Yeniden Doğuş

  • 》》 Biraz mavi , biraz telaş , biraz bahar , biraz sessizlik ,biraz deniz kokusu, biraz huzur , bir parça turuncu ♧ Hoşgeldin Yaz ♧

bentsahra

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
10 Eki 2006
Mesajlar
233
Aldığı Beğeniler
1
Susmak içine ateş düşmüş bir mavi deniz gibi. Susmak üzerine puslu bulutlar çökmüş başı karlı dağ gibi. Susmak rengini kızıl havaların çaldığı çöl akşamları gibi. Susmak,bir türkünün en hareketli yerinde deli bir rüzgar gibi. Susmak yalnızlığın ortasında siyah gelinlik giymiş ölüm gibi. Susmak,bir gurbet Treninin arka vagonunda küsmek gibi.
Susmak nedir sorusunun cevabını konuşmamak olarak algılamak en büyük yanlışlıktır. Bu yanılgıyı en güzel ispatını lal (dilsiz,konuşamayan)olanlar verir. Onların kelimelere hükmedememesi onların suskun olduğunu göstermez. Onlarda tüm konuşan insanlar gibi düşünür,anlatır ve belki çoğumuzun söyleyemediğini fısıldarlar bize. ama onların kelimelere hükmedememesi,konuşmanın kelimelerle olmadığının en büyük göstergesidir.
Nedir o halde susmak?Belki üç noktanın yan yana dizilişi ile başlayan (...) ve yine üç noktanın yan yana dizilişi ile biten sihirli bir cümledir (...)
Susmak;konuşmaktır aslında anlayana,harfsiz,kelimesiz,cümlesiz. Anlayan susmanın ifade ettiği tüm manayı okur suskunluğun derin yüzünde.
Susmak;birilerini anladığı yada anlamak istediği gibi kabullenmek hiç değildir. Güce hükmedenlerin suskun çoğunluğun her şeyi kabullendiklerini "suskunlukla" algılamaları yanılgının en tebessümlü halidir. Güler geçerim bu denli yanılgı düşlerine.
Susmak bazen içinde çığlıkların boğulduğu yosun tutmuş deniz gibidir. Bazen güneşleri meçhul limanlara çekilmiş gökyüzü gibi. Bazen arkana bakmadan her şeyi oluruna bırakıp çekip gitmektir rotası çizilmemiş yollarda.
Susmak bazen yarına postalanmış umut mektubu olur,postaya verilmemiş. İçine soluk güller konulmuş,aşk şiirleri yazılmış,biraz kırılmış biraz alınmış birazda uçları yakılmış bir mektup. Utangaç bakışları,kızaran yüzler umut mektubunun her satırında kendini ifade edecek bir kelime bulmuştur işte.
Bazen en candan konuşurken bile susar insan. Bütün kelimeler, harfler, lâkırdılar odadaki boşluğu doldurmak içindir. Hani öylesine denize atılmış bir olta gibi,boşluğa bırakılır cümleler.
Susmak konuşmaktan daha zordur aslında. Konuşurken istediğin cümleyi kurar istediğin yerde durup soluklanırsın,istediğinde bağırır istediğinde kızar,istediğinde gülersin,ya susarken...Ya susarken bütün çığlıkların,hıçkırıkların,yalvarışların,isyanların düğümlenir kalır bir yerde. Kıyısını aşındıran deniz gibi aşındırır yüreğinin en sert duvarlarını. En umulmadık yerlerde çeker yataklara karahummalı sevda hastalığı gibi.
Susmak çekilmektir içindeki bir koyun yalnızlığına. Konuşmanın gölgesinde palazlanır suskunluğun aşk ateşi.
Susmak sesiz bir çoğunluğun konuşan azınlığa karşı isyanı, başkaldırısıdır anlayana.
Susmak direnmektir aslında kelimelerin anlamsızlığına, duyguları karşılayamayışlarına, mananın bitişine darılmaktır kendi çapında.
Susmak bir deniz gibi
Susmak bir dağ gibi
Susmak bir çöl gibi
Senin gözlerinde
ve konuşmak
Senin gözlerinde
Susarak...

Hasan Mahir
 

ExELaNcE

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
3 Eyl 2005
Mesajlar
3,446
Aldığı Beğeniler
13
Ben de bu yüzden hep susuyorum..
suamayı çok ama çok seviyorum..
 

bentsahra

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
10 Eki 2006
Mesajlar
233
Aldığı Beğeniler
1
......."Susuşlarımızda sen benim susuzluğumu dindirecek yağmuru bulamadığını
sandın, ben senin yağmurunu yağdıracak o bulutunu.Oysaki yağmur bulutta
saklıydı,bulutta yağmurda.Susmasaydık bulacaktık"....


Bana bir kere susma hakkı verseydin, sana neler söylemeyecektim! Oysa sen
hep payına susmaları aldın, bana ise hep sessizliğin vereceği vakitlerle
savaşmalar kaldı.
Evet! Susmak birilerini hep konuşmaya mahkum etmekti.Ve en çok konuşan en
fazla hata yapandı her zaman. En çok susanın hep haklı kaldığı gibi...
Sessizlikten korkan birine sessizlik dayatmak(hem de bir lütuf bir armağan
gibi) işlenen en haklı suçtu.

Sen tüm suskunlukları kimseye bırakmayacak kadar bencil, herkesi
suskunluğuna özendirecek kadar cömerttin.Sana söylenenlerle,sana
anlatılanlarla herkesin sırrını bildin ama kimseye bir şey söylemedin. Oysa
izin verseydin sana söylemeyecek ne çok şeyim vardı. İnsanları sadece
dinleyerek böyle çıplak, böyle savunmasız bırakmayı nereden öğrendin?
Başkalarına ait bunca sırrı taşımak seni neden hiç yormadı?
Sen en çok bana sustun; ben en çok sana konuştum. Sana benzemeye
başladığımdaysa, bende içimi susarak döktüm.Yoksa içim dökülecekti.Susacak
hiç bir şeyin kalmadığında ise içindeki SESSİZ diyaloglarla benden çekip
gittin.
Meğer susmak, insanın içiyle konuşmasıymış. Geç fark ettim!"

ARAZ\Kahraman Tazeoğlu
 

MeLeK

Benim aşkım askı Verene!
 
Üyelik Tarihi
29 Kas 2005
Mesajlar
5,547
Aldığı Beğeniler
49
Konum
DuA taşan YüreK
Meğer susmak, insanın içiyle konuşmasıymış. Geç fark ettim!"

sukuta susadım....yurege aglık cnmmm
 
Üst Alt