SÜNNET OLMADAN DİN YAŞANMAZ
Peygamberimiz'in (s.a.v) söz, fikir, fiil ve davranışlarını bilmeden ve örnek almadan İslâm dini yaşanamaz. Birileri o hadis ve sünnet olarak anlatılanlar, sağlam değil şüphelidir, onlar olmadan da din yaşanır derse, o yaşadığı İslâm dini değildir, başka bir dindir.
Peygamber yerine kendini, sünnet yerine aklını koyarak Kur'an-ı anlatmaya çalışan kimse Allah'ın istediği dini değil, nefsinin süslediği bir felsefeyi ortaya koyar ve öyle yaşar. Bu da bir din değil felsefî bir ekoldür. Farklı içtihadda bulunan mezhep imamlarının hiç biri küçük veya büyük hiçbir konuda Allah Resûlü'ne (s.a.v) muhalefet etmemişler ve bunu hiç düşünmemişlerdir.
Çünkü onlar Allah Resûlü'ne (s.a.v) uymanın vacip olduğu noktasında fikir birliği içindedirler.
Yine Allah Resulü (s.a.v) dışında herkesin sözlerinin bazılarının alınıp bazılarının terk edilebileceği konusunda da fikir birliği içindedirler.
Peygamberimiz'in (s.a.v) söz, fikir, fiil ve davranışlarını bilmeden ve örnek almadan İslâm dini yaşanamaz. Birileri o hadis ve sünnet olarak anlatılanlar, sağlam değil şüphelidir, onlar olmadan da din yaşanır derse, o yaşadığı İslâm dini değildir, başka bir dindir.
Peygamber yerine kendini, sünnet yerine aklını koyarak Kur'an-ı anlatmaya çalışan kimse Allah'ın istediği dini değil, nefsinin süslediği bir felsefeyi ortaya koyar ve öyle yaşar. Bu da bir din değil felsefî bir ekoldür. Farklı içtihadda bulunan mezhep imamlarının hiç biri küçük veya büyük hiçbir konuda Allah Resûlü'ne (s.a.v) muhalefet etmemişler ve bunu hiç düşünmemişlerdir.
Çünkü onlar Allah Resûlü'ne (s.a.v) uymanın vacip olduğu noktasında fikir birliği içindedirler.
Yine Allah Resulü (s.a.v) dışında herkesin sözlerinin bazılarının alınıp bazılarının terk edilebileceği konusunda da fikir birliği içindedirler.