Yeniden Doğuş

  • 》》 Biraz mavi , biraz telaş , biraz bahar , biraz sessizlik ,biraz deniz kokusu, biraz huzur , bir parça turuncu ♧ Hoşgeldin Yaz ♧

İman-ı İcmali

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
21 Ocak 2011
Mesajlar
752
Aldığı Beğeniler
15
1. Tâ, Hâ.

2. Bu Kur'an'ı sana meşakkate düşesin diye indirmedik.

3. Ancak korkar kimselere bir öğüt (olmak üzere indirdik).

4. Yeri ve yüksek gökleri yaratan zât tarafından tedricen indirilmiştir.

5. O Rahmân olan zâttır ki, arş üzerine hakim olmuştur.

6. Göklerde ne varsa ve yer de ne varsa ve ikisinin arasında ne varsa ve nemli toprağın altında ne varsa hepsi O'nundur.

7. Ve sen sözü izhar etsen de etmesen de müsavîdir. Çünkü O, şüphe yok ki gizliyi de, daha gizlice olanı da bilir.

8. Allah Teâlâ'dır ki, O'ndan başka Allah yoktur, O'nun için güzel isimler vardır.

9. Ve sana Mûsa'nın kıssası gelmedi mi?

10. O vakit ki, o bir ateş görmüş de ailesine demişti ki: «Durunuz, ben şüphesiz bir ateş gördüm, belki ondan size bir aydınlık getiririm, yahut ateşin yanında bir rehber bulurum.»
 

İman-ı İcmali

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
21 Ocak 2011
Mesajlar
752
Aldığı Beğeniler
15
11. Vaktâ ki, ateşin yanına geldi. «Ya Mûsa!» Diye nidâ olundu.

12. «Şüphe yok Ben'im. Ben senin Rabbinim. İmdi papuçlarını çıkar. Muhakkak ki, sen mübarek bir vadide, Tûvâ'dasın.»

13. «Ve ben seni ihtiyar ettim, şimdi vahyolunacak şeyi dinle.»

14. «Şüphe yok ki ben, ben Allah'ım, benden başka ilâh yoktur. İmdi Bana ibadette bulun ve Beni anmak için namaz kıl.»

15. «Şüphe yok ki, Kıyamet gelecektir, az kalıyor ki, onu gizleyeyim. Tâ ki, her nefis çalıştığı şey ile cezalandırılsın.»

16. «Sakın ona (o saate) inanmayıp hevâsına tâbi olan kimse, seni ondan alıkoymasın. Sonra helâk olursun.»

17. «Ya Mûsa! Nedir o sağ elinde olan?»

18. Dedi ki: «O benim asamdır, ona dayanırım ve onunla koyunlarımın üzerine (yaprak silkerim ve benim için onda başka menfaatler de vardır.»

19. Buyurdu ki: «Ey Mûsa! Onu (elinden) bırakıver.»

20. Hemen bırakıverdi, o derhal koşar bir yılan kesildi.
 

İman-ı İcmali

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
21 Ocak 2011
Mesajlar
752
Aldığı Beğeniler
15
21. Buyurdu ki: «Onu tut ve korkma. Biz onu evvelki suretine iade ederiz.»

22. «Ve elini koltuğunun altına sok, başka bir mucize olarak ayıpsız bir halde bembeyaz olarak çıkıversin.»

23. «Tâ ki, sana en büyük âyetlerimizden gösterelim.»

24. «Fir'avun'a git. Muhakkak ki, o haddi aşıvermiştir.»

25. Mûsa dedi ki: «Yarabbi! Benim göğsüme genişlik ver.»

26. «Ve benim için işimi kolaylaştır.»

27. «Ve dilimden düğümü çöz.»

28. «Sözümü iyice anlayabilsinler.»

29. «Ve bana ailemden bir vezir kıl!»

30. «Kardeşim Harun'u.»
 

İman-ı İcmali

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
21 Ocak 2011
Mesajlar
752
Aldığı Beğeniler
15
31. «Onunla arkamı kuvvetlendir.»

32. «Ve onu işimde ortak kıl.»

33. «Tâ ki, seni çokça tesbih edelim.»

34. «Ve seni çokça zikreyleyelim.»

35. «Şüphe yok ki, Sen bizi bihakkın görücüsün.»

36. Buyurdu ki: «Ey Mûsa! Sana isteğin verilmiştir.»

37. «Ve andolsun ki, sana başka defa da ihsanda bulunmuşuzdur.»

38. Vaktâ ki, validene vahyolunacak şeyi vahyetmiştik.

39. Şöyle ki: «Onu tabut içine bırak, sonra onu denize at. Hemen deniz de onu sahile bıraksın da onu bana da düşman ve ona da düşman olan alıversin. Ve üzerine tarafımdan bir muhabbet bıraktım ki, hem de nezaretim önünde yetiştirilesin.»

40. «O vakit ki, hemşiren gidip de diyordu ki: «O'na bakacak bir kimse için size delâlet edeyim mi?» Artık seni validene döndürdük ki gözü aydın olsun da mahzun olmasın. Ve sen bir şahsı öldürdün. Sonra seni o gamdan kurtardık ve seni fitneden fitneye uğratmıştık. Sonra Medyen ahalisi arasında senelerce eğleştik. Sonra da ey Mûsa! Mukadder olduğu üzere (bu muayyen zamana) geliverdik.»
 

İman-ı İcmali

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
21 Ocak 2011
Mesajlar
752
Aldığı Beğeniler
15
41. «Ve seni kendi zâtım için ihtiyar ettim.»

42. «Sen ve kardeşin âyetlerimle git ve benim zikrimde kusur etmeyiniz.»

43. «Fir'avun'a gidiniz. Şüphe yok ki, o haddi tecavüz etmiştir.»

44. «Ona yumuşakça söz söyleyin,belki öğüt dinler veya korkar.»

45. Dediler ki: «Ey Rabbimiz! Muhakkak biz korkarız ki, ya üzerimize şiddetle saldırır veya haddi tecavüz eder.»

46. Buyurdu ki: «Korkmayın, şüphe yok ki ben sizinle beraberim, işitirim ve görürüm.»

47. «Haydin ona varıp da deyiniz ki, şüphe yok biz Rabbin iki resûlüyüz. Artık İsrailoğullarını bizimle beraber gönder ve onlara işkence etme, biz sana muhakkak Rabbin tarafından mûcize ile geldik. Selâm ise hidâyete tâbi olan kimse üzerinedir.»

48. «Muhakkak bize vahyolundu ki, şüphe yok azap, tekzîp eden ve yüz çeviren kimse üzerinedir.»

49. (Fir'avun) Dedi ki: «O halde ey Mûsa! Sizin Rabbiniz kimdir?»

50. (Hazreti Mûsa) Dedi ki: «Rabbimiz o zâttır ki, her şeye hilkatini vermiş, sonra da doğru yolu göstermiştir.»
 

İman-ı İcmali

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
21 Ocak 2011
Mesajlar
752
Aldığı Beğeniler
15
51. (Fir'avun) Dedi ki: «Öyle ise evvelki ümmetlerin hali neden ibarettir?»

52. Hazreti Mûsa da dedi ki: «Onlara ait bilgi, Rabbimin indinde bir kitaptadır ki, Rabbim hata etmez ve unutmaz.»

53. O (Hâlık-i Azîm) ki sizin için arzı bir beşik kıldı ve orada sizin için yollar açtı ve gökten bir su indirdi. Artık onunla muhtelif nebattan çiftler çıkardık.

54. Yeyiniz ve hayvanlarınızı otlatınız, şüphe yok ki, bunda akıl sahipleri için ibretler vardır.

55. Sizi o yerden yarattık ve sizi ona döndüreceğiz ve sizi ondan diğer bir defa daha çıkaracağız.

56. Kasem olsun ki, Biz âyetlerimizin hepsini ona gösterdik. Böyle iken o tekzîp etti ve kaçındı.

57. (Fir'avun) Dedi ki: «Ey Mûsa! Sen geldin mi ki, bizi sihrin ile yurdumuzdan çıkarıveresin?»

58. «O halde biz de sana onun misli bir sihir elbette getireceğiz. Artık bizim aramızla senin aranda bir buluşacak vakit tayin et ki, o bizim de senin de caymayacağımız düz bir yer olsun.»

59. Hazreti Mûsa dedi ki: «Size vaadedilen vakit, ziynet günü ve nâsın toplanacağı kuşluk zamanıdır.»

60. Artık Fir'avun dönüp gitti, bütün hilesini topladı, sonra geliverdi.
 

İman-ı İcmali

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
21 Ocak 2011
Mesajlar
752
Aldığı Beğeniler
15
61. Musa onlara (sihirbazlara) dedi ki: «Yazıklar olsun sizlere! Allah'a karşı yalan yere iftirada bulunmayın, sonra sizi azab ile helâk eder ve muhakkak ki, iftira eden hüsrâna uğramıştır.»

62. Artık (sahirler) aralarında işlerine dair münakaşada bulundular ve gizlice konuştular.

63. Dediler ki: «Bunlar herhalde iki sihirbaz istiyorlar ki, sizi sihirleriyle yurdunuzdan çıkarıversinler ve sizin en faziletli olan dininizi gidersinler.»

64. «Artık bütün çarelerinizi toplayınız, sonra saf halinde geliniz. Şüphesiz ki, bugün galebe eden, felâh bulmuş olacaktır.»

65. Dediler ki: «Ey Mûsa! Ya sen atıver, veyahut ilk atan biz olalım.»

66. Dedi ki: «Hayır siz atınız. Hemen onların ipleri ve sopaları sihirlerinden dolayı koşuyormuş gibi ona tehayyül olunur oldu.»

67. Mûsa içerisinde hemen bir korku hisseder oldu.

68. Dedik ki: «Korkma. Şüphe yok, üstün olan sensin, sen.»

69. «Ve elinde olanı bırakıver. Onların yaptıklarını yutuverir. Şüphe yok ki, onlar ne yaptılar ise bir sahir hilesinden ibarettir. Sahir ise her nerede olsa felâha eremez.»

70. Nihâyet sahirler, secde eder oldukları halde (yerlere) atıldılar. «Harun ile Mûsa'nın Rabbine imân ettik,» dediler.
 

İman-ı İcmali

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
21 Ocak 2011
Mesajlar
752
Aldığı Beğeniler
15
71. (Fir'avun) Dedi ki: «Ben Size izin vermeden evvel siz O'na imân ettiniz. O sizin büyüğünüzdür ki, size sihri öğretmiştir. Artık sizin ellerinizi ve ayaklarınızı çaprazlama olarak elbette keseceğim ve elbette ki, sizi hurma dallarına asacağım ve elbette ki, bileceksiniz ki hangimiz azapça daha şiddetli ve daha devamlıdır.»

72. Dediler ki: «Elbette seni bize gelen âyetlere ve bizi yoktan var etmiş olana tercih edemeyiz. Artık sen, ne ile hükmedeceksen hükmet. Sen ancak bu dünya hayatında hükmedersin.»

73. «Muhakkak biz Rabbimize imân ettik ki, bizim için hatalarımızı ve bizi üzerine zorladığın sihirden dolayı yarlığasın. Ve Allah hayırlıdır ve ebedîdir.»

74. «Şüphe yok ki, her kim Rabbisine münkir olarak gelirse elbette ki, onun için cehennem vardır. Orada ne ölür ve ne de dirilir.»

75. «Her kim de sâlih sâlih ameller işlemiş olduğu halde O'na mü'min olarak gelirse işte onlar için en yüksek dereceler vardır.»

76. «Adn cennetleri ki, altlarından ırmaklar akar. Orada ebedîyen kalıcılardır ve bu temizlenmiş olan kimsenin mükâfaatıdr.»

77. Ve andolsun ki, Mûsa'ya şöyle vahyettik: «Kullarım ile beraber geceleyin yürü ve onlara denizde kuru bir yol aç, yetişilmekten korkmazsın ve havf eder olma.»

78. Derken Fir'avun ordusuyla onların arkasına düştü. Artık kendilerini (Fir'avun ile ordusunu) denizden saran sarıverdi.

79. Ve Fir'avun, kavmini sapıklığa düşürdü ve onları doğru bir yola götüremedi.

80. Ey İsrailoğulları! Sizi muhakkak ki, düşmanınızdan halâs ettik ve size Tûr'un sağ cânibini vaadettik ve sizin üzerinize kudret helvasıyla bıldırcın indirdik.
 

İman-ı İcmali

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
21 Ocak 2011
Mesajlar
752
Aldığı Beğeniler
15
81. Size rızk olarak verdiğimiz şeylerin temizlerinden yiyiniz ve onda aşırı gitmeyiniz, sonra üzerinize gazabım teveccüh eder ve kimin üzerine gazabım teveccüh ederse artık helâk olmuş olur.

82. Ve şüphe yok ki, Ben tevbe eden ve imân eyleyen ve sâlih amelde bulunan, sonra da doğru yolda sebat gösteren kimse için çok yarlığayıcıyım.

83. Ya Mûsa! Seni kavminden (ayırıp) aceleye düşüren nedir?

84. Dedi ki: «Onlar da beni takip etmektedirler. Ve Rabbim ben Senin için acele ettim ki, (benden) razı olasın.»

85. Buyurdu ki: «Biz senden sonra kavmini fitneye düşürdük ve onları Sâmirî saptırdı.»

86. Artık Mûsa, kavminin yanına gazaplı bir halde mahzun olarak avdet etti. Dedi ki: «Ey kavmim! Size Rabbiniz güzel bir vaad ile vaadetmiş değil mi idi? Yoksa üzerinize zaman mı uzadı? Yoksa Rabbinizden üzerinize bir gazap hulûlunu mu arzu ettiniz ki, bana olan vaadinize muhalefette bulundunuz?»

87. Dediler ki: «Biz sana olan vaade kendimize mâlik olarak muhalefette bulunmuş olmadık. Velâkin biz kavmin ziynetinden birtakım ağırlıkları yüklenmiştik, onları (ateşe) atıverdik. İşte Sâmirî de öyle atıverdi.»

88. Derken onlara bir buzağı böğürmesi olan bir ceset çıkardı. Dediler ki: «Bu sizin ilâhınızdır ve Mûsa'nın ilâhıdır, fakat unutmuş.»

89. Görmüyorlar mı idi ki, onlara ne bir söz iade edebiliyordu ve ne de onlar için bir zarara ve bir faideye malik bulunuyordu.

90. Ve muhakkak ki, Harun onlara daha evvel de demişti ki: «Ey kavmim! Siz bunun ile fitneye düşürülmüş oldunuz ve şüphe yok ki, sizin Rabbiniz Rahmân'dır. Artık bana tâbi olunuz, ve benim emrime itaat ediniz.»
 

İman-ı İcmali

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
21 Ocak 2011
Mesajlar
752
Aldığı Beğeniler
15
91. Dediler ki: «Bize Mûsa dönüp gelinceye kadar biz buna (buzağıya) aleddevam tapmaktan geri duracak değiliz.»

92. Dedi ki: «Ey Harun! Onların dalâlete düştüklerini gördüğün zaman seni ne menetti?»

93. «Ki, benim ardımca gelmedin? Emrime isyan mı ettin?»

94. Dedi ki: «Ey anamın oğlu! Ne sakalımı ve ne de başımı tutma. Ben muhakkak senin, 'İsrailoğullarının aralarını dağıttın ve benim sözümü gözetir olmadın' diyeceğinden korktum.»

95. Mûsa aleyhisselâm dedi ki: «Ey Samirî! O acip işi yapmaktaki maksadın ne idi?»

96. (Sâmirî de) Dedi ki: «Onların görmediklerini ben gördüm. Artık Resûlün izinden bir avuç (toprak) aldım da onu attım ve nefsim bana öylece hoş göstermiş oldu.»

97. (Hazreti Mûsa da) dedi ki: «Çık git. Çünkü artık sana hayatta (bulundukça mukadder olan) dokunma yok demektir. Ve muhakkak ki, senin için bir va'de mahalli de vardır ki, ondan asla ayrılmayacaksın. Ve kendisine tapınıp durduğun tanrına da bak. Biz onu elbette ki yakacağız, sonra da onu denizde parça parça edip savuracağız.»

98. «Sizin ilâhınız ancak o Allah'tır ki, O'ndan başka ilâh yoktur. Her şeyi ilmen ihata etmiştir.»

99. İşte böylece geçmişlerin haberlerinden bir kısmını sana hikâye ediyoruz ve sana kendi tarafımızdan bir kitap da vermişizdir.

100. Her kim ondan yüz çevirirse şüphe yok ki, o Kıyamet günü bir ağır günah yükü yüklenecektir.
 
Üst Alt