Yeniden Doğuş

  • 》》 Biraz mavi , biraz telaş , biraz bahar , biraz sessizlik ,biraz deniz kokusu, biraz huzur , bir parça turuncu ♧ Hoşgeldin Yaz ♧

Bir_Katre

RAHMETLE ANIYORUZ DEĞERLİ KARDEŞİM
 
Üyelik Tarihi
4 Ağu 2006
Mesajlar
5,632
Aldığı Beğeniler
50
Konum
Ağrı
Takım
Galatasaray
Tahsile merakı nasıl başladı?

Bediüzzaman, dokuz yaşına kadar anne ve babasının yanında kaldı. Bu yaşında tahsile karar verdi. Böyle bir karar vermesine ağabeyi Molla Abdullah'ın medrese tahsilinde bulunması sebep oldu. Ağabeyinin gittikçe artan feyiz, ahlâk, fazîlet ve kemâlatı ve onun köydeki okumamış arkadaşlannı okutmakla tezahür eden meziyetini düşünüp hayran kaldı, time karşı ciddî bir şevkle tahsile karar verdi. Bu sebeple İsparit nahiyesine bağlı Tağ köyünde Molla Mehmed Emin Efendi'nin medresesine gitti. Fakat burada fazla kalamadı. Fıtratı icabı dâima izzetini koruması, hattâ âmirâne söylenen küçük bir söze dahi tahammül edememesi sebebiyle, Molla Mehmed Emin Efendinin isteği üzerine tekrar Nurs'a döndü.

Nurs'da medrese yoktu. Bu sebeple küçük Said haftada bir eve gelen büyük kardeşi Molla Abdullah'tan ders aldı.

Kendisinin bildirdiğine göre Bediüzzaman ilk tahsiline 1303/1885 yılında, Kur'ân öğrenmekle başlamıştır.

Tekrar tahsile niyet

Bir müddet sonra ağabeyinden aldığı haftalık dersleri kâfi bulmayarak Pirmis köyüne, sonra Hizan şeyhinin yaylasına gitti. Burada da izzet-i nefsinin* hâkimiyete tahammül edememesi, tahsilde bulunan emsallerinden dört talebe ile geçinememesine sebep oldu. Her seferinde bu dört talebe bir olup Said'e hücum ediyorlardı. Bunun üzerine Bediüzzaman medresenin sahibi, büyük şeyhlerden Seyyid Nur Muhammed Hazretlerinin huzuruna çıktı. Fakat acizlikle arkadaşlarını şikâyet etmeyi izzet-i nefsine yakıştıramadığından şöyle dedi:

"Şeyh Efendi, bunlara söyleyiniz. Benimle dövüştüklerinde dördü bir olmasınlar ikişer, ikişer gelsinler."

Şeyh, çocuk yaşındaki Said'in bu cesaretinden hoşlanarak, "Sen benim talebemsin. Kimse sana karışamaz" dedi. Bundan sonra küçük Said, "Şeyh Talebesi" diye anılmaya başladı.

Kısa bir müddet sonra buradan da ayrıldı, ağabeyi ile birlikte Nurşin köyüne gitti. Mevsimin yaz olması sebebiyle Nurşin ahalisi ve medrese talebeleri Seyhan yaylasına çıkmışlardı. Bu sebeple küçük Said ve ağabeyi de oraya çıktılar. Yaylada iken her nasılsa Said, ağabeyi ile kavga etmişti. Taği medresesi hocalarından Molla Mehmed Emin Efendi, "Niçin ağabeyinin emrinden çıkıyorsun?" diye müdahale etti.

O sırada Şeyh Abdurrahman-ı Taği'nin medresesinde bulunuyorlardı. Said hocasına şu karşılığı verdi:

Efendim şu tekyede bulunmak hasebiyle siz de benim gibi bir talebesiniz. Öyle ise burada hocalık hakkınız yoktur." Küçük Said bu sözleriyle Mehmed Emin Efendiye aslında gücünü medresenin kurucusu Şeyh Abdurrahman'dan aldığına dikkat çekiyordu.

Bundan sonra gündüzleyin dahi herkesin güç geçebileceği büyük bir ormandan geceleyin geçerek Nurşin'e geldi. Bir müddet orada kaldıktan sonra Kuğak isimli bir köye gitti.

Bediüzzaman, çocukluk yıllarındaki bu halet-i ruhiyesi ile ilgili olarak şöyle der:

"Ben, on yaşında iken, büyük bir iftihar, hattâ ba-zan temeddüh suretinde bir haletim vardı; istemediğim halde pek büyük bir iş ve büyük bir kahramanlık tavrını takınıyordum. Kendi kendime derdim: 'Senin beş para kıymetin yok. Bu temeddühkârane; hususan ceseratte çok fazla gösterişin ne içindir?' Bilmiyordum; hayret içinde idim."
 

Necmeddin

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
24 Ocak 2006
Mesajlar
10,138
Aldığı Beğeniler
179
Konum
Batman
Takım
Diğer
ALLAh razı olsun

onlar her anlarını ALLAh ile geçiriyorlardi,bir an bile gafil kalmazdilar..Zaten büyük insanların tümü de bu ahlaktadırlar.

RABBIM bu ahlakta olan muminlerden eylesin
 
Üst Alt