Yeniden Doğuş

  • 》》 Biraz mavi , biraz telaş , biraz bahar , biraz sessizlik ,biraz deniz kokusu, biraz huzur , bir parça turuncu ♧ Hoşgeldin Yaz ♧

Hekimoglu

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
17 Ağu 2005
Mesajlar
1,861
Aldığı Beğeniler
191
Konum
Amerika
Zafer Bayramı'nın 84. yıldönümü bugün bütün yurtta coşkuyla kutlanıyor. Büyük Taarruz'un önemi üzerinde duran tarihçiler, zaferin kazanılmasında gizlilik ve disiplini temel etken olarak görüyor.

Bunların, aradan geçen 84 yıla rağmen hâlâ bütün dünyaya ders verecek nitelikte olduğunu düşünüyor. Dile getirilen savaş taktiği örnekleri de ilginç ayrıntılarla dolu. Mustafa Kemal Paşa, 28 Temmuz günü bir futbol maçını bahane ederek, komutanlarını Akşehir'de toplayıp, görüşlerini almış. Harekâtın gizlenmesi ve şaşırtma amacıyla 21 Ağustos'ta Çankaya Köşkü'nde bir çay daveti verileceği ajans ve gazetelere duyurulmuş.

Büyük Zafer, milletin önderleriyle birbirine karşılıklı inanç ve güveniyle kazanıldı. Başkomutan Mustafa Kemal Paşa, taarruz için kesin kararını Haziran 1922'de verdi. Bu kararını sadece Batı Cephesi Komutanı İsmet Paşa, Genelkurmay Başkanı Fevzi Paşa ve Milli Savunma Bakanı Kazım Paşa ile paylaştı. Yılın ilk yarısından itibaren hazırlıkların sürdüğü Türk ordusunda, tümenlerdeki asker sayıları 8 bin 500'e çıkarıldı. Düşman cephesi, Atatürk'ün deyimiyle Marmara'dan Menderes'e kadar uzanırken, her iki tarafın insan ve tüfek kuvvetleri birbirine yakın olarak değerlendirildi.

Büyük Zafer'e giden yolda gizlilik ve disiplin çok önemli rol oynadı. 28 Temmuz günü bir futbol maçı bahane edilerek ordu komutanları Akşehir'e çağrıldı, burada komutanların görüşleri alındı. İsmet Paşa, 6 Ağustos günü ordularına gizli olarak taarruza hazırlık emri verdi. Gazi de Ankara'da Bakanlar Kurulu ile bu konuda görüş birliğine vardı. 13 Ağustos gününden başlamak üzere kolordu ve tümenler, yığınak yerlerine sevk edildi. Fevzi Paşa bu sırada cepheye gitti. Birlikler, gündüz gizlenip geceleri yol aldılar. Cepheye 50'si ağır, 200den fazla top yerleştirildi. Mustafa Kemal Paşa, 17 Ağustos günü birkaç kişi hariç kimseye haber vermeden Ankara'dan ayrıldı. Otomobille Konya'ya, buradan 20 Ağustos'ta Akşehir'e geçti. Harekatın kamuoyundan gizlenmesi amacıyla 21 Ağustos günü Çankaya Köşkü'nde bir çay davetinin verileceği, ajans ve gazetelere duyuruldu. Tarih 25 Ağustos 1922'yi gösterirken, artık her şey hazırdı. Başkomutan, 26 Ağustos sabaha karşı Fevzi ve İsmet paşalarla birlikte muharebeyi idare etmek üzere Kocatepe'deki yerini aldı. Mustafa Kemal, hazırlıkları, ''Taarruzumuz, strateji ve aynı zamanda bir taktik baskın şeklinde yürütülecekti. Bunun gerçekleştirilebilmesi için de kuvvetlerin yığınak ve hazırlıklarının gizli kalmasına önem vermek gerekiyordu.'' şeklinde ifade ediyordu.

Zafere 5 günde ulaşıldı

Türk milletini zafere taşıyacak Büyük Taarruz, 26 Ağustos sabaha karşı saat 04.30'da Kocatepe'den başladı. Çoğunlukla süngü hücumları ve insanüstü çabalarla gerçekleşen taarruz ile iki gün içinde düşmanın Karahisarın güneyinde 50 ve doğusunda 20-30 kilometre uzunluğundaki cepheleri düşürüldü. Düşman ordusunun bütün kuvvetleri, Aslıhanlar yöresinde kuşatıldı. Askerî tarihe ''Başkomutanlık Meydan Muharebesi'' olarak geçen ve Gazi'nin Dumlupınar'da ateş hatları arasından bizzat idare ettiği savaşta, ana kuvvetler yok edildi, düşman ordularının başkomutanı Trikopis dahil askerleri esir alındı. Türk ordusu, tasarlanan kesin sonuca 5 gün içinde ulaştı. 31 Ağustos günü muharebe meydanını gezen Başkomutan, ordunun zaferinin büyüklüğünden, buna karşılık düşman ordusunun uğradığı felaketin dehşetinden çok duygulandı. Mustafa Kemal, o günü, ''Sırtların gerisindeki bütün vadiler, bütün dereler, korunan ve örtülü yerler, bırakılmış toplar, otomobiller, sonsuz araç ve gereç ile bu yıkıntılar arasında yığınlar oluşturan ölülerle, toplanıp karargahımıza yollanan esir kafileleri ile gerçekten bir mahşer yerini andırıyordu.'' diye anlatmıştı.

Dokuz Eylül Üniversitesi Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Enstitüsü Müdür Yardımcısı Yard. Doç. Dr. Kemal Arı, Büyük Zafer'i değerlendirirken, ''Bu bir ölüm-kalım savaşıydı ve her şeyden önce Garp Cephesi Kurmay Başkanı General Asım Gündüz'ün dediği gibi yeni bir Ergenekon'du. Çünkü bu savaşın kaybedilmesi demek, Türk ulusal varlığının tarih sahnesinden silinmesi demekti.'' ifadelerini kullanıyor. Türk ordusu ve ulusunun, Mustafa Kemal Atatürk'ün etrafında kenetlendiğini belirten Yard. Doç. Dr. Arı, şunları söylüyor: ''Bu büyük muharebe, sadece Türk ulusunun tarihi için değil bütün ulusların tarihi için önemlidir.''AA


Liderlerin 30 Ağustos mesajları

Necdet Sezer - Sağduyuyu elden bırakmayalım

Türkiye'nin çağdaş dünyadaki konumunun güçlenmesi ve saygınlığının artması için Anayasa'da belirlenen temel yapısının korunarak sağduyulu yaklaşımlar sergilenmeli.

Bülent Arınç - Milli birliğimizi bozdurmayız

Türk milleti sayısız fedakarlıkla, Kurtuluş Savaşı ile cephelerde kazandığı bağımsızlığını, milli birlik ve beraberlik anlayışıyla her zaman koruyacak güçtedir.

Tayyip Erdoğan - Zafer, yolumuzu aydınlatıyor

Milletimizin ortaya koyduğu yüksek ruh daima canlı kalacak, yolumuzu aydınlatmaya devam edecektir. Zaferin verdiği güçle demokratik, laik Cumhuriyetimizi koruyacağız.

Yaşar Büyükanıt - Ülkemizi hiç kimse bölemez

Ülkeyi çağdışı bir karanlığa çekmek isteyenler, kardeşi kardeşe kırdırarak ülkeyi bölmeye çalışanlar ve bunları destekleyenler yarattıkları hayal âleminde boğulacaktır.
 
Üst Alt