Kur'ân'da orucun farz kılındığını anlatan âyet aynı zamanda orucun farz kılınmasındaki hikmeti çok veciz bir şekilde ifade etmektir. Buna göre oruç, takva makamına erişmeyi sağlamak, yaşamak ve hızlandırmak için farz kılınmıştır. Orucun hikmetine dair yorum yapan İbn Arabi, Gazali, İzzüddin b. Abdisselam vb. alimler bu takvanın nasıl elde edileceğinin yollarını göstermeye çalışmışlardır. Buna göre genel olarak oruç;
-Derecelerin yükselmesi, hataların örtülmesi ve günahlara kefaret, şehvetlerin kırılması, sadakaların çoğaltılması, tâatların artırılması, isyan ve ilahi emirlere muhalefeti çağrıştıran şeylerden sakınmaktır.
Bunun yanında orucun şu hikmetlerine de dikkat çekilmiştir:
-Ruh ve beden sağlığı: Oruç ruhun doyurulmasıdır. İnsanın aslı toprak olduğundan onda toprak unsuru ve ruh unsuru vardır. Toprak unsuru onu alçak durumlara çekmeye çalışırken, ruh unsuru onu yüce seviyelere çıkarmak ister. İşte oruç insanın balçık unsuruna galip gelip ruhun istekleri istikametinde yükselme çabasına en iyi şekilde yardımcı olacak ibadettir.
-İrade eğitimi: Bu, oruçlunun sabra alışmasıyla ortaya çıkar. Hadiste "Orucun sabrın yarısı" olarak ifade edilmesi de bu eğitimin başarıya eriştiğini göstermek içindir.
Oruçluya sataşma yasağı getirilmesi, sataşana "ben oruçluyum" şeklinde mukabele etmesinin istenmesi ve çirkin davranışlardan sakınmasının tavsiye edilmesi de irade eğitiminin bir parçasıdır.
-Nefis terbiyesi ve şehvetleri frenleme: Bu, en güzel ifadesini "Oruç kalkandır" hadisinde bulmuştur. Aksi halde oruç hedefine ulaşmaz, boşuna aç, susuz kalma eylemi olur.
Esasen Ramazan ayında cennet kapılarının açılması ve şeytanların bağlanması da bu kapsamda değerlendirilebilir. Yani oruç tutan, kendisine cennet kapılarını açacak ibadet ve davranışları artırmış, cehennem kapılarını açacak olanları azaltmış, yok etmiş ve isteklerine uymayarak şeytanını bağlamayı hedef edinmiş demektir. Oruçta niyetin farz olması da orucun bir farkındalık ve bilinç hali olduğunu gösterir.
Aynı zamanda oruç sosyal yönü itibariyle, nimetlerin kıymetini bilmeyi, oruçlu olunduğu sürece zengin fakir arasında eşitlik hissi yaşamayı sağlar. Fakirlere yardım, onların halini düşünme fırsatı vermesi de onun ayrı bir hikmeti ve güzelliğidir.