arttırırlar. Onlar tüm imkânlarını bir günah fabrikası gi bi olan hayatlarım işlettirmek için çalıştırırlar. Allah, onlara hangi nimeti bağışlamışsa, onlar da o nimetle isyan ederler.
Mesela, Cenab-ı Hak onlara dil nimeti vermişse, o dille Allah'ı inkâr ederler. Allah'ın dinine, peygamberine iftira ederler. Allah'ın kitabını inkâr ederler. Sadece inkâr da yap mazlar o dille... Yalan söyler, dedikodu yaparlar. Yani Al*lah'ın verdiği dil nimetini günah fabrikası gibi çalıştırırlar. Böyle bir davranış sizce de o nimeti inkâr etmek, o nimeti bize bağışlayana isyan etmek manasına gelmez mi?

Bu şükürsüzlük demek değil mi?

Demek ki şükür Cenab-ı Hakk'ın verdiği bütün nimetleri, ihsanları O'nun razı olacağı şekilde kullanmaktır. Sadece dil le "Çok şükür" demek de yeterli değildir.

İnsanların öylesi vardır ki Cenab-ı Hak onun .çevresini servetle doldurduğu halde, o malıyla, mülküyle zekât ve sa daka vermemekte, hacca gitmemekte, hayır yapmamakta, aksine bütün gücüyle isyan etmek için tüm mal varlığını kul lanmaktadır.

Zenginliğiyle şımarmakta, kumar oynamakta, içki içmek te, fuhşiyata girmekte, insanlara karşı gururlanmakta ve o zenginlik yoluyla, Allah'a nankörlük ermektedir.

Cenab-ı Hak her kuruşu, her bakmayı, her koklamayı, her duymayı, her sevmeyi bizden teker teker soracaktır. "Sana verdiğim nimetleri nasıl kullandın?" diyecektir. Eğer doğru kullandıysak şükreden kullar arasına gireceğiz. Eğri kullandıysak küfreden yani nankörlük eden kullar arasına girece ğiz.
Evladını sünnet ettiren birisini düşünelim. Bunu dinî usullere uygun yapmak dururken, bu adam tutuyor, haram yollara sapıyor. Elbette oğlunun sünneti sırasında neşelene cek, neşesini dostlarıyla paylaşmak isteyecek, eğer gücü ye tiyorsa akrabalarına, komşularına yemek verecek, ardından da ya dua, ya Kur'an, ya da mevlit okutacaktır. Fakat öyle yapmıyor...

Çocuğuna güzel güzel elbiseler alıyor, sonra ne kadar ta nıdık varsa onları bir salona dolduruyor; şarkıcılar, türkücü ler, dansözler getiriyor. İçkiler su gibi içiliyor, sarhoşlar, ay yaşlar sünnet töreninde firik atıyor. Böylece Peygamber sünnetiyle şeytanın âdetleri birbirine karışıyor. "Ben çocuğumu sünnet ettirdim" diye, kendi kendisini teselli ediyor. Bilmiyor ki, bu yaptığı Peygamber Efendimizin sünnetine hakaret etmektir. Bu sünnet değil "cinnettir!"

İşte aynen böyle... Buna benzer kötü hadiseler her yerde yaşanıyor. Düğünlerde, askere uğurlamada, askerden geldi ğinde vs. yine böyle yanlış yollara gidiliyor.

Oysa bakın Cenab-ı Hak bize ne buyuruyor: "Eğer şük rederseniz, nimetimi daha da çok artırırım. Eğer küfreder, nankörlük ederseniz, biliniz ki benim azabım çok şiddetli dir."

Öyleyse kârın nerede olduğu iyi idrak edilmeli ve bize bunca nimeti veren Allah'a içten ve samimi bir şekilde te şekkür edilmelidir.

Peki, "Elhamdülillahi Rabbi'l-Âlemin" derken nasıl bir mana ifade etmiş oluyoruz?

Cenab-ı Hakk'ın sayısız esması vardır. En meşhurları 99 tane olmakla birlikte Cevşen'de bin tanesi geçmektedir. "Bü tün güzel isimler Allah'ındır" ayetinin de işaretiyle anlıyo ruz ki, Cenab-ı Hakk'ın isimleri sonsuzdur, sayısızdır.

O'nun zatının ismi "Allah"tır. Bunun dışında kâinattaki tasarrufatına ait isimlendirmeler de yapılabilir. Allah'ın her fiiline delalet eden isimleri vardır. Allah halk eder (yani ya ratır) ve bu fiili O'na Halik (yani yaratan) ismini vermemizi sağlar.

Bu açıdan baktığımızda, Cenab-ı Hakk'ın isim sayısının, fiillerinin çeşidi kadar çoğaltılabileceğini görürüz. Bu güzel isimlerden bir tanesi de "Rab" ismidir.

"Ya Rabbi!" çok kullandığımız, dilimizin çok aşina oldu ğu bir hitaptır. "Ey benim Rabbim" manasına gelmektedir.

"Ya Rabbena" ise "Ey bizim Rabbimiz" demektir. "Ya Rabbe'1-Âlemin" ise "Bütün Âlemlerin Rabbi" demektir.

Rab kelimesinin iki manası vardır. Bir tanesi sahip, ha kim, sultan demektir. Yani istediği gibi tasarruf etme yetki sine sahip sultan ve hâkim anlamında kullanılır. Bir.tanesi de terbiye eden, eğiten demektir.
Durumu iyi insanların, çocuklarına eğitim vermeleri için bir mürebbi veya mürebbiye tuttuğunu mutlaka görmüş ve ya okumuşuzdur.

İşte Allah-u Teala da kâinatı öyle bir terbiye eder ki, hepsi gayelerine, maksatlarına uygun çalışırlar. İncir ağacını, Allah öyle bir eğitmiştir ki, kendi çamur yediği halde bizlere bal gibi meyveler verir.

Oksijeni öyle bir eğitmiştir ki, nefes aldığımız zaman kanımızdaki karbonları kendine çekerek temizler. Hayat kay nağımız olur. Yani hangi şey, ne için yaratılmışsa, Allah ona, o işleri yapacak kabiliyeti ihsan eder, öğretir.

Bütün nimetlerin, nimet haline gelmesi için, bütün mah lûkların yaratılış gayelerine doğru adımlarla yürümeleri için Cenab-ı Hak, kâinatı eğitmiştir.

"Elhamdülillahi Rabbi'l-Âlemin" diyerek aslında "Bütün âlemlerin sahibi olan, onları yaratan, eğiten, yönlendiren ve onları faydalı kılan ve bizlere nimetler olarak gönderen Al lah'a, verdiği bütün ihsanları ve ikramları için şükürler ol*sun. Onların yaptığı bütün övgüler, teşekkürler O'nadır" demiş oluruz.

Yazar: Abdülhamit Oruç
 

Geceler

Sükut_u Sonbahar
 
Üyelik Tarihi
11 Nis 2007
Mesajlar
24,205
Aldığı Beğeniler
22,175
Takım
Fenerbahçe
Cenab-i Hak razi olsun kardesim paylasan ömrüne bereket tesekkürler
Selam ve Dualarimla.......
 

makbergülü1

~~makbergülü~~
 
Üyelik Tarihi
1 Eyl 2010
Mesajlar
776
Aldığı Beğeniler
10
Takım
Galatasaray
rabbim razı olsun kardeşim...beğendiğin ve yorumladığın için...asıl ben teşekkür ediyorum.sevgi ve dua ile..
 

Necmeddin

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
24 Ocak 2006
Mesajlar
10,138
Aldığı Beğeniler
179
Konum
Batman
Takım
Diğer
Eğer şük rederseniz, nimetimi daha da çok artırırım. Eğer küfreder, nankörlük ederseniz, biliniz ki benim azabım çok şiddetli dir."

RABBİM NUR EYLESİN ŞAKİR KULARINDAN ÇOKCA ŞÜKÜR EDEN KULLARINDAN EYLESİN BU ŞÜKÜRLERİMİZİDE YALNİZ DİLLE DEĞİL.HAYATA ONUN EMİRLERİNİ GECİREREK GETİREN KULLARINDAN EYLESİN CÜMLEMİZİ..YÜREGİNİZE SAĞLIK...SALATU SELAM İLE
 

makbergülü1

~~makbergülü~~
 
Üyelik Tarihi
1 Eyl 2010
Mesajlar
776
Aldığı Beğeniler
10
Takım
Galatasaray
Eğer şük rederseniz, nimetimi daha da çok artırırım. Eğer küfreder, nankörlük ederseniz, biliniz ki benim azabım çok şiddetli dir."

RABBİM NUR EYLESİN ŞAKİR KULARINDAN ÇOKCA ŞÜKÜR EDEN KULLARINDAN EYLESİN BU ŞÜKÜRLERİMİZİDE YALNİZ DİLLE DEĞİL.HAYATA ONUN EMİRLERİNİ GECİREREK GETİREN KULLARINDAN EYLESİN CÜMLEMİZİ..YÜREGİNİZE SAĞLIK...SALATU SELAM İLE

amin....amin...amin...ecmain..:tşk::sav:
 
Üst Alt