Bundan asırlar önce bir baharda,
Nisan yağmurlarıyla şeref verdin dünyaya
Mevsim bahar..
Nisan ayında yağmurlar var..
Bugün de gönlümüze doğ Ya Habiballah
Sevginle kalplerimizi temizle
Hasretini bir nebzede olsa giderelim..
Rüyamıza misafir ol Ey Sultanım…
Asırlar öncesinden kokun,
ne güzel geliyor halen..
Nasılda büyüyor sevgin
aşkin ile yanan gönüllerde.
Her geçen gün adım adım gidiyoruz aşka..
Dünler bitiyor…
Yıllar eskiyor…
Saatler durmuyor…
Ve zaman hasretini artırıyor..
Kat kat…
Çoğalıyor bu hasretlik…!!
Seneler önce demiştin ya Rasulallah..
Bizleri görmek istediğini ve çok sevdiğini..
Bizler de haykırmak istiyoruz
Gönlümüzdeki sana olan sevdayı…
Seni Seviyoruz…
Seni Seviyoruz…
Şahit olsun yer kubbe
Şahit olsun gün ve gece..
Şahit olsun kelimeler hece hece..
Şahit olsun Hak..
Bizler de SENİ cok Seviyoruz..!!
Ey Medine`nin Gülü..
Ümmetinden öyleleri var ki;
Sana layik bir ümmet olmaya calisiyorlar…
Hele bunlarin içinde öyle gençler var ki
Senin aşkindan yanıp kavrulan
Geceleri secdede günahlarına tevbe eden..
Aşkını, hasretini besliyorlar yüreklerinde..
Medine`nin aşki var gönüllerinde…
Bugün kalplerimize doğ Ya Habiballah..
İşte bak yağmurlarla bahardır..
Şereflendir gönülleri nurunla..
Hasretinle yananlar vardır…
O, sevgiye en fazla, her şeyden daha fazla lâyık olan Allah'ın sevgilisi.
O, Habibullah...
O, Sevgililer Sevgilisi...
Biz Onu hakkıyla sevmesek de, O bizi çok seviyor.
Dünyada da, ebedî hayatta da hemen yanı başımızda.
Bizim en küçük bir sıkıntımızdan dahi rahatsız oluyor, inciniyor, üzülüyor.
O, karanlıklar içinde yolunu kaybetmiş, çaresiz, ümitsiz ve korkulu bir vaziyette bekleyen insanlara,
yağmur gibi rahmet olup iniyor.
Kuruyan gönüllere, çoraklanan kalplere âb-ı hayat oluyor, hayat veriyor.
Kalplerde ebedî Cennet sümbülleri bitiriyor.
O Sevgililer Sevgilisini hakkıyla sevmenin, sevdiğimizi göstermenin bir yolu var:
Onun yolunda yürümek.
Onun gibi yürümek,
Onun gibi gülmek,
Onun gibi konuşmak,
Onun gibi bir kul olmak.
Onun gibi yaşamak.
RABBİM Nasip eder inşAllah