Yeniden Doğuş

  • 》》 Biraz mavi , biraz telaş , biraz bahar , biraz sessizlik ,biraz deniz kokusu, biraz huzur , bir parça turuncu ♧ Hoşgeldin Yaz ♧

İsrâ

"Özlem"imsin
 
Üyelik Tarihi
22 Eki 2010
Mesajlar
6,128
Aldığı Beğeniler
12,753
Konum
Kdz.Ereğli
Takım
Galatasaray
Birkaç yıl önceydi, hafta sonu tatilinden istifade ile ailecek gezintiye çıkmıştık. Akşama doğru evimize dönmek üzere vapur iskelesine gelmiştik ki bir de ne görelim, ortalık ana baba gününe dönmüş!
Yüzünü gözünü boyamış bir takım delikanlılar bağırıp çağırıyor. Sanki bir grup insan yürümüyor da adeta çılgın bir sel akıyor!

İskeleye girmek için biz de herkesin yapması gerektiği gibi akbilimizi basıp geçtik. Ama bahsettiğim grup ödeme yapmadan atlayıp geçmek istedi. Her ne kadar gişe memurları ve güvenlikçiler mani olmak istediyse de laftan anlamayan vahşiler gibi itiş kakış yapmaya, hatta sağa sola saldırmaya kalkıştılar.
Yolcuların hemen hepsinin yüzünde bir endişe vardı. Anneler çocuklarının elinden sıkı sıkı tutuyordu. “Acaba şuradan sağ salim, olaysız çıkıp gidebilecek miyiz?” diye düşünmeye başladık. Sanki şehrin göbeğinde değil de bir savaş meydanındaymışız gibi tedirginlik duyuyorduk.

Neyse ki iskele görevlileri gayet sağduyulu bir şekilde davrandılar. Grubun bir an önce oradan uzaklaşmasını sağlamak için kapıları açtılar. Böylece kimsenin canı yanmadı, önemli bir hadise çıkmadı. Ama kaba kuvvetlerini ve birlik olmanın gücünü böyle kötüye kullanmış olmaları oradaki herkesi rahatsız etti.
Elbette bunu yapanlar, futbol severler içindeki küçük bir azınlıktı ama etrafa yaydıkları endişe büyüktü.
Peki, bu hareketler sporun ruhuna yakışıyor muydu?

Spor, gücün kontrollü ve kurallı bir şekilde kullanılması demek değil miydi? Bir sporseverin böyle ilkel davranışlar göstermesi doğru mu?

Bırakın sporu, bunlar delikanlılığa yakışır mı?

Peygamberimiz (sav) de Taraf Tutardı

Peygamberimizin de spor müsabakası seyrettiğini birçoğumuz bilmeyiz. Evet, ümmetine her konuda en güzel örnek olan peygamberimiz de spor müsabakası seyrederdi, taraf tutardı hatta tezahürat yapardı!
Bu başlığı okuyanlar; “O zaman futbol var mıydı ki?” diyecekler belki… Sanki spor sadece futboldan ibaretmiş gibi…

Evet, o zamanlar futbol yoktu ama başka sporlar vardı. Peygamberimiz zamanında da güreş, yüzme, ok atma, ata binme gibi sporlar vardı. Bu sporlarla uğraşanlar arasında müsabakalar da düzenlenirdi.
Yalnız o vakitler sporcular para karşılığında takımlar için mücadele etmezdi. O zamanlar daha çok ailenin ve kabilenin şerefi için yarışmalar yapılırdı.

Yine bir gün kabileler arası bir ok atış müsabakası düzenlenmişti. Peygamberimiz de ok atanları seyretmeye ve tezahürat yapmaya başladı. Fakat o asla kimseye hakaret etmezdi. Sadece sporcuları coşturmak için teşvik edici sözler söyledi.

Seleme İbnu’l-Ekva’ (r.a.) anlatıyor: “Resülullah (s.a.v.) çarşıda ok yarışı yapan Benî Eslem’den bir grupla karşılaşmıştı. Onlara:

“Ey İsmailoğulları atın, zîra atalarınız atıcı idiler. Atın, ben falan kabileyi tutuyorum” diye seslendi.
Bu söz üzerine bir grup atıştan vazgeçti. Efendimiz:
“Ne oldu, niye atmıyorsunuz?” diye sordu. Şöyle cevap verdiler:
“Nasıl atalım, siz öbür tarafı tutuyorsunuz!” Bunun üzerine:
“Atın! dedi, ben hepinizi, her iki tarafı da tutuyorum.” (Buhârî, Cihâd 78, Enbiyâ 12, Menâkıb 4.)

Takım tutmak caizdir

Bu hadisten anladığımıza göre: sporcu gurubu, sözlerle desteklemek helaldir, günah değildir.
Ama bu hususta fanatik olmamak gerekir. Bir tarafı tutmak bizi kine, kıskançlığa, aşırılığa yöneltmemelidir.
Ayrıca hiçbir insan dünya hayatındaki vazifelerini unutacak kadar bir konuya saplanıp kalmamalıdır. Alt tarafı bir top oyunu olduğunu unutup, tapınma derecesinde kafayı takmak doğru değildir.
Takımı başarılı olunca şımarıp sokaklarda taşkınlık yapmak, başarısız olunca hazmedemeyip birilerine saldırmak ancak hasta ruhlulara yakışır.
Sporseverlik insanın günlük dertlerinden sıyrılıp biraz rahatlamasını ve arkadaşlarıyla konuşup şakalaşmasını sağlayan bir eğlence olarak kalmalıdır.

Sadece Seyretmeyelim, Bizzat Yapalım!

Günümüzde kitleler spor yapmak yerine spor seyretmekle meşgul olmaktadır. Delikanlılar televizyon karşısında yiyecek atıştırarak erken yaşta şişmanlamaktadır. Halbuki sporu seyretmek değil yapmak fayda verir.

Spor yapmak insana yaşama sevinci verir. Gücünü ve motivasyonunu tazeler. Yani hayata sıkı sarılma şevki verir. Kişiyi zihni yorgunluktan uzaklaştırır, gönül rahatlığı sağlar. İnsanın bedenini kullanma kabiliyetini geliştirir. Gençlerin enerjilerini boşaltmalarına yardımcı olur.

Bir araya gelerek spor yapmak arkadaşlığı pekiştirir. İş birliği yapma yeteneğini geliştirir. Başkalarıyla geçinme becerisi kazandırır.

Babalar ve oğullar bir arada spor yaparlarsa aralarındaki ilişki daha güzel olur. Çünkü sporda hem işbirliği hem yarışma ruhu vardır. Bunlar kişiler arasındaki duygu bağlarını güçlendirir.

Emre Uyar
 

seylan_54

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
23 Ocak 2011
Mesajlar
3,957
Aldığı Beğeniler
1,393
Hak ve adalette dahi ölçüyü aşmamayı emreden bir dinin taraftarı-mensubu olan müslümanın takım tutması-taraf olması da elbette ki, caizdir. :)

Teşekkürler..
 

#SudoSu

Buda'mı Gol' Değil
 
Üyelik Tarihi
25 Ağu 2020
Mesajlar
1,579
Aldığı Beğeniler
3,492
Konum
İstanbul
Takım
Galatasaray
Yüzmek sünnettir ibaresinden Efendimizin Spor ilgisini bağdaştırmak garip gelebilir insana.. :)
Ben ezelden beri okumamış olsaydım bile bunun caizliğini bilirdim galiba.
 
Üst Alt