**********************ŞÜKÜRSÜZ İNSAN****************
Gögüs kafesinde tam yerini kestiremediği bir yere kramp girmişti.nefes aldırmıyor,iğne batıyor misali canını acıtıyordu.belki 30 sn. sürdü ama nefesinin ne büyük bir nimet olduğunu anlamasına yetmişti.zaten bu hal 5 dakika sürse belki yaşayamazdı insan nefes alamadan.Rabbi yine şükür için bir bahane yaratmıştı ona.bu kramp bacağına girse belki acısını duyacaktı ama nefesinin kıymetini anlayamayacaktı.Şükretti Rabbine gözyaşlarıyla.Her zaman böyle bahaneler yaratırdı Rabbi ona,kendini anması ve şükretmesi için.Rabbini her an yanında canında hissetmesi için.böyle zamanlarda çok mutlu olur belki gözleri yaşarırdı.
SAÇMASAPAN ŞEYLERE ÇOK ŞANSSIZIM DİYENLERE İNAT ÇOK ŞANSLIYDI.EN BÜYÜK ŞANSI RABBİNİ TANIMASIYDI.Ya tanımasaydı ya bulamasaydı hali ne olurdu?
Aslında şükretmesi için Rabbinin bahane yaratmasına da gerek yoktu.çevresine bakması yeterliydi.O doğa,huzur bulduğu;envai çeşit çiçek,bitki,ağaç,hayvan ve de insan.İnsanları izlerdi zaman zaman gittiği ortamlarda.Hiçbiri birbirine benzemiyordu.Bu kadar çeşitli insan ve bu kadar çeşitli yaşam.Şükredecek bahane çoktu aslında ama kör gözleri bunları göremiyordu ne yazık ki!!!!Bu körlük belki dünyevi körlük değildi fakat kalp gözü kördü,Rabbinin nimetlerini göremiyordu.Şükür için bahanelere sığınıyordu.Rabbi bahane yaratıyor küçük-büyük o da şükrediyordu ancak o zaman.Ömrünce şükretse bir nefesinin,görmesinin duymasının vs. birinin şükrünü eda edebilir miydi?Hayır ama ŞÜKÜRSÜZDÜ işte ŞÜKÜRSÜZ!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!
Gögüs kafesinde tam yerini kestiremediği bir yere kramp girmişti.nefes aldırmıyor,iğne batıyor misali canını acıtıyordu.belki 30 sn. sürdü ama nefesinin ne büyük bir nimet olduğunu anlamasına yetmişti.zaten bu hal 5 dakika sürse belki yaşayamazdı insan nefes alamadan.Rabbi yine şükür için bir bahane yaratmıştı ona.bu kramp bacağına girse belki acısını duyacaktı ama nefesinin kıymetini anlayamayacaktı.Şükretti Rabbine gözyaşlarıyla.Her zaman böyle bahaneler yaratırdı Rabbi ona,kendini anması ve şükretmesi için.Rabbini her an yanında canında hissetmesi için.böyle zamanlarda çok mutlu olur belki gözleri yaşarırdı.
SAÇMASAPAN ŞEYLERE ÇOK ŞANSSIZIM DİYENLERE İNAT ÇOK ŞANSLIYDI.EN BÜYÜK ŞANSI RABBİNİ TANIMASIYDI.Ya tanımasaydı ya bulamasaydı hali ne olurdu?
Aslında şükretmesi için Rabbinin bahane yaratmasına da gerek yoktu.çevresine bakması yeterliydi.O doğa,huzur bulduğu;envai çeşit çiçek,bitki,ağaç,hayvan ve de insan.İnsanları izlerdi zaman zaman gittiği ortamlarda.Hiçbiri birbirine benzemiyordu.Bu kadar çeşitli insan ve bu kadar çeşitli yaşam.Şükredecek bahane çoktu aslında ama kör gözleri bunları göremiyordu ne yazık ki!!!!Bu körlük belki dünyevi körlük değildi fakat kalp gözü kördü,Rabbinin nimetlerini göremiyordu.Şükür için bahanelere sığınıyordu.Rabbi bahane yaratıyor küçük-büyük o da şükrediyordu ancak o zaman.Ömrünce şükretse bir nefesinin,görmesinin duymasının vs. birinin şükrünü eda edebilir miydi?Hayır ama ŞÜKÜRSÜZDÜ işte ŞÜKÜRSÜZ!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!