Camideki işlemler bittikten sonra mezara gidilecek,
Üzerinde isminizin, doğum ve ölüm tarihinizin yazıldığı bir taş olacak
Bedeniniz başka insanlar tarafından taşınacak ve bir et yığını olarak kabul edileceksiniz.
Hatta biraz kiloluysanız taşıyanlar tarafından eleştirileceksinizde..
Kefenle birlikte sizin için kazılan çukura atılacaksınız.
Üzerinize tahta konacak, daha sonra da toprak.
Toprak sizi iyice örttükten sonra işlem son bulmuş olacak.
Mezarınızı ziyaretler ilk zamanlar daha sık olmakla birlikte, sonraları yılda bir kez olacak, daha sonraları hiç olmayacak.
Üstelik bu ziyaretlerden sizin haberiniz dahi olmayacak.
Yıllarca kullandığınız odanız, yatağınız boş kalacak.
Cenazeniz kaldırıldıktan bir süre sonra da özel eşyalarınız ihtiyacı olanlara dağıtılmak üzere evinizden yollanacak.
Yakınlarınız nüfus dairesine gidip sizin öldüğünüzü ve kaydınızın bu dünyadan silinmesini söyleyecekler.
İlk zamanlar belki hatırlanacaksınız, arkanızdan ağlayan birkaç kişi olacak.
Ancak zamanın unutturucu etkisi ileriki yıllarda gittikçe ağır basacak.
Birkaç on yıl sonra ise "koca bir ömür" sürdüğünüz dünyada sizi hatırlayan pek kimse kalmayacak.
Ama bununla birlikte, öldükten sonra arkanızda bıraktığınız tüm aileniz ve tanıdıklarınız da yavaş yavaş bu dünya hayatından ayrılacağı için, hatırlanıp hatırlanmamak pek bir şey ifade etmeyecek.
Dünyada bunlar olup biterken, toprağın altındaki bedeniniz ise, hızlı bir parçalanma sürecine girecek.
Toprağa konmanızdan hemen sonra böcekler,yılanlar,fareler ve bakteriler devreye girecek. Karında toplanan gazlar cesedi şişirecek ve bu şişlik vücudun her tarafına yayılarak, bedeni tanınmaz hale getirecek.
Bundan sonra gazın diyaframa yaptığı basınçtan dolayı ağzınızdan ve burnunuzdan kanlı köpükler gelmeye başlayacak.
Çürüme ilerledikçe kıllar, tırnaklar, avuç içleri ve tabanlar yerlerinden ayrılacak.
Bu dış değişmeyle beraber, iç oganlarda da çürüme başlayacak.
En korkunç olay ise bu noktada gerçekleşecek; karın bölgesinde toplanan gazlar deriyi zayıf noktasından patlatacak ve bedenden tahammül edilemeyecek derecede pis kokular yayılacak. Bu süre içinde kafanızdan başlamak üzere, adaleler de yerlerinden ayrılacak.
Cilt ve yumuşak kısımlar tamamen dökülecek ve iskelet gözükmeye başlayacak.
Beyin tamamen çürüyecek ve kil görünümünü alacak, kemikler bağlantılarından ayrılacak ve iskelet dağılmaya başlayacak…
Bu olay, cesediniz bir toprak ve kemik yığını haline gelene kadar böylece devam edecek.
Artık ölmeden önceki yaşamın bir saniyesine bile geri dönme imkanı olmayacak.
Aile ile görüşme, arkadaşlarla buluşup eğlenme, en yüksek mevkiye gelme ,en iyi lokantalarda yemek yeme,çok para kazanma şansı da kalmayacak.
Artık beden mezarda çürüyerek iskelet haline gelecek.
Kısacası kendisiyle özdeşleştiğiniz, "ben" sandığınız beden, oldukça iğrenç bir sonla yok olup gidecek.
Siz, yani gerçekte bir ruh olan siz, bu bedeni çoktan terk etmiş olacaksınız, geride kalan beden ise, oldukça çarpıcı bir biçimde yok olacak.
Bu olay İsrafil(as)ın (cc)ın sura üfürülmesi emrine kadar böyle sürüp devam edecek.
Üzerinde isminizin, doğum ve ölüm tarihinizin yazıldığı bir taş olacak
Bedeniniz başka insanlar tarafından taşınacak ve bir et yığını olarak kabul edileceksiniz.
Hatta biraz kiloluysanız taşıyanlar tarafından eleştirileceksinizde..
Kefenle birlikte sizin için kazılan çukura atılacaksınız.
Üzerinize tahta konacak, daha sonra da toprak.
Toprak sizi iyice örttükten sonra işlem son bulmuş olacak.
Mezarınızı ziyaretler ilk zamanlar daha sık olmakla birlikte, sonraları yılda bir kez olacak, daha sonraları hiç olmayacak.
Üstelik bu ziyaretlerden sizin haberiniz dahi olmayacak.
Yıllarca kullandığınız odanız, yatağınız boş kalacak.
Cenazeniz kaldırıldıktan bir süre sonra da özel eşyalarınız ihtiyacı olanlara dağıtılmak üzere evinizden yollanacak.
Yakınlarınız nüfus dairesine gidip sizin öldüğünüzü ve kaydınızın bu dünyadan silinmesini söyleyecekler.
İlk zamanlar belki hatırlanacaksınız, arkanızdan ağlayan birkaç kişi olacak.
Ancak zamanın unutturucu etkisi ileriki yıllarda gittikçe ağır basacak.
Birkaç on yıl sonra ise "koca bir ömür" sürdüğünüz dünyada sizi hatırlayan pek kimse kalmayacak.
Ama bununla birlikte, öldükten sonra arkanızda bıraktığınız tüm aileniz ve tanıdıklarınız da yavaş yavaş bu dünya hayatından ayrılacağı için, hatırlanıp hatırlanmamak pek bir şey ifade etmeyecek.
Dünyada bunlar olup biterken, toprağın altındaki bedeniniz ise, hızlı bir parçalanma sürecine girecek.
Toprağa konmanızdan hemen sonra böcekler,yılanlar,fareler ve bakteriler devreye girecek. Karında toplanan gazlar cesedi şişirecek ve bu şişlik vücudun her tarafına yayılarak, bedeni tanınmaz hale getirecek.
Bundan sonra gazın diyaframa yaptığı basınçtan dolayı ağzınızdan ve burnunuzdan kanlı köpükler gelmeye başlayacak.
Çürüme ilerledikçe kıllar, tırnaklar, avuç içleri ve tabanlar yerlerinden ayrılacak.
Bu dış değişmeyle beraber, iç oganlarda da çürüme başlayacak.
En korkunç olay ise bu noktada gerçekleşecek; karın bölgesinde toplanan gazlar deriyi zayıf noktasından patlatacak ve bedenden tahammül edilemeyecek derecede pis kokular yayılacak. Bu süre içinde kafanızdan başlamak üzere, adaleler de yerlerinden ayrılacak.
Cilt ve yumuşak kısımlar tamamen dökülecek ve iskelet gözükmeye başlayacak.
Beyin tamamen çürüyecek ve kil görünümünü alacak, kemikler bağlantılarından ayrılacak ve iskelet dağılmaya başlayacak…
Bu olay, cesediniz bir toprak ve kemik yığını haline gelene kadar böylece devam edecek.
Artık ölmeden önceki yaşamın bir saniyesine bile geri dönme imkanı olmayacak.
Aile ile görüşme, arkadaşlarla buluşup eğlenme, en yüksek mevkiye gelme ,en iyi lokantalarda yemek yeme,çok para kazanma şansı da kalmayacak.
Artık beden mezarda çürüyerek iskelet haline gelecek.
Kısacası kendisiyle özdeşleştiğiniz, "ben" sandığınız beden, oldukça iğrenç bir sonla yok olup gidecek.
Siz, yani gerçekte bir ruh olan siz, bu bedeni çoktan terk etmiş olacaksınız, geride kalan beden ise, oldukça çarpıcı bir biçimde yok olacak.
Bu olay İsrafil(as)ın (cc)ın sura üfürülmesi emrine kadar böyle sürüp devam edecek.

