Yeniden Doğuş

  • 》》 Biraz mavi , biraz telaş , biraz bahar , biraz sessizlik ,biraz deniz kokusu, biraz huzur , bir parça turuncu ♧ Hoşgeldin Yaz ♧

ilminur

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
30 Ara 2007
Mesajlar
8,908
Aldığı Beğeniler
128
Takım
Fenerbahçe
Sukut ve mİm!..

Gündüzü örten Rabbe hamdolsun?
Karanlık çöktüğü zaman geceye;


Bir Leyl vaktinde, aydınlığın yerini karanlığa bıraktığı o en ince çizgidesin, birbirine karışmış birçok duyguların içinden itinayla seçerken kelimeleri, dile gelir ayet ayet her şey?


Bir yağmur damlası düştü toprağa, ardından bir damla daha ve damlalar? Oysa hep gökyüzünde kalmak, yere hiç düşmek istemezdi. Ama vakti ve zamanı gelen her şey gibi, sende o damlalarını yeryüzüne indirmelisin ki, vakit geldi?


Yine bir yaprak, sonbaharın en güzel şahidi tek tek düşerken toprağa, vakti gelenin bir saniye bile bekletilmediğinin işareti sanki? İnsanlar da yaprak ve su misali, vakti hitama eren gidecek, işte yok başka çare?
Ve gidenleri izlersin hep. Kopanları? Yağanları?
Bir gün bunun içinde kendi ölümün ve sonun olduğunu düşünmeden diğerlerinin hayattan kopuşunu izlersin, tek tek yere düşen yaprak misali kopacak hayatlar, kopacak ve yeni bir dirilişin ilk safhasına doğru yol alacaklar? Yaprak toprağa düşer ama başka bir mevsimde yeniden yeşermek adına dirilmek adına ölür, ölmek adına dirilir?


Ölümdür aslında her diriliş. Her dirilişse ölüme gebe.
Hayat; sahnesi ve dekorları olan bir tiyatro oyunu, rolü gelen sahnedeki yerini alır ve rolünü en iyi şekilde oynar ama rolü bittiği an terk etmelidir oyunu. Oyundaki rollerimiz, sahnede geçirdiğimiz andır dünya hali?

Üç günlük diye nitelendirdiğimiz ve bitmeyecek diye niyetlendiğimiz koca bir yalandır dünya. Başkalarının ölümü hep bizim için seyir hali olmuştur. O?nu anlamamız için yüzleşme sırasının bize gelmesi mi gerek, her gün ötelerden gelen birçok habere rağmen sessiziz? ?Ölmeden önce ölünüz? nasihatini unutmuşuz? Yangını hep uzaktan izlemeye alışmış gibiyiz? Oysa yanan bizim içerimizdeki değil midir her defasında?


Ölüm; umutla umutsuzluk arası bekleme salonunda oturmak gibi?
Ölüm; dünya sıkıntılarına son, Rabbimizin, ?Ey kulum! Çok yoruldun, dinlen biraz? demesi gibi?


Ölüm; ince bir hesapla geçilen ince bir çizginin ötesine adım atmaktan önce sıraya girme telaşı gibi?


Sözcükler adeta dile gelmez, Kalem ve kelam işlemez, hale kifayet etmez lisan, vaat edilen gün gelmiştir. Azrail bekler başucunda, ?nasıl yaşarsanız öyle ölürsünüz? hadisi canlanır?


Ve sen yoksun, bir başlangıcın başındasın, dirilişin eşiğindesin anlam kattığın hayatın, sırra gebedir artık? Mim köprüsü soğukluğu taşır beden.
Herkes başucunda oda öldü diyor. Sevdiklerin ve seni sevenlerin en fazla bir saat kalabilecekleri ebedi evinde hayatın, mevt olarak kaldığı yerden devam edecek. Gündelik koşturmacıların içinde kaybolacaklar.
Ve senin yanında kalabilenlerse samimi ve içten yaptığın her güzellik ve sadece arkanda bıraktığın o güzellikler olacak. Bırakıp gittiğin her bir iş yarım kalacak zaten, hayattayken de yarım değil miydi? Senin yerine yapılanlar sen olmayacak asla?


Cenaze nedeniyle kapalıyım denecek çevrendeki her bir iş?
Kimisi senin için bir günlük kepenk indirecek, kimisi ise ?dua?larda uğurlayacak seni?


Ve anlayacaksın ki ?Çevrimdışısın? artık belirlenen zamana kadar?
Bir hüznü yaşamak için, birilerinin ölmesi, kendi ölümümüze de yaklaştırır bizi. Her ölüm biraz daha hesaba çeker kalpleri. Bir eser bırakmalı ardında. Bir taş daha koymalı temele. Ölümsüzlük o zaman adımıza yakışır biraz da. Erdem Beyazıt?ın dediği gibi:
?Ölüm bize ne uzak bize ne yakın ölüm / ölümsüzlüğü tattık bize ne yapsın ölüm?


Uzun lafın kısası olmazmış. Hayat uzundur lakin kısa olan ömürdür.
Ey dönüşün mutlaka kendisine olacağı ebedi! İstediğin bir dönüşle bizleri serfiraz kıl?

Ayşe Doğramacı​
 

Fahl_

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
18 Haz 2011
Mesajlar
1,821
Aldığı Beğeniler
30
Konum
Antalya
Takım
Beşiktaş
Ve anlayacaksın ki ?Çevrimdışısın? artık belirlenen zamana kadar?
Bir hüznü yaşamak için, birilerinin ölmesi, kendi ölümümüze de yaklaştırır bizi. Her ölüm biraz daha hesaba çeker kalpleri. Bir eser bırakmalı ardında. Bir taş daha koymalı temele. Ölümsüzlük o zaman adımıza yakışır biraz da. Erdem Beyazıt?ın dediği gibi:
?Ölüm bize ne uzak bize ne yakın ölüm / ölümsüzlüğü tattık bize ne yapsın ölüm?


Uzun lafın kısası olmazmış. Hayat uzundur lakin kısa olan ömürdür.
Ey dönüşün mutlaka kendisine olacağı ebedi! İstediğin bir dönüşle bizleri serfiraz kıl?


Evet..Her şeyin bitip de asıl dönüşün O'na olduğu son, mutlaktır..

Takdire şayan,hisseli ve manidar bir paylaşım..
Yüreğinizden kat be kat Allah razı olsun İlminur
 

Geceler

Sükut_u Sonbahar
 
Üyelik Tarihi
11 Nis 2007
Mesajlar
24,205
Aldığı Beğeniler
22,175
Takım
Fenerbahçe
Canim cok güzel mükemmel bir yazi paylasan gül yüregine bereket tesekkürler
Cenab-i Hak razi olsun insaAllah
Selam ve Dualarimla.......
 

sukut'u hayal

ResuL'e Hasret
 
Üyelik Tarihi
18 Ağu 2011
Mesajlar
121
Aldığı Beğeniler
2
Konum
İstanbul
.



Ölümdür aslında her diriliş. Her dirilişse ölüme gebe.
Hayat; sahnesi ve dekorları olan bir tiyatro oyunu, rolü gelen sahnedeki yerini alır ve rolünü en iyi şekilde oynar ama rolü bittiği an terk etmelidir oyunu. Oyundaki rollerimiz, sahnede geçirdiğimiz andır dünya hali?


Çok güzel emeğine sağlık...
 
Üst Alt