- Üyelik Tarihi
- 11 Nis 2007
- Mesajlar
- 24,205
- Aldığı Beğeniler
- 22,175
- Takım
- Fenerbahçe
Söz gemisini sükût umanına saldım ey Gül-i Rana! Şafağı bekleyen bülbüllerin küçücük yüreklerinde kopan fırtınaların uğultusunu, şafağın uyanışına tanık olan kuş-ların hayret nidalarını dinliyorum uzun uzun. Dinledikçe artıyor suskunluğum.
Kendimi dinlemenin suskunluğudur bu. Bunca karmaşanın, bunca gürültünün ve bunca anlamsız endişenin sesini kısıp kendimi dinlemek. Ve kendimi ölçmek mizan terazisinde. Hangisi ağır gelecek: Gereksiz ve anlamsız gürültüler mi yoksa seni varlığıma taşıyarak varlığımı anlamlı kılan düşler mi?
Artık ben, sevmeyi öğrenmekle vazifeli dilsiz bir biçareyim ey Gül-i Rana. Sevgi, akıldan ötede ve beden-den beridedir, anladım. Kavramlar tanımsız, kelimelerin içi boş. Sözün hükmü yok artık. Ki ben, sevmeyi öğrenme çabama engel olmasın diye dilim, kilit vurdum dudaklarıma.
Elveda kelimeler! Elveda mağrur akıl! Elveda bilgi kırıntıları! Hoş geldiniz ilhamlar! Sefalar getirdiniz sezgiler! Başköşeye buyurun duygular!
Ve şimdi sıra sizde gecikmiş davetler, yarım kalmış umutlar! Varın yeni halimi arz eyleyin Gül-i Rana’ya. Bütün kapılarını ardına kadar açarak fukara yüreğimin, onun aşkına layık olmaya çalıştığımı söyleyin. Gönül mülkü emrine amadedir bilsin ve nasıl diliyorsa öyle davransın. İster viran eylesin, isterse mamur.
Oyalanmayın artık ey gecikmiş davetler! Varın ha-ber verin hayal bahçesinin düş çiçeğine. Haber verin o Gül-i Rana’ya. Buyursun gönül mülküne. O mağrur ve o çokbilmiş aklın, gönül mülkünü bir kez daha istila etmesine müsaade etmesin…
Gelsin, sahip olsun gönül mülküne. Beni, aklımla baş başa bırakmasın.
...alintidir...