Yeniden Doğuş

  • 》》 Biraz mavi , biraz telaş , biraz bahar , biraz sessizlik ,biraz deniz kokusu, biraz huzur , bir parça turuncu ♧ Hoşgeldin Yaz ♧

Necmeddin

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
24 Ocak 2006
Mesajlar
10,138
Aldığı Beğeniler
179
Konum
Batman
Takım
Diğer
Rahman ve Rahim olan Allah ın adıyla sözlerime başlıyorum. Âlemlerin Rabbi olan Allah a hamdü senalar,Hazreti Muhammed e,âline ve ashabına salât ve selamlar olsun.İnsanların burada,Şeyh Hazretlerinin dergâhında bulunmalarından dolayı Allah a hamd ediyorum. Müslümanların bu şekilde, kendi dinlerine bağlı olmalarından dolayı da Rabbime şükrediyorum.Yüce Allah a tekrar şükrediyor ve O na niyaz ediyorum ki, bu İslami manzarayı hakikate çevirsin.Nasıl ki şu andaki görünen şekliyle İslami dir, manen de İslami olmasını sağlasın.Şeyh Hazretlerinin adaplarını yaşama ve onları ihya etmede müslümanları muvaffak eylesin.Bu adabı ihya edecek, ona sahip çıkacak,menfaatten, siyasetten uzak bir şekilde yaşatacak, Allah ın muvaffak edeceği ve O nun yetiştireceği kimseleri bizlere lutfeylesin.

Babam Şeyh Hazretlerinden duymuştum,o şöyle buyururdu: Nakşibendi?Haznevi tarikatında olan adapları tatbik etmek,bu adaplar ile yürümek çok ağır ve meşakkatlidir.Çünkü bunların karşılığında çok büyük sevaplar vardır.

Değerli kardeşlerim, bu adapların sevabı o kadar büyüktür ki, nefsi emareye (kötülüğe sevk eden nefse) onlarla amel etmek,onları kabul etmek çok ağır geliyor. Bu nedenle de onları yüklenmek istemiyor. Babam Şeyh Hazretleri şöyle buyururdu: Bu adapların yüksek sevabı karşısında kişinin iki seçeneği vardır. Ya nefsine tabi olacak, nefsin arzu ve isteklerine uyacak ve Yüce Allah ın lutfundan, kereminden mahrum kalacak ya da nefsine karşı gelecek,bu adaplara tahammül edecek,onlarla amel edecektir.O zaman da maneviyatı kazanacaktır.

Değerli kardeşlerim, müridin kendisi için bir ölçüye, bir mizana sahip olması gereklidir. Kendi nefsine baktığında,takvalı olmak,ibadet yapmak,bu tarikatın adaplarını yaşamak, Kuran okumak eğer ona ağır geliyor ve buna karşılık kötülükler,nefsin hoşuna giden ameller ve hareketler (fısk-u fücur) ona hoş geliyorsa, o mürid anlamalıdır ki o daha yolun başındadır.Bir şey kazandığı da yoktur.

Değerli kardeşlerim,adapların tatbiki kendisine ağır gelen,nefsi gayri meşru lezzetleri ( fısk ve fücuru) isteyen birisi, eğer nefsine hakim oluyor,ona karşı gelebiliyor ve bu adapların tatbik edilmesindeki zorluklara tahammül ediyor,nefsini bunları yaşamaya zorlayabiliyorsa, o zaman bu müridin belli bir makama ulaştığı anlaşılır.Bu mürid şüphesiz tarikatın adaplarını yürütmektedir ve onları tatbik etmektedir.

Değerli kardeşlerim,nefsine hakim olan,onu terbiye etmeye çalışan birisine,ilk başlarda bu adapların tatbiki zor gelebilir.Fakat uygulamaya devam ettikçe,zamanla kolay gelmeye başlar. Artık adapları rahatlıkla tatbik etmeye başlar ve hali en güzele doğru değişir.Nefsi emarelikten (hep kötülüğe sevk etmekten) çıkar ve mutmaine (itaatla huzur bulmuş) bir hale gelir .Artık bu insan Beyazidi Bestami nin buyurduğu gibidir: Ben kendi nefsimi o sevinip, mutlu oluncaya kadar zorlayarak Yüce Allah a sevk ettim.

Değerli kardeşlerim, aklı başında olan bir mürid ,(Allah ın rızasını bulmak için tarikata girmiş birisi) nefsin arzularına tabi olmakla,Allah ın emrine uymak arasında bir tercih yapmak zorunda kaldığında şüphesiz ki o, Yüce Allah a doğru giden yola ve O nun itaatine yönelecektir.Bunu kendisine seçecektir.Şüphesiz bu tercih, onun akıllı birisi olduğunun en büyük delilidir.

Değerli kardeşlerim, nefsin olumsuz isteklerine tabi olan,nefsine teslim olan bir kimsenin, anlaşılıyor ki cesareti yoktur.Onun nefsine hâkimiyeti yoktur.Ona hakim olan nefsidir.(kendi egosu ve bencilliğidir.).

Babam Şeyh Hazretleri (k.s.) şöyle buyururdu: Çoğu kimseler kendi ruhlarını bu yolda feda ettiler ve karşılığında ise o yüksek makamları kazanmış oldular.

Değerli kardeşlerim, biz teessüf ediyoruz.(üzülüyoruz.) Ufak ve değersiz bir şey için, kurtuluş ve felah yolunun terk edilmesine, Allah a doğru giden yolun bırakılmasına üzülüyoruz.

Değerli kardeşlerim, hepimizin tek tek düşünmesi gerekiyor.Acaba kendisi hangi yoldadır? Nefse tabi olan bir yolda mı, yoksa tarikatın adaplarını üzerinde mi yürümektedir?

Değerli kardeşlerim,biz adaplara önem vermiyoruz.Bu zikirlere,hatmelere (belirli aralıklarla tekrarlanan ayetler,sureler ve Allah ın isimlerinin zikredilmesine) önem vermiyoruz. Peki halimiz böyle iken, nasıl onların bize gösterdikleri makamlara varacak ve bu yolda yürüyeceğiz.Bu mümkün değildir.

Değerli kardeşlerim, ufak ve değersiz bir şey için ya da önemsiz bir iş için kişi,bugün evrada (Yüce Allah ın isminin belirli bir sayıda tekrarlanmasına) gerek yok ya da yarısını tatbik edeyim, yarısı kalsın diyebilmektedir.Değerli kardeşlerim,böyle olan bir mürid,(manevi makamları arzulayan kişi) maalesef menfaat ve faydasının nerede olduğunu fark etmemekte ve bilmemektedir. Bundan dolayı da o,bu adaplara (maneviyat yolunun esaslarına) önem vermemektedir.

Değerli kardeşlerim, eğer düşünürsek bu adapların(maneviyat yolunun esaslarının) ihmalinde zararımız olduğunu anlarız. Bu durumda kişi hiçbir faydanın sahibi olmayacaktır.Çoğumuz varlıklı bir kimseye, ondan bize bir fayda hasıl olması için önem veriyor,ona saygı ve hürmet gösteriyoruz.Fakat düşünemiyoruz ki bizim için en üstün fayda ve menfaat bu adaplardadır.Buna rağmen ondan uzak kalıyoruz.Eğer bunu idrak etseydik,anlasaydık,bu hale düşmezdik.

Değerli kardeşlerim, kendimize gelmemiz lazımdır. Düşünmemiz ve uyanmamız lazımdır. Tarikatın adaplarını (tasavvuf yolunun esaslarını) yaşamak,şeriatın ahkamıyla (yüce İslam dininin emir ve yasaklarıyla) amel etmek noktasındaki durumumuza bakmalıyız.Halimizin ne olduğunu öğrenmeliyiz, bilmeliyiz.Bunu geçmiş olan kısmı da dahil, ömrümüzden kalan şu az zamanı değerlendirmek ve tüm ömrü hayırla geçmiş bir hale çevirmek için yapmalıyız.

Değerli kardeşlerim, şüphesiz Sadatlarımızın (bu yolun ve İslam dininin büyüklerinin) yolunu ve adabını(yollarının esaslarını,onların yüce usullerini) takip etmek,Hazreti Peygamberin (a.s.) sünnetini ve ahlakını takip etmek demektir. Hazreti Peygamberin yolunu ve siretini (sahip olduğu hali ve ahlakı) takip etmek, Yüce Allah ın yolunu takip etmek demektir. Ama bizlerin onların vardıkları makamlara,sahip oldukları gayrete ve adaplara verdikleri öneme sahip olmamız mümkün değildir.

Yüce Allah tan niyaz ediyorum. Onların yolunu takip etmek, adaplarını yaşamak için bize aklı selim ihsan eylesin. Şüphesiz Rabbim her şeye kadirdir.

El-Fatiha.

Seyh Muhammed Muta El-Haznevi (k.s)
 
Son düzenleme:

katresu

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
8 Haz 2011
Mesajlar
1,624
Aldığı Beğeniler
14
Konum
Adana
Takım
Diğer
Allah razı olsun kardeşim.

Bütün forum konularınız, her kelimesiyle bilinmesi gereken bilgilerden oluşuyor.
 

Beste

Dert etme Duâ et..
 
Üyelik Tarihi
13 Eki 2009
Mesajlar
11,177
Aldığı Beğeniler
18,751
Konum
Sessiz
Takım
Galatasaray
Degerli paylasimin icin Allah razi olsun abi.
 

Geceler

Sükut_u Sonbahar
 
Üyelik Tarihi
11 Nis 2007
Mesajlar
24,205
Aldığı Beğeniler
22,175
Takım
Fenerbahçe
Cenab-i Hak razi olsun insaAllah agbi tesekkürler
Selam ve Dualarimla.......
 
Üst Alt