Susma yureyim sen susunca acılar yine koynumda ağlar
Ufalır azıklarım umud taneciklerime yorgunluk başlar
Sahipsiz kalır mazlum zülum ortayerde derdimi saklar
Mavi düşler gerisinde rüzgarım yine esmekten korkar
Alkışlarım kusursuz çalır yureyim yazda ben öleyim
Yaz yureyim çaresiz çığlık marşımı şarkına bestele
Ummetin haritasına coğrafi utancında kan boşalsın
Ramadi felluce kal bağdat yan özgürlük savaşında
Elini bir yıldıza uzat melekler sana umuda yansın
Yaşam yerinde kutsal savaşçı adı teröre bulaşırken
İstırap dolu olan ırak, dünyanın seyrinde kalsın
Meydana bensizlik düşmesin yureyim yazda ben öleyim
Sancılar birikmesin düşlerime yaban el düşmesin
Ezgileri söylensin gökyüzünden türküler yakılsın
Nakışlar senin içindir yureyim yazda ben öleyim
Suçlu bırakılmış kitablarım çarmıha gerilir yine
Umud dar ağacına sürüklenmiş zalim cellat elinde
Sözler kırtlakta sabıttir kımıldamaz hep vaktinde
Uğultular uykuları bozar hep korkak kabus halinde
Nakli delil yitik icazetler aydın serseri dilinde
Cebren yaşamlar düşürülmüş bir meclisler yerinde
Ahitlerin susuşuna yanarım yureyim yazda ben öleyim
Aksa yanarım şimdi güneşin ateşinde titrek üşürüm
Cuma dağlanırım dergah beyazıt sultanehmet olurum
Iliklerime bir eylem belirleyip sancılarla dururum
La konuşurken la susarım la belirleyip la vururum
Ardıma bir selam kurarım gül bahçesinde ben kanarım
Rüyaları beklemekten yoruldum yureyim yazda ben öleyim
Kalabalık şehrin içinde uhud olur meydanlar
Okçu olurum terkedilmiş bir yaşamda, akıllarda
Yar görünümlü düşler sabahlar bende umarsızca
Ninni ile uyutalan bir acı olur gecelerim
Unutmadım ama hatırlamamda hiç bir şey kadar yalnızım
Mora olurum çocuk gözümle halepçenin haykırışında
Dağa kaçarım bilmem kaçıncı içselleşme savaşında
Ağlarım belki yüreğim sana doğru gelen bir yaşla
Ağrıma gözlerim kaçar yürürüm kuyularda
Ğalibi bir damla kan olur yürekli iman destanında
La'l olur haykırışlar yerinden fırlayan kabuslarda
Anlarım anılarım düşünce Nekir sorularında
Ram olunca yürekler acının akıl almaz boşluğunda
Ufalır azıklarım umud taneciklerime yorgunluk başlar
Sahipsiz kalır mazlum zülum ortayerde derdimi saklar
Mavi düşler gerisinde rüzgarım yine esmekten korkar
Alkışlarım kusursuz çalır yureyim yazda ben öleyim
Yaz yureyim çaresiz çığlık marşımı şarkına bestele
Ummetin haritasına coğrafi utancında kan boşalsın
Ramadi felluce kal bağdat yan özgürlük savaşında
Elini bir yıldıza uzat melekler sana umuda yansın
Yaşam yerinde kutsal savaşçı adı teröre bulaşırken
İstırap dolu olan ırak, dünyanın seyrinde kalsın
Meydana bensizlik düşmesin yureyim yazda ben öleyim
Sancılar birikmesin düşlerime yaban el düşmesin
Ezgileri söylensin gökyüzünden türküler yakılsın
Nakışlar senin içindir yureyim yazda ben öleyim
Suçlu bırakılmış kitablarım çarmıha gerilir yine
Umud dar ağacına sürüklenmiş zalim cellat elinde
Sözler kırtlakta sabıttir kımıldamaz hep vaktinde
Uğultular uykuları bozar hep korkak kabus halinde
Nakli delil yitik icazetler aydın serseri dilinde
Cebren yaşamlar düşürülmüş bir meclisler yerinde
Ahitlerin susuşuna yanarım yureyim yazda ben öleyim
Aksa yanarım şimdi güneşin ateşinde titrek üşürüm
Cuma dağlanırım dergah beyazıt sultanehmet olurum
Iliklerime bir eylem belirleyip sancılarla dururum
La konuşurken la susarım la belirleyip la vururum
Ardıma bir selam kurarım gül bahçesinde ben kanarım
Rüyaları beklemekten yoruldum yureyim yazda ben öleyim
Kalabalık şehrin içinde uhud olur meydanlar
Okçu olurum terkedilmiş bir yaşamda, akıllarda
Yar görünümlü düşler sabahlar bende umarsızca
Ninni ile uyutalan bir acı olur gecelerim
Unutmadım ama hatırlamamda hiç bir şey kadar yalnızım
Mora olurum çocuk gözümle halepçenin haykırışında
Dağa kaçarım bilmem kaçıncı içselleşme savaşında
Ağlarım belki yüreğim sana doğru gelen bir yaşla
Ağrıma gözlerim kaçar yürürüm kuyularda
Ğalibi bir damla kan olur yürekli iman destanında
La'l olur haykırışlar yerinden fırlayan kabuslarda
Anlarım anılarım düşünce Nekir sorularında
Ram olunca yürekler acının akıl almaz boşluğunda